Anadolu Sağlık Merkezi Kemik İliği (Kök Hücre) Nakil Merkezi Kemik İliği Polikliniği, Kemik İliği Yatan Hasta Bölümü , HLA Tiplendirme Laboratuarı, Hemaferez Laboratuvarı, Kryoprezervasyon ve Kök Hücre İşleme Laboratuvarı ünitelerinden oluşmaktadır. Kanserin tanı ve izlemi moleküler düzeyde yapılmaktadır. Akım Sitometri ve PCR ile kanser moleküler düzeyde tanınmakta ve tedavinin etkinliği izlenmektedir. Hastaların moleküler risk profili çalışılmakta ve hastaya yönelik tedavi kararı verilmektedir.
Kemik İliği (Kök Hücre) Yatan Hasta Bölümü iki katta yerleşik 22 yataktan oluşmaktadır. Öncelikle her hasta odasının girişinde, odayla koridor arasında özel bir bölüm bulunmaktadır. Hekim, hemşire ve hasta yakınları önce bu özel bölmeye girmekte ve bu bölümde, dışarıdan taşıyabilecekleri enfeksiyonlardan arınmaları sağlanmaktadır. Böylelikle hastaya bulaşabilecek enfeksiyon riski önemli derecede azaltılmaktadır.
Odalar hepafiltreli, geniş, hastaların psikolojik ve zihinsel rahatlığını sağlayacak şekilde dizayn edilmiştir. Servislerin de hepafiltreli olması hastaya odasının dışına çıkıp serviste dolaşma olanağı sağlamaktadır. Hasta odalarında hastalar için özel olarak dizayn edilmiş ortopedik yataklar kullanılmaktadır. Odalarda müzik sistemi, kablolu televizyon, wireless internet bulunmaktadır.
Kemik iliği nakli yapılan hastalar için hastanenin ayrı bir girişi bulunmaktadır. Nakil adayı hastalardan ilk başvurularında tüm tedavi kayıtlarını, laboratuar incelemelerini, görüntüleme inceleme raporlarını, patoloji raporlarını getirmeleri istenmekte ve ayrıntılı öyküleri alınarak, fizik muayeneleri yapılmaktadır. Kemik iliği nakli tedavisinin hastaya sağlayacağı fayda değerlendirilerek nakil kararı verilmektedir.
Nakil adayı hastalarda aranılan nakil uygunluk kriterleri için tıklayınız.
Akut Myeloblastik Lösemi
Akut Lenfoblastik Lösemi
Non-Hodgkin Lenfoma
Hodgkin Lenfoma
Multiple Myeloma
Myelodisplastik Sendrom
Kronik Myelositik Lösemi
Kronik Lenfositik Lösemi
Aplastik Anemi
Paraksismal Noktural Hemoglabinüri
Primer Amiloidozis
Solid Kanserler: Testis kanseri, over kanseri
Kalıtsal Hastalıklar: Hemoglabinopatiler
Kemik iliği nakli kararından, hastanın transplant öncesi değerlendirilmesini, servise yatışı ve taburcu edilme sonrası uzun süreli izlemini kapsamaktadır. Nakil işlemi öncesi transplant koordinatörü aşağıda belirtilen basamakları ayrıntılı olarak anlatır, soruları yanıtlar ve kemik iliği nakli polikliniğinde ilk değerlendirme randevusunu düzenler. Hasta transplant hekimince işlemle ilgili komplikasyonlar, başarı oranı ve uzun süreli neticeleri konusunda bilgilendirilir. Poliklinik değerlendirmesi sonucunda transplant kararı verilir ve hastanın da kararı transplant yönünde olursa transplant kabul formu imzalatılarak, süreç transplant hazırlık tetkikleri ile başlatılır.
İlk değerlendirme
Kemik iliği nakli polikliniğinde transplant hekim görüşmesi ile başlar. Bu görüşmede ;
Hekim, hastanın tüm tıbbi bilgilerini ve tedavilerini gözden geçirir. Hasta ile tedavi seçeneklerini konuşur ve hastaya önerdiği tedavi planı hakkında bilgi verir.
Transplant koordinatörü hemşiresi, hastaya kemik iliği nakli departmanını tanıması için tanıtım turu gerçekleştirir.
Hasta transplant koordinatörü hemşiresi tarafından sevk işlemleri ya da sigorta işlemleriyle ilgili yetkili servise yönlendirilir. Hasta transplant (nakil) olmaya karar verdiğinde, hastaya transplant kabul formu imzalatılarak aşağıdaki basamaklar sırası ile işler;
1. İleriye dönük planlama
Hastadan sorumlu kişi seçimi: Hastaya her konuda yardımcı olacak; sağlığını izleyecek, fiziksel desteği sağlayacak, ilaçları temin edecek ve verecek, hastane ile ilgili işlemleri yürütecek, hekimlerle ve hemşirelerle teması sağlayacak duygusal ve psikolojik destek verecek ailesinden ya da yakın arkadaşlarından biri seçilir. Bu kişi sorumlulukları konusunda transplant koordinatörü hemşiresi tarafından eğitilir.
İstanbul ya da Kocaeli'nde yaşamak: Hastanın transplant sonrası 1-4 ay süre ile hastaneye yakın bir yerde yaşaması gerektiği açıklanır ve transplant ekibi ile bunun nasıl olacağı planlanır.
Finansal hazırlık: Transplant öncesi ve transplant süresince finansmanın nasıl olacağı planlanır.
2. Transplanta hazırlık
Donörün belirlenmesi
Allojeneik nakil: Eğer allojeneik transplant yapılacaksa, öncelikli olarak yapılması gereken HLA uyumlu bir kardeş yada akraba bulunmasıdır.
Otolog nakil: Otolog transplantta donörün kendisi hastadır. Transplant ekibince, hastalığın durumuna ve tanıya göre nasıl bir kemik iliği mobilizasyonu yapılacağı belirlenecek; zamanı ve şekli planlanacaktır.
Donörün Anadolu Sağlık Merkezin'de incelenmesi: Donör (hasta, kardeşi vs. ) öncelikle hastanede incelenir.
İlk vizit: Transplant polikliniğinde hekim ve hemşire donörü değerlendirir, geçmiş öyküsünü alır, muayenesini yapar, kan tetkikleri yapılır ve transplant kliniği tanıtılır.
Donör ve hasta yakınları ile konferans: Hekim ve hemşire ertesi gün randevu verilerek hasta ve ailesi yada yakın arkadaşlarına transplant sürecini anlatacak, transplantın yarar ve zararları konusunda bilgilendirecek, sorularını yanıtlayacaklardır.
İnceleme: Ayaktan 1-2 hafta tetkikleri yapılacak, gerekirse kemik iliği aspirasyon, akciğer grafisi, EKG gibi incelemeler yapılarak sağlık durumu değerlendirilecektir.
İncelemelerin gözden geçirilmesi toplantısı: Hekim, hasta ile muayene ve inceleme neticelerini paylaşacak, sorulara yanıt verecek ve durumunu açıklayacaktır.
Eğitim: Hasta ve sorumlusu, transplant süreci konusunda eğitilecek, hastanede kaldığı süre boyunca işleyiş ve taburcu olduktan sonraki durum konusunda aydınlatılacaklardır.
Donör: Eğer donör akraba ise hasta ile birlikte donörle de konuşulacak ve sorularına yanıt verilecektir. Donörden kemik iliği toplanacaksa belirlenen rejimle kemik iliği toplanarak dondurulacaktır. Otolog transplant yapılacaksa, belirlenen kemik iliği mobilizasyon rejimi uygulanarak kemik iliği, toplanarak dondurulacaktır. Kemik iliğinin mobilizasyon işlemi kullanılan rejime göre 7 gün ile 20 gün arasında değişir.
3. Hazırlama rejimi
Hastaya, hastalığı için hekimce tanımlanmış olan kemoterapi ve/veya radyoterapiden oluşan kemik iliğindeki tüm hücreleri (myeloablatif) ya da bir kısmını ortadan kaldıracak (reduced intensity veya nonmyeloablatif denen) tedavi rejimi, hastaneye yatırılarak verilir. Tedavi rejimi süresi ve içeriği her hastalık için farklı olup genellikle 2-8 gün sürer. Bu tedavi rejimi bağışıklık sistemini zayıflatacak ve enfeksiyonlara hassas hale getirecektir. Aynı zamanda bu tedavi; bulantı, kusma, yutma güçlüğü, karın ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık gibi yakınmalara yol açacaktır. Bu konuda koruyucu önlemler alınarak tedavileri yapılacaktır.
4. Kemik iliği nakli
Hazırlama rejimi tamamlandıktan 1 ya da 2 gün sonra, kemik iliği damardan kan verir gibi infüze edilir.
Donörün ister otolog ister allojeneik olsun kemik iliği dondurulmuşsa, dondurulan kemik iliği gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra hasta başında çözülerek intravenöz olarak santral kataterden verilir.
Eğer donör allojeneik ise ve kemik iliği dondurulmamışsa 2 türlü kemik iliği elde edilir:
Donöre transplant öncesi kemik iliği mobilizasyonu başlanır ve kemik iliği transplant günü toplanarak dondurulmadan hastaya intravenöz verilir.
Transplant günü donörün kemik iliği ameliyathanede toplanır ve hastaya aynı gün infüze edilir. Bu daha çok aplastik anemili ve kronik myelositik lösemili hasta donörlerinde yapılmaktadır.
5. Engraftmıntı beklemek
Engraftmınt; infüze edilen kemik iliğinin kemik iliğine yerleşerek kan elemanlarını yapmaya başlaması demektir. Bu yaklaşık 10- 28 gün sürmektedir. Bu süre içinde enfeksiyon ve kanama en önemli sorun olmaktadır. Nötrofil engraftmıntı ardışık 2 gün nötrofil sayısının 500'ün üzerine çıkması, trombosit engraftmıntıda transfüzyonsuz trombositlerin ardışık olarak 2 kez 20 binin üzerine çıkmasıdır. Nötrofil engraftmınt süresi G-CSF denen büyüme faktörleri kullanılarak 2-3 gün kısaltılmaktadır. Bu süre hastanede geçirilir. Engraftmıntla birlikte enfeksiyon, intravenöz ilaç alma, ağızdan yeterli beslenme gibi durumlar değerlendirilerek hastaneden taburcu olma durumu ve zamanı belirlenir.
6. Engraftmınt sonrası iyileşme
Engraftmınt sonrası ilk iyileşme yaklaşık 3 ay alır. Bu süre hastane yakınında ya da İstanbul veya Kocaeli'nde geçirilir. Bu süre içinde haftalık ya da gerektiğinde daha kısa aralıklarla kan testlerine bakılarak durum izlenir. Bu dönemde hastadan sorumlu olan kişi hastaya yardımcı olmalıdır. Hasta ve sorumlusu bu konuda eğitilir. Bu süre içerisinde herhangi bir soru yada sorun olduğunda hekim ve hemşireye telefonla her zaman ulaşılabilir. Hasta iyileştikçe kontrol aralıkları artırılır.
7. İyileşme sonrası uzun süreli izlem
Engraftmınt sonrası iyileşme süreci tamamlandıktan sonra uzun süreli transplant izlemi konusunda hasta ve sorumlusu bilgilendirilir. Hastanın ayrıntılı değerlendirmesi yapılır ve gittiği yerde izleyecek hekime verilmek üzere rapor hazırlanır. Hasta ile hekimi ve hemşiresinin katıldığı ayrılış görüşme randevusu verilerek, hastaya ve sorumlusuna yapacakları, hangi durumlarında bize ulaşmaları gerektiği, izlenecek parametreler, yaşam şekli, diyet ve egzersizler konusunda bilgi verilir. Uzun süreli izlem sırasında hastayı refere eden hekim izlemini yapar, ancak hasta genellikle 3 ay sonra ilk değerlendirme için çağrılır. Hastanın aldığı ilaçlara, bağışıklık sisteminin iyileşmesine, graft versus host hastalığına, gelişen diğer komplikasyonlara göre her hasta için uzun süreli izlem planı hazırlanır. Ayrıca hastalar 12.'inci ve 24'üncü ayda aşılama programı için çağrılır.
Bu kurallar size ve ailenize rehber olması için hazırlanmıştır
İlaçlar hekiminizin önerdiği şekilde kullanılmalı.
Kontrollere düzenli gelinmeli. Kontrole aç karınına ve ilaçlar içilmeden gelinmeli.
Tedavide alınan kemoterapi nedeniyle bir yıl boyunca vücut savunma sistemi az çalışacaktır. Bu nedenle bir yıl temizlik, beslenme, maske kullanımı, misafir kabulü, tokalaşma ve cinsel ilişki gibi kurallara dikkat edilmeli.
Günlük yaşantıda dikkat edilmesi gereken noktalar;
Nakilden sonra ev ortamı çok temiz olmalı özellikle hastanın kalacağı ayrı bir oda sağlanmalıdır. Odada, toz toplayıcı özelliği olan kalın halı ve kadife perde gibi eşyalar bulundurulmamalıdır. Odanın temizliği ve havalandırılması hasta odada iken yapılmamalıdır.Ev kaloriferli değil ise sobanın yakılması, külünün dökülmesi gibi işlemler hasta odada yokken yapılmalıdır. Odanın ısısı dikkatlice ayarlanmalıdır.
Hastanın odası her türlü inşaat alanından uzak tutulmalıdır.
Enfeksiyon riski nedeniyle evde bulunan kedi, köpek, akvaryum, kuş, canlı çiçek bir yıl boyunca evden uzak tutulmalıdır.
Evin , hastanın odasının dışında kalan kısımlarının temizliğine de dikkat edilmelidir.
El temizliğine özen gösterilmeli, haftada en az iki kez banyo yapılmalı, banyo havlusunu hasta dışında başka birisi kullanmamalıdır. Havlu kullanıldıktan sonra yıkanıp ütülenmelidir. Banyo sırasında küvet kullanılmamalı ve nemlendirici özelliği olan sabunlar tercih edilmelidir.
El ve yüz temizliğinde kâğıt havlu kullanılmalıdır.
Eve misafir ilk yüz günde kabul edilmemeli, sonraki dönemlerde de mümkün olduğunca kabul edilmemeli. Öpüşme, tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçınılmalıdır.
Hastanın kullandığı nevresim takımı haftada en az iki kere yıkanmalı, yatağı havalandırılmalıdır.
Tüy ve yün yastık kullanılmamalıdır.
Yeni alınan giysiler yıkandıktan sonra giyilmelidir. Özellikle kadife ve pelüş türü kıyafetler giyilmemeli.
Hasta seyahat sırasında ve dışarı ortamlarda çift maske kullanmalıdır.
Hasta bir yıl boyunca deniz, havuz ve saunaya girmemelidir.
Bir yıl boyunca güneş, direkt vücuda temas etmemelidir. Yürüyüşler öğlen sonu yapılmalıdır.
Kadınlar bir yıl epilasyon yapmamalıdır. Hekim tarafından uygun görüldüğü takdirde tüy dökücü kremler kullanılmalıdır.
Saç kesimi sırasında temizlik ve hijyen kurallarına uyulmalıdır.
Dişler yumuşak fırça ile günde 3 kez fırçalanmalı, kanatmamaya dikkat edilmelidir.
Deodorant, parfüm, makyaj ve saç boyama malzemeleri bir yıl kullanılmamalıdır.
Sigara, içki gibi alışkanlıklardan uzak durulmalı. Dumanlı, tozlu, kirli ortamlarda bulunulmamalıdır.
Grip, nezle gibi enfeksiyon geçiren kişilerden uzak durulmalıdır.
Vücutta oluşabilecek kanama, morarma, şişlik gibi herhangi anormal durumda derhal hekime başvurulmalıdır.
Hava sıcaklığına uygun giyinilmeli, hastalanmamaya dikkat edilmelidir.
Nakil sonrası kadınlarda, adet düzensizlikleri gözlenmektedir. Hekimin önerisi ile kadın doğum bölümüne destek tedavi için başvurulmalıdır.
Tedavi sonucunda nakilden sonra ilk üç ayda susama, acıkma, tat alma hissi ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle hastalar bir yıl boyunca, günde üç litre sıvı almak zorundadır. Aksi halde ciddi elektrolit bozukluğu ve dolayısıyla hastalık oluşabilmektedir. Sıvı ihtiyacını gidermek için suyun yanında süt, ayran, komposto, çay, çorba da alınabilir. Acıkma hissinin oluşması için tatsız sakız, tat alma hissinin oluşması için şeker emilebilir. Bulantı var ise yemeklerden yarım saat önce evde hazırlanan limonata içilebilir.
Bir yıl boyunca herhangi bir yerden elde edilen kaynak suları içilmemeli, hazır su kullanılmalıdır.
İçeceğiniz süt veya yiyeceğiniz peynir pastörize olmalıdır.
Dışarıdan alacağınız süt 15 dakika çok iyi kaynatılmalıdır.
Hazır tek kullanımlık pastorize ya da evde hazırlanan yoğurtlar yenilmelidir.
Meyve sebzeler çok iyi yıkandıktan sonra yarım saat sirkeli suda bekletilmeli ve meyvelerin kabukları soyulmalıdır.
Mevsimlik meyve ve sebze yenilmeli, hormonlu, boyalı ve katkı maddeli yiyecekler yenmemeli ve içilmemelidir.
Yiyecekler çok iyi pişirilmelidir.
Salam, sosis, pastırma, sucuk, baharatlar, çiğ soğan, çiğ sarımsak, salça, hayvansal yağlar, sakatatlar, gaz yapıcı özellikleri olan kuru baklagiller, çiğ köfte, turşular, kremalar, döner, lahmacun, pide ve dışarıda yapılan tüm yiyeceklerin yenmesi ve içilmesi kesinlikle yasaktır.
Et ve yumurta iyi pişirilmeli ve yumurtanın çatlak olmamasına dikkat edilmelidir.
Ceviz, fındık, fıstık gibi kuruyemişler dişlerle kırılmamalı, kıracak kullanılarak yenmelidir.
Yerde yetişmesi sebebiyle özellikle çilek yenmemelidir.
Derin dondurucuda saklanan yiyecekler, bayat yemekler, konserveler, yenilmemelidir. Yemekler 24 saat içinde tüketilmelidir.
Tüm yiyecekler ağzı kapalı kaplarda saklanmalıdır.
Kemik iliği, kemiğin içinde bulunan yumuşak, sünger benzeri maddedir. İçerisinde hematopoetik ya da kan yapıcı kök hücreler olarak tanımlanan hücreler yer alır.
Hematopoetik kök hücreler daha fazla kan yapıcı kök hücre oluşturmak için bölünürler, ya da gelişerek “kırmızı kan hücreleri-alyuvarlar”, “beyaz kan hücreleri-akyuvarlar” ve “trombositler”i üreterek kan dolaşımına verilir.Hemapoetik kök hücrelerin çoğu kemik iliğinde bulunur ancak göbek kordonunda bulunan kanda da hemapoetik kök hücreler bulunur.
Bu kaynaklardan herhangi birisinden olan hücreler nakillerde kullanılabilir.
Kemik iliği nakli ve Periferik kan kök hücresi nakli yüksek doz kemoterapi ve/veya radyasyon terapisi ile zarar görmüş kök hücrelerinin iyileştirilmesidir.
Üç tip nakil vardır;
Otolog nakil: Hastanın kendi kök hücreleri alınarak yapılan nakil.
Sinjeneik nakil: Hastanın tek yumurta ikizlerinden kök hücreleri alınarak yapılan nakil.
Allojeneik nakil: Hastanın kendi kardeşleri ya da ebeveynlerinden kök hücrelerinin alınarak yapılan nakil. Hastayla ilişkili olmayan bir kişi (ilişkisiz donör) de kullanılabilir.
Hastanın kendisinden nakil yapılacağı zaman öncelikle hastalığının iyileştirilmesi gerekir. Bu amaçla hasta, hekimlerin belirleyeceği uygun tedavi yöntemiyle iyileştirilir. Bundan sonraki aşamada bazı ilaçlar verilerek kök hücre toplanır ve dondurulur. Bu tip hastalarda mutlaka ilaç dozlarını artırmak gerekir. Sağlıklı kök hücre alındıktan sonra hastaya, ortalama bir hafta yüksek doz ilaç tedavisi verilir. Yüksek doz ilaç tedavisinin ardından saklanan sağlıklı kök hücre hastaya geri verilir. Böylece tedavi sırasında zedelenen kemik iliğinin kendini onarması sağlanır.
Hastanın kendisinden kök hücre alındığında, hastalıklı hücrelerin de bunların arasına karışma riski vardır. Dolayısıyla dondurulan kök hücre hastaya geri verildiğinde araya karışabilecek hastalıklı hücreler, hastalığın yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.
Kardeşten ya da akraba dışından yapılan nakilde tamamen sağlıklı kök hücreler alındığından otolog nakilde görülen riskler yoktur. Allojenik nakilde sağlıklı kişinin bağışıklık sisteminin de nakledilmesi avantaj sağlamaktadır.
Başka birinden yapılan nakilde, bağışıklık sistemleri birbirine uyum sağlayamayabilir. Dolayısıyla donörün gelişen bağışıklık sistemi kök hücreyi alan kişinin organlarına tepki verebilir. Karaciğerinde, cildinde, kemik iliğinde ve barsaklarında tahribat yaratabilir. Buna "Graft Versus Host " denmektedir. Bu durumda hasta tedavi edilir, fakat organ harabiyeti ortaya çıktığı için bu kez organ yetmezliği oluşabilmektedir. Kişinin kendinden yapılan nakilde ise bu risk bulunmamaktadır.
Potansiyel yan etkileri en aza indirmek için doktorlar sıklıkla hastanın kendi kök hücresine mümkün olduğunca yakın olan nakil kök hücrelerini kullanırlar. İnsanların, hücrelerinin yüzeyinde lökosit-ilişkili (HLA) antijenler adı verilen farklı protein dizileri vardır. HLA tipi adı verilen protein dizileri özel bir kan testi ile tanımlanır.
Çoğu durumda, allojeneik naklin başarısı donörün kök hücrelerinin HLA antijenlerinin alıcının kök hücrelerininkilerle ne kadar iyi uyuştuğuna dayanır. Uyuşan HLA antijenlerinin sayısı arttıkça, hastanın vücudunun donörün kök hücrelerini kabul etme şansı da artar. Genel olarak, eğer donörün ve hastanın kök hücreleri yakın bir şekilde uyuşurlarsa hastalarda graft-versus-host hastalığı (GVHD) olarak bilinen komplikasyonun gelişme ihtimali azalır.
Yakın akrabaların, özellikle kardeşlerin HLA uyumlu olmaları akraba olmayan kişilere göre daha mümkündür. Ancak hastaların yalnızca yüzde 25 ila 35'inin HLA uyumlu bir kardeşi vardır. Akraba olmayan bir donörden HLA uyumlu kök hücre elde etme şansı biraz daha yüksektir; yaklaşık yüzde 50. Donör ve alıcı aynı etnik ve ırksal kökenden olduklarında akraba olmayan donörler arasında HLA uyumu büyük ölçüde iyileşir. Genelde donörlerin sayısı artsa da, belirli etnik ve ırksal gruplardan bireylerin hala uygun donör bulmak için daha düşük şansı vardır. Uygun bir akraba olmayan donör bulmak için geniş gönüllü donör kayıtları yardımcı olabilir.
Tek yumurta ikizleri aynı genlere sahip olduklarından, aynı HLA antijeni dizileri vardır. Sonuç olarak, hastanın vücudu tek yumurta ikizinden bir nakli kabul edecektir. Ancak, tek yumurta ikizleri tüm doğumlar arasında ufak miktardadır, dolayısıyla sinjeneik nakil nadirdir.
Kemik iliği naklinde kullanılan kök hücreler kemiğin ilik adı verilen sıvı merkezinden gelir. Genel olarak, "hasat" adı verilen kemik iliği elde etme prosedürü Kemik iliği nakli'nin tüm üç tipinde benzerdir (otolog, sinjeneik, allojeneik). Donöre, prosedür esnasında ya kişiyi uykuya sokan genel anestezi, ya da bel altında his kaybına yol açan lokal anestezi verilir. Kemikten iliği çekmek için iğneler pelvik (kalça) kemiği üzerinde kemik iliğine doğru sokulur. İlik hasadı yaklaşık bir saat sürer.
Hasat edilen kemik iliği kan ve kemik parçalarının temizlenmesi için işlemden geçirilir. Hasat edilen kemik iliğine bir koruyucu eklenilebilir ve ihtiyaç olana kadar kök hücrelerinin canlı kalması için dondurulur. Bu teknik kriyoprezervasyon olarak bilinir. Kök hücreler uzun yıllar boyunca kriyoprezervasyon ile saklanabilir.
Periferik kan kök hücresi naklinde kullanılan kök hücreler kan dolaşımından gelir. Nakil için PBSC'lerin elde edilmesinde aferez veya lökaferez adı verilen bir işlem kullanılır. Aferezden 4 ya da 5 gün önce donöre kan dolaşımına salınan kök hücrelerin sayısının artırılması için bir ilaç verilebilir. Aferezde kan koldaki geniş bir damardan ya da bir merkezi venöz kateter'den (boyun, göğüs ya da kasık bölgesindeki geniş damara yerleştirilen esnek bir tüp) alınır. Kan kök hücreleri alan bir makineden geçer. Kan daha sonra donöre döner ve toplanan hücreler saklanır. Aferez tipik olarak 4 ila 6 saat sürer. Kök hücreler sonra alıcıya verilene kadar dondurulur.
Ufak bir miktar ilik alındığından, bağış yapmak genellikle donöre herhangi bir belirgin sorun oluşturmaz. Bağışla ilişkili çoğu ciddi risk prosedür esnasında anestezinin kullanımı ile ilgilidir.
Kemik iliğinin alındığı bölge bir kaç gün boyunca şiş ve sert olabilir ve donör kendisini yorgun hissedebilir. Birkaç hafta içerisinde, donörün vücudu bağışlanan iliğin yerini doldurur; ancak donörün düzelmesi için gereken zaman değişir. Bazı kişiler normal rutin yaşamlarına 2 ya da 3 günde dönerken başkaları için güçlerini tekrar kazanmaları 3 ila 4 hafta olabilir.
Aferez genellikle minimum rahatsızlığa neden olur. Aferez esnasında kişi baygınlık, ürperme, dudaklarda uyuşma ve ellerde kramp hissedebilir. Kemik iliği bağışının aksine, Periferik kan kök hücresi bağışı anestezi gerektirmez. Kök hücrelerin ilikten kan dolaşımına salınımını canlandırmak için verilen ilaç kemik ve kas ağrılarına, baş ağrılarına, yorgunluğa, mide bulantısına, kusmaya ve/veya uyku zorluklarına yol açabilir. Yan etkiler genellikler ilacın son dozunun alınmasından sonraki 2 ila 3 gün içerisinde sona erer.
Kan dolaşımına girdikten sonra, kök hücreler beyaz kan hücrelerini, kırmızı kan hücrelerini ve trombositleri üretmeye başlayacakları kemik iliğine dolaşıma girerek yerleşir ve bu hücrelerin kan üretmesi genellikle nakilden sonra 2 ila 4 hafta içerisinde meydana gelir. Hekimler bunu kan sayımlarıyla sık sık kontrol ederek izler. Bağışıklık fonksiyonunun tam olarak iyileşmesi çok daha fazla zaman alır, ancak otolog nakil alıcıları için birkaç aya kadar ve allojeneik ve sinjeneik nakiller alan hastalar için 1 ila 2 yıla kadar sürebilir.
Her iki tedavinin de asıl riski enfeksiyona karşı artan hassasiyet ve yüksek dozda kanser tedavisi nedeniyle kanamadır. Doktorlar enfeksiyonu önlemek ya da tedavi etmek için hastaya antibiyotik verebilirler. Ayrıca hastaya kanamanın önlenmesi için trombosit ve anemiyi tedavi etmek için kırmızı kan hücresi nakilleri yapabilirler. Kemik iliği nakli ve periferik kan kök hücresi nakli geçiren hastalar mide bulantısı, kusma, yorgunluk, iştah kaybı, ağızda yaralar , saç dökülmesi ve cilt reaksiyonları gibi kısa süreli yan etkiler yaşayabilirler.
Potansiyel uzun süreli yan etkiler nakil öncesi kemoterapi ve radyasyon terapisinin kısırlık (çocuk sahibi olamama); katarakt (görme kaybına neden olan, gözdeki lensin puslanması); ikincil kanserler ve karacier, böbrekler, akciğerler ve/veya kalpte hasar gibi komplikasyonlarını içerir.Komplikasyonların olasılığı ve ciddiyeti hastanın tedavisine özeldir ve hastanın doktoru ile ele alınmalıdır.
"Mini-nakil" (miyeloablatif olmayan ya da azaltılmış yoğunluklu nakil olarak da adlandırılır) allojeneik naklin bir çeşididir. Bu yaklaşım, kanserin, lösemi, lemfoma, multipl miyelom, ve diğer kan kanserleri gibi çeşitli tiplerinin tedavisi için klinik testlerde araştırılmaktadır.
Mini-nakil, hastayı allojeneik nakile hazırlamak için daha düşük, daha az yoğun kemoterapi ve/veya radyasyon dozları kullanır. Daha düşük dozda antikanser ilaçlarının ve radyasyonun kullanılması hastanın kemik iliğinin bir miktarını saf dışı bırakır ancak hepsine zarar vermez. Ayrıca kanser hücrelerinin sayısını da azaltır ve naklin reddinin önlenmesi için hastanın bağışıklık sistemini baskılar.
Geleneksel kemik iliği nakli veya periferik kan kök hücresi naklinin aksine, hem donörün hem de hastanın hücreleri mini-nakilden sonra bir süre için hastanın vücudunda bulunur. Donörün hücreleri kemik iliğinin kan üretmeye başladığında, graft-versus-tümör (GVT) ve antikanser ilaçları ve/veya radyasyonla yok edilememiş olan kanser hücrelerini yok ederler. GVT etkisini artırmak için hastaya donörün beyaz kan hücreleri enjekte edilebilir. Bu prosedüre "donör lenfosit infüzyonu" adı verilir.