cover image

Ağız içindeki stres, dişleri aşındırıyor

Stresin birçok hastalığın ortaya çıkmasında tetikleyici faktör olduğu bilinse de ağız içine olan etkisinden pek söz edilmiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, ağız içindeki stresin diş hasarından çene eklemi sorunlarına kadar birçok riski de beraberinde getirdiğini söylüyor. 

Ağız içindeki stres, dişleri aşındırıyor
Modern yaşamın getirdiği hız ve telaş her geçen gün daha gergin ve daha stresli olmamıza neden oluyor. Artık stresin birçok hastalığın ortaya çıkmasında tetikleyici faktör olduğu bilinse de ağız içine olan etkisinden pek söz edilmiyor. Başka şikayetlerle diş hekimine başvurulduğunda dişlerde sıkmaya bağlı hasar oluştuğu görülebiliyor. Bu hasar bazen çok büyük tedaviler gerektirebiliyor.

Diş sıkma sonucunca hasarın oluşması yıllar alabiliyor  


Dişlerin sıkılmasına ilk tepki, dişle diş etinin birleştiği düzeyde yani dişin boyun kısmında oluşuyor. Kama defekti olarak adlandırılan bu durumda, dişle diş eti arasında tırnak girecek kadar bir boşluk oluşuyor ve duyarlılık başlıyor. Ardından dişte aşınmalar, kırılmalar meydana geliyor. Diş minesi kalkarak altındaki, daha yumuşak olan dentin tabakası ortaya çıkıyor. Dişlerde, kesilmiş bir ağaç kütüğünün üzerindeki gibi halkalar görünmeye başlıyor. Aynı zamanda dişlerin yüksekliği düşüyor; sıkmaya bağlı yüz, eklem ya da kulak ağrısı hissediliyor.

Diş sıkma tedavisi nasıl olmalı?


Dişlerini sıkan bir hastanın ağız yüksekliği düştüğünde, azı dişlerine basit dolgular yaparak öndeki dişlerin sıkılmasını engellemeye çalışmak doğru bir tedavi yaklaşımı değil. Isırma eylemi, dişlere yaklaşık 200-300 kilogramlık bir kuvvet uyguluyor. Kişi bu kuvveti sürekli azı dişlerine uygulayınca ciddi baskılar oluşuyor ve bu dişler de zarar görüyor. Bu nedenle, doğanın dengesini bozmadan tedavi etmek gerekiyor. Ayrıca kişinin alt ve üst çene kapanışını değiştirmemesi de önem taşıyor.

Diş sıkma önleyici aparat (plak)


Aşınma yeni başlamışsa ilk başvurulacak yöntemlerden biri; gece koruyucusu (night guard) kullanmak. 2 milimetre kalınlığında, doku dostu bir malzeme ile üst çeneye uygun plak hazırlanıyor ve hasta geceleri bu plağı takıyor. Ayrıca klinik ortamda sık aralıklarla yüzeysel olarak tekrarlanan fluoridli jel uygulamaları ile dişlerin güçlenmesi ve aşınmaya bağlı diş duyarlılığının giderilmesi sağlanıyor. Hastanın ağzında üç-dört taneden fazla, büyük dolgu varsa “Inlay” denilen, porselen esaslı, aşınmayan ve laboratuvarda ölçüye göre hazırlanan parçalar dolgunun yerine yapıştırılıyor. Ağızdaki stresin yansımasını bu porselen dolgular karşılıyor ve aşınmayı durduruyor. Ancak dişler aşındığı için, tüm dişlere bu şekilde dolgu yapmak gibi bir yaklaşım söz konusu olamıyor. Daha ileri vakalarda ise üst veya alt dişleri, bazen her ikisini de tamir etmek zorunluluğu ortaya çıkıyor. Aşınan yüzeyler porselenle tamir ediliyor, bazıları da kesilip kaplanıyor. Bu parçalar ağız yüksekliğinin hesaplanmasıyla, yıllarca aynı kalacak şekilde stabil hale getiriliyor.  

Diş sıkma nedenlerine psikolog desteği gerekebilir  


Tüm bu tedavilerin yanında hastanın dişlerini sıkmasının altında yatan nedenin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu amaçla bazı vakalarda fizik tedavi uzmanlarından da destek alınıyor. Tetik noktaları değiştirilip çene kasları rahatlatılıyor. Böylece boyun ve yüz ağrılarının geçmesi sağlanıyor. İleri vakalarda hastalığın boyutuna göre psikolog veya psikiyatrist desteğine de gereksinim duyulabiliyor.