cover image

Anne karnındayken bebeğin kalbini güvenceye alın

Her 100 doğumdan birinde doğumsal kalp hastalığı görülüyor. Doğumsal kalp hastalıkları, doğumdan önce anne karnında “fetal eko” adlı yöntemle belirlenebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Resmiye Beşikçi konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor

Fetal ekokardiyografi nedir? 

Türkiye’de her yıl yaklaşık 12.000 bebek kalp hastalığıyla doğuyor. Fakat günümüzde, bir bebeğin kalbinin sağlıklı olup olmadığı, henüz anne karnındayken belirlenebiliyor. Günümüz koşullarında, anne karnındaki bebeğin kalbi ultrasonografik yöntemle görüntülenerek; fonksiyonel ve yapısal durumu, anneye ya da bebeğe hiçbir zarar vermeksizin belirlenebiliyor. “Fetal Ekokardiyolojik” inceleme adı verilen bu inceleme, Türkiye’de de ülkemizde belirli merkezlerde, bu alanda eğitim almış özel uzmanlar tarafından gerçekleştirilebiliyor. 

Fetal ekokardiyografi yönteminde, ses dalgaları vasıtasıyla bebeğin anne rahmindeyken kalp ve dolaşım sistemi değerlendiriliyor. Hamileliğin 16-18’inci haftasında kalpte bir sorun olup olmadığı belirlenebiliyor. Doğumdan sonra ameliyat olan çocukların yüzde 95’i tedavi sonrası hiçbir ciddi sorun olmadan, sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Tabii ki düzenli doktor kontrollerine gitmeleri gerekiyor. Çoğu zaman ömür boyu ilaç kullanmaları da gerekmiyor. Yani ameliyatların başarı oranları yüzde 95’lere ulaşıyor. 

Fetal ekokardiyografi ile ne tür sorunlar ortaya çıkarılabiliyor? 

Fetal ekokardiyografi, anne karnındaki bebeğin kalbinin yapısal ve fonksiyonel bozukluklarını göstermek için kullanılan bir yöntem. Örneğin, kalbin sol tarafının gelişmesinin eksik kaldığı “hipoplastik sol kalp sendromu” adı verilen önemli bir hastalık var ve erken tanı çok önemli. Ayrıca kalbin içindeki kapakların oluşmaması ya da kapalı durumda olması da ciddi sorunlar arasında yer alıyor. 

Doğumsal kalp hastalıklarında esas önemli olan, kalbin yapısının bozukluğudur. Onun için fetal ekokardiyografik incelemede esas aranan, bebeğin anne karnındayken kaybedilmesine neden olacak kadar ağır ya da doğumdan hemen sonra müdahale edilmesini gerektirecek ciddi bir bozukluğunun olup olmadığının ortaya çıkarılmasıdır. Doğduktan sonra tam düzeltme ameliyatı yapılamayacak, son derece ağır yapısal bozukluğu olan bebekler, bu inceleme sayesinde gebeliğin erken döneminde belirlenebiliyor. 

Bebeğe anne karnında cerrahi yöntemle müdahale edilebilir mi?

Fetal ekokardiyografi sonucu belirlenen yapısal bozukluklarda anne karnında cerrahi müdahale son derece kısıtlıdır. Bu konuda tüm dünyada yeni girişimler başlamıştır. Daha sıklıkla yapısal değil fonksiyonel bozukluklarda dışarıdan ilaç tedavisi uygulamaları söz konusudur. Örneğin fetal ekokardiyografik incelemeyle anne karnındaki bebekte kalp yetersizliği ya da ritm sorunları belirlendiğinde; anneye verilen ilaçlarla bebeğin kalbinin tedavi edilmesi mümkündür.

Riskli durumlar için fetal ekokardiyografi 

Fetal ekokardiyografi her bebeğe uygulanan bir yöntem değil. Ancak risk faktörlerinin geçerli olduğu durumlarda öneriliyor. Doğumsal kalp hastalıklarının risk faktörleri arasında genetik özelliklerin önemli bir yeri var. Ailede doğumsal kalp hastalığı varsa, çocuklarda da görülebiliyor. Diyabetik ya da metabolik hastalıkları olan annelerin çocukları risk altında. Gebelik sırasında geçirilen viral enfeksiyonlar ve bazı kromozom bozuklukları da bebeklerde kalp hastalıklarına yol açabiliyor. Son zamanlarda özellikle tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmiş çocuklarda kalp hastalıklarına rastlanıyor.

Anne alkol ya da madde bağımlısı ise, gebelik süresince bebeğin kalbinde sorun oluşturabilecek ilaçlar kullanıldıysa, gebeliğin ilk üç ayında kızamıkçık gibi viral hastalıkların geçirilmesi durumunda ya da kromozom bozukluğuna bağlı birtakım hastalıklar varsa, ayrıca tüp bebek yöntemiyle hamile kalan kadınların bebeklerinde fetal ekokardiyografik inceleme öneriliyor. Risk faktörleri değerlendirilirken bebeğin kalbi dışında bir organında sorun olup olmadığına da bakılıyor. 

Fetal ekokardiyografi hangi durumlarda yaptırılmalı? 

• Ailede (anne, baba, kardeşler ve birinci derecede akrabalarda)  doğuştan kalp hastalığı öyküsünün olması.
• Gebelik sırasında annede diyabet (şeker hastalığı) saptanması ya da anne adayında daha önceden bilinen şeker hastalığının olması.
• Annenin gebeliğinin ilk 3 ayında kızamıkçık gibi viral bir enfeksiyon geçirmesi. 
• Annenin epilepsi ilaçları ya da antiromatizmal ilaçlar kullanıyor olması, alkol alışkanlığının olması. 
• Kadın hastalıkları ve doğum uzmanının yaptığı genel ultrasonografik inceleme sırasında kalp görünümünün normal olmadığından şüphelenilmesi.
• Annenin fenilketonüri hastası olması.
• Annede bağ dokusu hastalığı olması (lupus, sjögren sendromu gibi). 
• Aminyosentezde bebekte kromozomal bozukluğu saptanması ya da ultrasonografik incelemede kromozomal bozukluk düşündüren bulguların olması.
• Ultrasonografik inceleme sırasında bebeğin diğer organ sistemlerinde (örneğin beyin, böbrekler, mide-bağırsak sistemi) gelişimsel bozukluk belirlenmesi.
• Bebeğin kalp hızının normalden düşük ya da yüksek olması,  kalp ritminin düzensiz olması.
• 35 yaş üzeri gebeliklerde veya çoğul (ikiz, üçüz) gebeliklerde.

Dikkat! 
Sizde ya da ailenizde,

⎫ Doğumsal kalp hastalığı varsa
⎫ Diyabet hastasıysanız ya da 
⎫ Tüp bebek yöntemiyle gebe kaldıysanız hamileliğiniz sırasında fetal eko kontrolünüzü ihmal etmeyiniz.