cover image

Anneliğe ilk adımınızda sizi neler bekliyor?

Hamile kalınan andan itibaren, annenin hormonları bebeğe güvenli ve büyümeye elverişli bir ortam hazırlayabilmek için vücut sistemini değiştirmeye başlıyor. Bebek için gerekli olan bu değişimler anneye; baş ağrısı, vücutta şişkinlik, kabızlık, nefes almada zorluk, mide problemleri veya sırt ağrısı gibi rahatsızlıklar verebiliyor. Hamilelik, fiziksel değişimin yanında duygusal yorgunluğa da neden olabiliyor ancak birçok anne adayı büyük bir olasılıkla bu rahatsızlıkların sadece bir kısmını yaşıyor ve bunların çoğu doğumdan kısa bir süre sonra kayboluyor.

Anneliğe ilk adımınızda sizi neler bekliyor?

Hamilelikte hormonların vücuda etkisi


Hamilelik sırasında kan hacmi yaklaşık %40 artar, bu da dolaşım sisteminin normalden daha fazla çalışmasını gerektirir. Kan hacmindeki artış dolaşımı bazen yavaşlatabilir, bu yüzden hamileliğin sonlarına doğru oluşan bir miktar şişkinlik normal sayılır. (Ancak elleriniz ve bileklerinizde oluşan şişkinlik, ellerinizi 30 dakika yukarıda tuttuktan sonra azalmıyorsa bir doktora danışmalıdır). Bilekler ve ayaklar en çok şişen yerlerdir çünkü bebeğin ağırlığı "pelvis" adı verilen leğen kemiğindeki damarlara baskı yapar ve kanın ayaklardan kalbe gidişini yavaşlatır. Bu da bacak ve ayaklarda varis ve ödem oluşmasına neden olur.  

Beslenme ve yaşam biçimi ödem oluşmasını tetikler mi?


Aşırı ve hızlı kilo alımı ödem oluşumunu ciddi bir şekilde artırıyor çünkü alınan kilolar dolaşım sistemine baskı uyguluyor ve artan kan yoğunluğu damarların şişmesine neden oluyor. Ayrıca çok hareketsiz kalmak, uzun süre ayakta kalmak veya uzun süre oturur pozisyonda olmak da ödem oluşumunu tetikliyor. Bu sebeple ayakta ya da oturarak aynı pozisyonda yarım saatten fazla kalmamak, gün içinde ufak tefek egzersizler yapmak, kısa süreli yürüyüşler yapmak ve yatarken özellikle sol yana yatmaya gayret göstermek gibi önlemler almak faydalı oluyor.  

Varis nedir? Nasıl oluşur?


Varis, venlerin (toplardamarların) genişleyerek ve kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesidir. Gebelikte varisler sıklıkla bacaklarda meydana gelir ancak çok ileri durumlarda vulvada da (genital bölgenin dıştan görünen kısmı) ortaya çıkabilir.   Venler (toplardamarlar), vücuttan kanı kalbe geri götüren yapılardır. Kalp kanı atardamarlarda ileriye doğru pompaladıkça, ortaya çıkan dalgalanma, toplardamar içindeki kanı kalbe doğru götürür. Bunu sağlayan mekanizma toplardamarların yapısında bulunan kapakçıklardır. Bu kapakçıklar kanın yalnızca bir yönde, kalbe doğru akmasına izin verirler ve böylece kanın geriye kaçışını önlerler. Başta bacaklar olmak üzere vücudun kaslı bölgelerinde bulunan toplardamarlar, kasların kasılmasıyla oluşan itici güç ve kapakçıkların geri kaçışı engellemesi sayesinde kanı kalbe doğru götürür. İşte varislerde temel bozukluk bu kapakçıkların işlevlerini yitirmiş olmasıdır. Böylece kan geriye daha kolay kaçar, bu kaçış belli bir bölgede kanın göllenmesine yol açıp ve göllenen kan damarın yapısını ve şeklini bozarak damarın ciltten görülür hale gelmesine neden olur. Varisler cilt yüzeyinde mavi, ileri derecede kıvrımlı, dokununca içlerinde kan olduğu kolaylıkla hissedilen ve ileri durumlarda ağrılı olan damar yapılarıdır.  

Hamilelerde varis neden olur?


Genetik yatkınlık varsa gebelik döneminde hormonların etkisi ile varis oluşabiliyor. Gebelerin yaklaşık yüzde 40’ında varis problemleri görülüyor. Hızlı ve fazla miktarda kilo alımı, çok hareketsiz kalmak veya uzun süre ayakta kalmak da varis oluşumunu tetikliyor.  

Hamilelik süreci varis oluşumunu kolaylaştırır mı?


Hamilelik döneminde toplardamarların duvarlarında meydana gelen gevşeme, vücuttaki kan hacmindeki artış ve uterusun ana toplardamarlara oluşturduğu basıya bağlı bacaklardaki toplardamarlarda göllenme meydana geliyor; bu da karşımıza varis ve ödem olarak çıkıyor.  


Hamilelik sırasında oluşan varisler doğum sonrası ortadan kalkar mı?


Hamilelik sırasında oluşan birçok varis hamilelikten hemen sonra kayboluyor. Ancak doğumdan iki ay geçmesine rağmen kaybolmamış olan büyük veya küçük varisler maalesef kalıcı kabul ediliyor.  

Kaşıntılı cilt çatlakları neden ve nasıl oluşur?


Gebelik bazı cilt değişikliklerine neden olabiliyor. Bu değişikliklerin büyük çoğunluğu hormonal değişimler ile ilgili oluyor. Yüzde görülebilen renk değişimleri, avuç içlerinde kızarıklık ya da kaşıntılı deri döküntüleri nispeten daha nadir görülüyor. Hemen hemen bütün hamile kadınlarda görülen bir diğer değişim de karnın ortasından geçen siyah bir çizgi ortaya çıkmasıdır ancak anne adaylarını en fazla rahatsız eden cilt değişikliği karında görülen cilt çatlaklarıdır. Ağrılı değillerdir ancak kaşıntıya yol açabiliyorlar. En sık karnın alt bölümlerinde görülmekle birlikte kalçalarda, uyluklarda, memelerde ve hatta kollarda bile görülebiliyorlar.  

Çatlakların oluşmasında en önemli belirleyici faktör genetiktir. Siyah kadınlarda hemen hiç görülmezken, beyaz kadınların ise yaklaşık %75-90'ında değişik oranlarda cilt çatlaklarına rastlanır. Genetik dışında karın çatlakları için bir diğer risk faktörü de ani ve fazla kilo artışıdır. Hızla büyüyen karın ciltte gerilmeye ve elastikiyet kaybına neden olarak çatlak oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle dengeli ve ideal sınırlarda kilo alımı çatlak oluşumunu bir ölçüde engelleyebilir.  

Kaşıntı ve çatlak bacak görünümüne karşı anne adaylarının alması gereken önlemler ve uzmanların tavsiye ettiği tedavi biçimi nedir?


Çatlakların önlenmesinde alınabilecek en iyi önlem cildin nemini korumaktır. Bu da dengeli ve sağlıklı bir beslenme ve yeterli sıvı alımı ile mümkündür. Gebelikte su tüketiminin önemi, çatlakların engellenmesinde de kendini gösterir. Dengeli beslenme, ani ve gereğinden fazla kilo artışına engel olacağı için karın cildinin olması gerekenden daha fazla gerilmesini engeller. Bu ani gerilme çatlak oluşumunda önemli bir faktördür.  

Duş sırasında karnın yumuşak bir sünger ya da fırça yardımı ile dairesel hareketler ile masaj yapar şekilde ovalanması da ciltteki kan dolaşımını hızlandırarak elastikiyetinin korunmasına yardımcı olabilir.  
Gebelik çatlakları ve bunların önlenmesi doğal olarak kozmetik üreticilerinin de dikkatini çekiyor. Piyasada bu amaçla üretilmiş pek çok ürün bulunuyor ancak bunların çatlakları önlemedeki ve oluşmuş çatlakları gidermedeki etkinlikleri tartışmalıdır ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir ürün henüz yoktur. Bununla birlikte kullanımlarının gelişmekte olan bebeğe ve anne adaylarına olumsuz bir etkileri de bulunmaz.