cover image

Anneye bağımlı koca “gelin-kaynana” sorunları yaratıyor

Evlilik süreci, beraberinde birçok sorumluluğu da çiftlerin üzerine yüklüyor. Bunların başında eşlerin aileleri ile uyumlu bir iletişim kurmaları gelirken “gelin ve kaynana” ilişkisi en çok sorun yaşanan nokta oluyor. Evliliğin çiftlerin aileleri ile de evlenmesi anlamına geldiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Selin Karabulut, “gelin-kaynana” meselesinin erkeğin 0-6 yaş arasında aldığı eğitime bağlı olduğunu söyleyerek “Bu dönemde sorumluluk almayı öğrenemeyen çocuk anneye bağımlı oluyor. Anneye bağımlı çocuk da annesini ne olursa olsun ‘melek’ olarak görüyor” diyor.

Gelin kaynana sorunları


Evlilik konusunda geleneksel bir yapıya sahip olan Türkiye’de neredeyse her evlilikte “gelin-kaynana” sorunları yaşanıyor.  Gelin-kaynana ilişkisinde, kaynananın gelinden beklentileri oluyor ve burada bazen kötü niyet olmasa da temelde kaynananın da bir zamanlar ‘gelin’ olması gerçeği yatıyor.  

Anneye bağımlı erkek sorunu 0-6 yaş arasındaki iletişimde başlıyor


Yapılan bilimsel araştırmalara göre; annelerin, erkek çocuklarına 0-6 yaşlarında alması gereken sorumlulukları vermek yerine üstlenmesi anneye “bağımlı” erkeklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Evliliğin sorumlulukları ve erkek çocuğun anneye bağımlı olması gelin-kaynana ilişkisini belirliyor.
 

Bağımlı erkek için anne her zaman melek


Bir erkeğin, annesi ve eşi arasında problem varsa bu duruma müdahale etmesi gerekiyor. Ancak özellikle sorun anneden kaynaklanıyorsa ve o erkek anneye bağımlı ise maalesef sorunu göremiyor ve eşine ‘Benim annem bir melek, sen abartıyorsun’ diye çıkışabiliyor.  Kısacası bağımlı erkek annesine halen 5 yaşındaki gözüyle bakabiliyor. Büyümeyen erkekler eşleri ve anneleriyle sorunlar yaşıyor.
 

Pasif babayı rol model alan erkek “annemdir, yapar” diyor


Anneler oğullarına karşı daha baskın ve otoriter olunca, babalar pasifleşiyorsa ya da baba zaten pasif bir role sahipse, erkek çocuk sağlıklı bir baba modeli görmüyor. Böyle yetişen bir erkek ileride annesi eşini rahatsız ettiğinde “Annemdir, yapar” düşüncesiyle hareket ediyor ve sessiz kalmayı tercih ediyor.    

Damat, gelin ve kaynanan arasında köprü olmalı


Anne ve eşinin arasındaki ilişkiye yön verecek esas kişinin damat olması gerekiyor çünkü ilişkide her iki tarafı da tanıyan biri olarak erkek eş, köprü vazifesi görüyor. Eşin bu görevi layığıyla yerine getirmesi için erkek eşin, hesap yaparak dengeyi kurması, tercih yapmak yerine çözüm bulması gerekiyor.  

“Gelin-kaynana” sorunları için çözüm önerileri 


Gelinler:
  • Henüz flört, söz veya nişan döneminde aile içine çok fazla girmeyin. Aile ile tanışmanın dışında ilişkinizi sadece erkek arkadaşınızla yaşayın. 
  • Rahatsız olduğunuz bir durumu saygılı bir şekilde ifade edin. Susmak hiçbir zaman çözüm değildir.
  • Kayınvalidenizle yaşadığınız bir sorunu eşinize şikayet etmek yerine kendisiyle paylaşın.
  • Ön yargılardan uzak durun, bu zamana kadar kaynanalar için söylenmiş tüm sözlere perde çekerek kalbinizin sesini dinleyin.  

Damatlar: 
  • Annenize şunu hissettirin; “Kendi hayatınla ilgili kararları sen verebilirsin ancak biz hayatımızla ilgili yardıma ihtiyaç duyduğumuzda sana geliriz.” 
  • Annenizin de eşinizin de yerinin ayrı olduğunu göz ardı etmeyin. Kritik durumlarda ikisi arasında tercih yapmayın. Her iki tarafı düşünerek durumu çözün.
  • “Annem üzülür” kaygılarından uzak durun. Anneniz için her şeyden önce sizin mutluluğunuz gelir.  

Kaynanalar:

  • Evlilik olayı gerçekleştiğinde çiftlere birbirine ve ailelerine alışmaları için zaman tanıyın.
  • Oğlunuzun eşini “gelin” olarak görmeyin. 
  • Çocuklarınıza fırsat verin, onlar size ve anneliğinize ihtiyaçları olduğunda zaten geleceklerdir.
  • Ön yargılardan uzak durun, kalbinizin sesini dinleyin.