cover image

Aşkın ömrü kaç yıl?

Aşk bir ömür boyu sürer mi? Kimine göre sonsuza kadar sürebilir, kimine göre en fazla birkaç yıl, kimine göre ise bir andan ibaret aşk… Peki, bilim insanları bu konuda ne diyor? Gelin bu ezeli tartışmaya bir de onların penceresinden bakalım. 

Aşkın ömrü kaç yıl?

Aşkın süresi var mı?  


Aşkın kimyası denilen, enerji, neşe, dikkat yoğunlaşması ve ödül kazanma motivasyonu olan dopamin hormonu, dört yılın sonunda tükenmeye başlıyor ve yerini ilişkilerin yürümesinde kilit rol oynayan bağlılık duygusunu artıran oksitosin hormonuna bırakıyor. Aşkı dolu dizgin yaşayan hiçbir çiftin kabul etmek istemediği “aşkın ömrü” ile tartışmalara son noktayı koyan bilimsel araştırmalar, maalesef aşkın bir süresi olduğunu söylüyor.  

Aşk nedir?  


Aşk, insanın hissettiği hiçbir duyguya benzemiyor. Aşık olunca aklımızdan geçen binlerce düşünceye, kalbimizdeki duygular ve bedenimizin verdiği tepkiler eşlik ediyor. Duygular yoğunlaşıyor; mutluluk, hüzün, heyecan, huzur ve özlem aynı anda yaşanıyor. O kişiyi düşünmek bile vücudun tepki vermesine neden oluyor. Gözbebekleri büyüyor, vücut ısısı artıyor, çoğu cinsel doğrultuda olmak üzere bedensel tepkiler tüm vücutta hissediliyor. Aşk, beynin ödül ve haz ile bağlantılı bölümleriyle ilgili. Aşkın kimyası; enerji, neşe, dikkat yoğunlaşması ve ödül kazanma motivasyonu olan dopamin hormonundan oluşuyor. Yapılan çalışmalar, aşık çiftlere birbirlerinin fotoğrafları gösterildiğinde, beynin ödül ve haz bölümünün aktif hale geldiği izleniyor.  

Çikolata, aşk hormonunu artırıyor  


Aşık olunduğunda hissedilen heyecan ve enerji, beynin haz bölgesinin aktive olmasıyla salgılanan dopaminin eseri. Yenilik ve heyecanlı aktiviteler kadar dopamin salınımını tetikleyen bir başka şey de çikolata. Özellikle ilişkinin sona yaklaştığı hissedildiğinde ya da son bulduğunda çikolata yemenin iyi gelmesinin bir sebebinin de bu olduğu düşünülüyor. Çikolatanın beynimizde yarattığı etki, kaybettiğimizi düşündüğümüz ve özlediğimiz hisleri bize yaşatıyor. Benzer bir etki, Sevgililer Günü’nde de yaşanıyor. Hediye edilen, birlikte yenen çikolatalar, dopamin salgılanmasını tetikleyip, ilişkiden alınan hazzı artırıyor.  

Dopamine bağışıklık ve aşkın sonu  


Yapılan araştırmalara göre aşkın ömrünün 18 ayla dört yıl arasında olduğu ortaya çıktı. Bu süre sonunda kişiler dopaminin yarattığı güçlü etkiye bağışıklık kazanıyor ve heyecan ile birlikteliğin verdiği haz da azalıyor. Evrimsel teori de ilişkilerin ömrü için biçilen dört yıllık süreyi destekliyor. Bu teoriye göre, her ilişkinin amacı üremek ve soyunu devam ettirmek. İlişkilerin çoğu başladıktan dört yıl sonra bitebiliyor ya da olumsuz bir döneme geçebiliyor. Çünkü bir çocuğun her iki ebeveynin desteğiyle büyümesi gereken süre de yaklaşık olarak dört yıl.  

Aşk biter mi?  


Dört yıldan sonra, dopamin hormonunun azalmasıyla aşkın boyutu değişiyor. Bu süreden sonra ilişkilerin yürümesini sağlayan, bağlılık duygusu oluyor. Yapılan araştırmalarda dört yıldan uzun süren ilişkileri olan çiftler incelendiğinde; bağlılık duygusunun artmasını sağlayan oksitosin hormonunun fazlaca salgılandığı görülüyor. Bir annede çocuğunu emzirirken artan bağlılık hormonunun, uzun süre birlikte olan çiftlerin birbirlerine sarıldıklarında da arttığı görülüyor. Araştırmalar, oksitosin hormonun orgazm sırasında en üst seviyeye çıktığını gösteriyor. Orgazm sırasında veya sonrasında kişilerin partnerleriyle sonsuza dek birlikte olmayı isteme hissi yaşamalarının bir sebebi de bu. Oksitosini, yani bağlılık duygusunu artırmanın en direk yolu dokunmaktan geçiyor. Masaj yapmak, sarılmak, öpüşmek ve sevişmek, bu hormonun salgılanmasını artırarak, bağlılık hissini güçlendiriyor.