cover image

Astımlı çocukların çoğu ergenlikte iyileşiyor

Hayatın ilk 2 yılında tekrarlayan solunum sıkıntısı atakları, reflü hastalığı, doğumsal bronş anormallikleri, yabancı cisim aspirasyonu, tekrarlayan bronşiyolit, tekrarlayan zatürre ve kistik fibroz gibi hastalıklara bağlı olabilir. Bunlar çeşitli tanı yöntemleri ile ekarte edildikten sonra astım tanısına ulaşılır. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, çocukluk çağında astım tanısı alan hastaların yaklaşık %50-60′ının ergenlik döneminde iyileştiğini söylüyor.

Astım nedir?


Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara karşı normalin üstünde yanıt vermesi sonucu ortaya çıkan, kronik tekrarlayıcı nefes darlığı atakları ile karakterize bir solunum yolu hastalığıdır.  

Çocuklarda astımın sebebi


İlk 2 yaş bebeklerde astımın en sık sebebi %80 oranında tekrarlayan viral enfeksiyonlar ve sigara dumanına maruz kalmakken, %20’si alerjiktir. Bu %20’lik grupta egzama, besin alerjisi veya alerjik rinit gibi eşlik eden bir alerjik hastalık veya testlerinde alerji saptanır. Bu gruba giren hastaların ileride erişkin tipi astım geliştirme olasılığı alerjisi olmayanlara göre daha yüksektir (%50-70). İlk 2 yaş sonrasında astım tanısı konanlarda ise sebep %90 alerjidir. Alerjik çocukluk çağı astımı çocuklarda en sık 4-5 yaşlarında başlar. Alerji bazı proteinlere karşı genetik bir yatkınlık sonucu verilen beklenmedik reaksiyon şeklinde tanımlanabilir. Yabancı bir proteinle ilk karşılaşmada bağışıklık sistemi antikorlar oluşturur. İkinci ve sonraki karşılaşmalarda ise alerjen protein ile antikorun birleşik yapısını tanıyan bağışıklık hücrelerince bazı kimyasal maddeler salınır.  Bu maddeler organlarda alerjik hastalık belirtilerine yol açar. Çocukluk çağı astımında en önemli risk faktörü ebeveyn veya kardeşlerde astım hastalığı öyküsünün olmasıdır. Ebeveynlerinden birinde astım/alerji öyküsü olan çocuklarda %30, her ikisinde de olanlarda %50-60 oranında astım gelişme riski vardır. Bebekliğinde egzama, alerjik burun ya da göz bulguları, gıda alerjisi veya kurdeşeni olanlarda alerjik astım geliştirme riski bu hastalıkları olmayanlara göre daha yüksektir. Çocuklarda astım hastalığının teşhisi tipik hırıltı ve nefes darlığı nöbetleri sırasında öykü ve fizik muayene ile konulur. Alerji testleri ve solunum fonksiyon testleri yardımcıdır. Astıma neden olması olası alerjinin hangi maddeye karşı geliştiğinin saptanmasında alerji deri testleri kullanılır. Ön kol ön yüzüne veya sırta uygulanan deri testinde ciltteki kızarma ve kabarmanın şiddetine göre değerlendirme yapılıp, hastanın neye alerjisi olduğu saptanır. Alerji deri testi uygulamasının mümkün olmadığı, 3 yaş altı çocuklar, yaygın alerjik egzaması olan hastalar, alerji ilacı kullanmakta olanlar için kan testleri ile alerjen tespiti yapılabilir. Astımda akciğer fonksiyonlarının ölçülmesi 5 yaş üstü çocuklarda uygulanabilir. Spirometre adı verilen bir cihazla soluk alma ve verme kapasiteleri sağlıklı bireylerle kıyaslanır ve bronş genişletici ilaçlar sonrası bu ölçümlerde düzelme kaydedilir.  

Astım atağı belirtileri


Astım atağı geçiren çocuklar sık soluk alıp verir, soluk verme süresi alma süresinden daha uzundur, soluk verirken tipik vızıltı sesi duyulabilir. Nöbetler çoğunlukla  gece ve sabaha karşı başlama eğilimindedir. Şiddetli atak sırasında soluk alındığında kaburgalar arasında içe doğru çekilmeler ve nefes açlığı görülür. Yattıktan sonra veya sabaha karşı yaklaşık 30 dakika süreyle devam eden ve bronş genişletici ilaçlara olumlu yanıt veren öksürük aksi ispat edilene kadar astım kabul edilmelidir. Çocuklarda astım erişkinlere göre daha sık görülür. Günlük aktivitelerinden uzak kalmalarına, okula gidememelerine sebep olan astım; gerek çocuğun, gerekse tüm ailenin sosyal hayatını etkileyen bir durumdur. Çocukluklarda astım tedavisinde amaç akut alevlenmelerinin engellenmesi, hastane başvurularının ve hastaneye yatışların engellenmesi, uzun vadede hastalığın doğal seyrinin iyileşme yönünde değiştirilmesidir. Alerjisi olan çocukları alerjik oldukları şeyden, iç ve dış hava kirliliğinden, aşırı kilo alımından korumak önemlidir. Atakların önlenmesi hem çocuğun sağlıklı büyüme ve gelişme ritminin korunmasını sağlar hem de kronik hastalık psikolojisinden çocuğu ve aileyi korur. Çevre önlemlerinin yeterli olmadığı hastalarda havayolu ile akciğerlere çekilip bronşları tedavi eden sprey ilaçlar kullanılır. Bunlar bronş genişleticiler ve sistemik etkileri çok azaltılmış kortizon bazlı spreylerdir. Alerjinin bronşlarda yapabileceği kalıcı hasarı önlemede tek seçenek olarak sunulan bu ilaçlarla astım belirtileri en aza indirilir. Ataklar önlenebildiği sürece çocuk doğal sosyal ortamlarına katılmalı, okula, spor aktivitelerine ve arkadaş ortamlarında bulunmaya devam etmelidir. Koruma ilaçları gözetim altında verilmeli ve çocuğun kendi inisiyatifine bırakılmamalıdır.  

Astımlı çocuğun beslenmesi


Beslenmenin takibi ve aşırı kilo alımının önlenmesi astım kontrolü açısından önemlidir. Genel olarak çocukluk çağında astım tanısı almış hastaların yaklaşık %50-60′ı ergenlik döneminde iyileşir.  

Okul çağındaki astım hastası çocuklar için alınabilecek önlemler

  • Çocuğun öğrencisi olduğu okulun binası ve çevresi tanınarak, astımı tetikleyebilecek alerjik etkilere karşı çocuk uyarılmalıdır.
  • Çocuk ile ilişki halinde olan tüm öğretmenler çocuğun durumu hakkında detaylı olarak bilgilendirilmelidir.
  • Acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek tüm telefon numaraları (doktor, anne-baba, ilgili sağlık kuruluşu vb.) çocuğa ve öğretmenine bildirilmelidir. 
  • Öğretmene çocuğun ilaçlarının ve yardım gerekirse nasıl kullanılacağı anlatılmalıdır. ·         Çocuk hastalığı ve kriz anları ile ilgili olarak bilinçlendirilmelidir.
Randevu Al
Uzm. Dr. Ayşe  Sokullu
Uzm. Dr.

Ayşe Sokullu

ile Tanışın

Diğer yazılarını okuyun