cover image

Babalar “uzaktan sevmez”

“Babalar uzaktan sever” mantığı toplumda giderek azalsa da aslında hâlâ yaygın. Oysa bu, hiç de doğru olmayan bir yaklaşım. Baba sevgisi koruyucu kalkan gibidir bir çocuk için. Babalar Günü dolayısıyla konuyla ilgili bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Selin Karabulut, çocukla “sevgi dolu” bir ilişki kurabilmenin yollarını anlattı...

Babalar “uzaktan sevmez”
En zor, en sakin, en hareketli, en inatçı, en akıllı, en uysal... Her çocuğun temel ihtiyacıdır sevgi. Koşulsuz, karşılık beklemeden verilen sevgi. Her kapının anahtarıdır, her işin başıdır. Çocuk anne ve babasının onu her zaman her koşulda sevdiğini hissetmelidir. Anne-babalar bu sevgiyi göstermelidir, çünkü çocuğun kendine, hayata ve diğer insanlara güvenebilmesi için buna ihtiyacı vardır.

“Babalar uzaktan sever” mantığı bu noktada karşımıza çıkan, hiç de doğru olmayan bir yaklaşımdır. Baba sevgisi koruyucu kalkan gibidir çocuk için. Varlığı güç verir. Fiziksel olarak yan yana olamasa da bir baba eğer çocuğuna koşulsuz sevgi vermişse ve bunu her fırsatta gösterip hissettirebilmişse, babanın olmadığı ortamlarda, örneğin şehir dışında çalışması durumunda, vefat etmesi durumunda, evden ayrılması durumunda veya çocuğun başka bir şehirde okumaya gitmesi durumunda, baba ilgi ve sevgisini tıpkı yanındaymış gibi hissedecek ve bundan güç alacaktır.

Gelin korkutan, çekinilen baba değil, seven, çok seven baba olabilmenin ipuçlarına bir göz atalım...

• İşten eve geldiğinizde ilk işiniz, tüm ilgi ve sevgiyi, sabahtan ve hatta belki dün akşamdan beri görmediğiniz çocuğunuza vermek olsun. 
• Çocuğunuzla birebir iletişime gireceğiniz, herhangi bir dış faktör tarafından bölünmeyeceğiniz bir 20 dakika, çocuğunuzun günlük ihtiyacını karşılamak için yeterli olacaktır. 
• Cep telefonu, bilgisayar, TV gibi dijital aletlerin sizi bölmesine, zamanınızdan çalmasına izin vermeyin.
• Çocuğunuzla tensel temas kurun. Onlara sarılmak, öpmek, başını okşamak ve sevdiğinizi söylemek, sevginizi göstermenin en iyi yoludur. 
• Hedefiniz çocuğunuzu oyalamak değil, onunla zamanınızı paylaşmak ve birlikte eğlenmek olmalıdır.
• Çocuğunuzla birlikte onun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimine katkı sağlayacak, eğitici, öğretici, eğlendirici ve yaratıcılık içeren faaliyetler yapın.
• Çocuğun banyo, yemek, uyku, tuvalet gibi her türlü temel ihtiyaçlarının karşılanmasında bilfiil rol alın. 
• Ergenlik çağındaki çocuklarınızı sizinle iletişim kurmaları için teşvik edin. Onlara şakalar yapın, onlarla sohbet edin; ancak konuşmaya zorlamayın.
• Çocuğunuzun okul, kurs, sosyal faaliyet, hastalık, arkadaş ilişkileri gibi onun için oldukça önemli meselelerinden haberdar olun hatta mümkünse içinde yer alın.
• Sizden korkmasını çekinmesini sağlamak yerine size güvenmesini sağlayın. Bunu da ilk başta ona güvenerek sağlamanız mümkün.
• Erkek çocuğunuzun nasıl bir baba olacağı, kız çocuğunuzun nasıl bir eş seçeceği biraz da size bağlı... 

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN