cover image

Cerrahide yeni ufuklar; Robotik cerrahi

Cerrahide yeni bir çığır açan robotik sistemlerle neler yapılabiliyor? Bugün mümkün görülmeyen operasyonları gelecekte robot teknolojisiyle gerçekleştirebilir miyiz? Hem tıp dünyası hem de hastalar tarafından heyecanla takip edilen robotik cerrahi sistemlerini, Anadolu Sağlık Merkezi cerrahları anlatıyor.  

Cerrahide yeni ufuklar; Robotik cerrahi
Önümüzdeki yıllarda cerrahinin gelişimine destek olacak en önemli teknolojik araçlardan biri de robotik cerrahi olacak. Robotu önemli kılan ise onun bir teknoloji taşıyıcısı olduğu gerçeği. Gelecekte, modern cerrahinin de bunun üzerine kurulacağı öngörülüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı ile robotik cerrahi sistemlerini konuştuk.  

Robotik cerrahinin önemi nedir?  


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Modern cerrahinin bugün geldiği noktaya ulaşmasında birkaç kritik unsur bulunuyor; mikroplar bilimi, anestezi ve teknoloji. Enfeksiyonlar, antibiyotikler, antisepsi, dezenfeksiyon gibi açık bir yaraya mikrop bulaştırmadan ya da mikrop bulaşmış yarayı tedavi edebilen bilgilerin edinilmesi sayesinde insanlar artık enfeksiyondan ölmüyorlar. Kan nakli yapılabilmesi, kanın saklanabilmesi yine 20. yüzyıla ait gelişmeler arasında yer alıyor. Üçüncü önemli nokta olan “anestezi” de bugünkü büyük ameliyatların ve konforlu işlemlerin yapılabilmesine olanak sağlıyor. Oldukça karmaşık bir süreç olan anestezi sayesinde artık çok büyük ameliyatlar hasta hiçbir şey hissetmeden yapılabiliyor. Son dönüm noktası ise yüksek teknoloji ile ilgili gelişmelerde yaşandı. Sadece ameliyat sırasında kullanılan teknoloji değil, ameliyat öncesi ve sonrasında kullanılan teknolojiler de farklılaşıyor. Bunlara ayak uydurmak da zorunlu hale geliyor. Bugün robotla çok iyi işler yapılabiliyor olmakla birlikte, elde edilen başarı henüz yeterli değil. Ancak deneyimin artması, aletlerin daha hassas hale gelmesi sonucu gelecek yıllarda çok daha farklı şeylerin yapılabileceğini düşünüyorum.
 

Robotik cerrahi hangi özelliğiyle diğerlerinden ayrılıyor?  


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Robot sayesinde cerrahi yapılan alan büyütülerek, üç boyutlu yani çıplak gözle görülebildiği için daha iyi görüntü elde ediliyor. Çıplak elle yapılabilenden daha hassas ve çok boyutta hareket ederek, elin veya standart düz laparoskopik cihazların giremediği alanlara girerek ameliyat yapabilmek de çok önemli temel özellikler arasında yer alıyor. Robot kollarının ucuna takılan tutucu ve kesiciler, standart laparoskopide iki boyutlu hareket yapabilirken, bu sistemde yedi ayrı boyutta hareket edilmesi gibi özellikler sistemi daha kullanışlı hale getiriyor. Böylece daha hassas ve daha karmaşık, bir anlamda riskli işler daha incelikli yapılabiliyor, dahası yapılabilir hale geliyor. Robot için geliştirilmiş tekniklerin artmaya devam edeceği ve günümüzün doğal seçeneği olacağı apaçık. Öyle ki, bugün uygulanan ve övünülen “geleneksel modern cerrahi”, gelecek kuşaklar için muhtemelen çok “kaba” olarak değerlendirilecek.
 

Robot, kanser cerrahisinde nasıl kullanılıyor?  


Prof. Dr. Metin Çakmakçı:
Kanser cerrahisinde bazı zorlanılacak ya da yapılamayacak yerleşimdeki ameliyatlar robot sayesiyle yapılabiliyor. Özellikle belli yerleşimde, dar yerlerde, el ve aletlerin dönemediği açılarda olan tümörlerin çıkartılmasında bu sistem avantaj sağlıyor. Bugün için bunları seçerek hareket etmek gerekiyor. Robotu bilerek, yararını tartarak kullanmakta yarar var. Örneğin; vücudun alt kısımlarında yerleşmiş rektum kanserlerinde, makatı koruyarak tümörün çıkartılmasında robot laparoskopiye ve açık ameliyata göre belirgin olarak daha çok avantaj sağlıyor. Bu sayede doğru seçilmiş hastaların hem uzun süreli sonuçlarına hem de yaşam konforuna teknoloji sayesinde olumlu etki sağlanmış oluyor. Bununla birlikte, bu teknoloji bugün için pahalı ve bu nedenle de yerinde kullanılmak zorunda kalınıyor. İleride bu kısıtlılık ortadan kalkacak. İkinci fark ise önemli bir klasik cerrahi deneyim, anatomi bilgisi ve alete alışmayı gerektiriyor. Robotik cerrahide başarılı sonuçlara ulaşmada cerrahın eğitimi ve deneyimi önem taşıyor.
 

Robotik cerrahi sistemi nasıl çalışıyor, cerrahlar nasıl kontrol ediyor?  


Günümüzde kullanımda olan tek ameliyat robotu “da Vinci robotik cerrahi sistemi”nin birbirinden ayrı üç temel parçası bulunuyor; konsol, cerrahi robot ve görüntü kulesi. Bizim hareketimiz bilgisayar sistemi tarafından robotik kollara naklediliyor. Robotun son modelinde dört kol bulunuyor. Bir kol kamerayı, diğer üç kol da cerrahi aletleri tutuyor. İki kol benim aletleri kullandığım sağ ve sol kollarımı temsil ediyor. Diğer kol, dokuyu tutmak ve çekmek, dikiş sırasında ipi izlemek gibi ek işleri yapmamızı sağlıyor. Aletlerde “EndoWrist” teknolojisiyle çalışan eklemli uçlar bulunuyor. Bu aletlerle yedi baş hareket özgürlüğü ve iki baş aksiyel rotasyon mümkün oluyor. Bu hareket derecelerini üç kol hareketi, üç bilek hareketi ile tutma veya kesme oluşturuyor. Sistem, 6 Hz’den büyük el titremesini filtreliyor. Eğer ben elimi beş santimetre hareket ettirirsem, robotun koluna bağlı uç bir santimetre kımıldıyor. Bu aletlerin hareket yeteneği, iki boyutlu görüntü ile kısıtlı laparoskopik cerrahi işlemlerinde karşılaşılan birçok zorluğu da ortadan kaldırıyor.
 

Daha çok hangi ameliyatlarda robotlar tercih ediliyor?  


Da Vinci robotik cerrahi sistemi, özellikle sabit organlara yönelik ameliyatlarda başarılı. Robot, bazı ameliyatlarda organların ya da kanserli kitlenin bulunduğu yer nedeniyle sonuçlar daha başarılı oluyor. Geçmişte, kalın barsak ameliyatlarında büyük bir kesi yapılıyor, iyileşme süresi de daha uzun oluyordu. Bu ameliyatlarda laparoskopik yöntemle bazı kolaylıklar sağlandı ancak cerrahinin bir yerinde açık ameliyata dönme olasılığı yükseliyor. Çünkü ameliyatın yapıldığı yer, pelvis yani leğen kemiğinin iç kısmında bulunan dar bir alan olduğu için laparoskopik cerrahinin aletleri yetersiz kalıyor. Açık ameliyatta ise görüş açısı çok dar oluyor. Robotik cerrahide ise iki-üç minik ve becerikli el içeri girdiği için rahatlıkla kontrol edilebiliyor. Bu sayede sinir hasarı olmuyor. Ayrıca, rektum kanserinde bağırsağın etrafını saran yağın bütün olarak çıkması, lenf düğümlerinin tümünün alınabilmesi için büyük önem taşıyor. Bu da robot yardımıyla kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor.  

Da Vinci robotu, hangi ameliyatlarda başarıyla kullanılıyor?

  • Bariatrik cerrahi (obezite ameliyatları), 
  • Kalın bağırsak - rektum ameliyatları (kalın barsak kanseri, rektum kanseri, divertikülit, rektum sarkması ve iltihabi barsak hastalıklarında), 
  • Dalağın çıkartılması,
  • Mide ve yemek borusu ameliyatları (mide kanseri, iyi huylu mide tümörleri, mide fıtığı ve reflü, akalazya ve yemek borusu kanseri), 
  • Pankreas ameliyatları, 
  • Karaciğer-safra yolları ameliyatları,
  • Endokrin cerrahi (böbrek üstü bezi ve tiroid ameliyatları)
  •  Organ nakli ameliyatlarında, vericiden organ alınmasında.