cover image

Doğumsal kalp hastalıkları iyi tanınıyor, kolay tedavi ediliyor

Her bin çocuktan sekizi doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Teknolojideki gelişmelerin kalp damar cerrahisine olumlu yansımaları sayesinde, bu çocukların büyük bölümü cerrahi tedaviyle normal bir yaşam sürdürebiliyor.

Türkiye’de, yılda yaklaşık 11 bin 520 çocuk doğumsal kalp hastalıklarıyla dünyaya geliyor. Bunların dört bine yakını da hastalığı tedavi edilmediği takdirde ilk yıl içinde hayatını kaybedecek kadar ciddi sorunlar yaşıyor.  

Doğumsal kalp hastalıkları nedir?  


Doğumsal kalp hastalığı; anne karnında kalbin gelişme bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkan bir grup hastalık. Bu çocukların minik bedenleri sadece sağlık sorunlarıyla değil, ekonomik problemlerle de savaşmak zorunda kalıyor. Çünkü istatistikler, sosyoekonomik düzey düştükçe doğumsal kalp hastalığı görülme riskinin arttığını gösteriyor. Ancak sevindirici olan, Türkiye’de doğumsal kalp hastalıklarına yönelik ameliyatlar dünya standartlarının da üstünde bir başarıyla gerçekleştiriliyor. Düzeltme ameliyatlarının rutin uygulamaya girdiği günümüzde, artık ameliyat edilemeyecek hasta neredeyse yok. Türkiye, bu alanda bulunduğu coğrafyadaki ülkelerden ileride. Önemli olan, zamanında ve doğru tanı konulması ile uygun tedavinin belirlenebilmesi. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, doğumsal kalp hastalıkları konusunda aydınlatıcı bilgiler aktarıyor.   Bir bebeğin kalbi ve ana damarları, anne karnında henüz sekizinci haftada tamamlanıyor. O dönemde herhangi bir nedenle kalp yapısında bozulma oluşursa, bu bebekler doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Günümüzde eğitim, kültür ve sosyoekonomik düzeyin yükselmesi sayesinde gebeliklerin çoğu hekim kontrolünde ilerliyor. Bu sayede de doğumsal kalp hastalıkları henüz anne karnındayken saptanabiliyor. Erken tanı da çocuk kalp cerrahisi uzmanlarının bebeği anne karnında izlemeye başlayarak, doğum sonrasında yapılacak girişimsel uygulama ya da cerrahilere hazırlanmasına yardımcı oluyor.  

Doğumsal kalp hastalıkları nedenleri  


Bebeklerdeki doğumsal kalp hastalıkları, genetik veya çevresel birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkıyor. Down sendromu gibi kromozom anomalilerinde, birden fazla organı veya sistemi tutan sendromların varlığında, DKH (Doğumsal Kalp Hastalığı) riski artıyor. Annenin diyabet, fenilketonüri gibi metabolik hastalıkları, gebeliğin ilk aylarında geçirilen bazı viral enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar, anne babada ya da ailenin önceki çocuklarında DKH olması bebeğin kalp hastalığı riskini artıran belli başlı nedenler olarak sıralansa da kalp hastalığıyla doğan bebeklerin büyük çoğunluğunda hiçbir neden bulunamayabiliyor. Bu faktörler sadece risk durumunu artırıcı etken olarak belirleniyor.  

Doğumsal kalp hastalıklarına en erken ne zaman tanı konulabilir?  


Doğum öncesi dönemde, riskli gebelik durumunda 16. haftadan itibaren fetal ekokardiyografi yapılarak bebeğin kalbi ayrıntılı olarak incelenebiliyor. Kalp hastalığı saptanan bebekler doğuma kadar izlenerek, gerekli tedaviler planlanıyor. Anne karnında incelenmemiş ancak doğum sonrasında özellikle morarma, solunum sıkıntısı, beslenme güçlüğü gibi belirtilerle başvuran bebeklerin tanısı ise ekokardiyografik inceleme yapılarak konulabiliyor.  

Bebekteki kalp hastalığını aile fark edebiliyor mu?  


DKH’lerin en bilinen belirtisi morarma olsa da aslında çok sık ya da çok ağır görülen bir tablo oluşturmuyor. Hafif bir morarma ise ailenin gözünden kaçabiliyor. Küçük bebeklerde beslenme zorluğu, emerken yorulma, kilo alamama, sık geçirilen akciğer enfeksiyonu, sesli soluma, çok terleme, daha büyük çocuklarda ise çömelme, bayılma, göğüs ağrısı, çarpıntı, solukluk ve halsizlik gibi belirtilerde ailelerin bir çocuk kardiyoloji uzmanına başvurması gerekiyor.  


Doğumsal kalp hastalıklarına tanı nasıl konuluyor?  


Ebeveynlerden alınan ayrıntılı öykü, bebeğin çok dikkatli yapılacak fizik muayenesi, kalp ritmini gösteren elektrokardiyografi (EKG), göğüs röntgeni ve ekokardiyografik incelemeyle yüzde 90 oranında doğru tanı konulabiliyor. Geriye kalan vakalarda kalp katerizasyonu ve anjiyografi gibi ileri incelemeler ya da tomografiyle bazı damar dönüş anomalilerini görmek gerekebiliyor.  

Doğumsal kalp hastalıkları tedavi edilebiliyor mu?  


Günümüzde DKH ile doğan bebeklerin hemen tümüne operasyon yapılabiliyor. Yeter ki bebeğe doğru zamanda, doğru bir tanı konularak, gerekli operasyonlar deneyimli bir ekip tarafından yapılmış olsun. Bunların çoğunda kalbi tamamen normal hale getiren cerrahiler yapılabiliyor. Bu çocuklar da sağlıklı akranları gibi hayatlarını sürdürebiliyor. Çok kompleks kalp sorunları olan çocuklara uygulanacak yardımcı ameliyatlarla da yaşam süresi ve kalitesini artırmak mümkün olabiliyor.  

Tek tedavi yöntemi cerrahi mi?  


DKH’sı olan hastaların bazı tiplerinde “kapalı ameliyat” denilen kateter ve anjiyografik yöntemlerle cerrahiye gereksinim duymadan kalp delikleri ya da damar açıklıkları kapatılabiliyor. Gerekli durumlarda, damarları açık tutmak için stent de yerleştirilebiliyor.  

Doğumsal kalp hastalıkları önlenebilir mi?  


Multifaktöriyel bu hastalıkların nedenlerinin yüzde 90’ı bilinmiyor. Ancak kalan yüzde 10’luk bölüm için önlem alınabiliyor. Annenin diyabet veya Lupus gibi bilinen rahatsızlıklarının kontrol altına alınması, gebelik için uygun olup olmadığının izlemini yapan hekimlerce incelenmesi, alkol ya da madde kullanımı varsa bunların bırakılması gibi önlemler alınarak bilinen risk faktörleri en aza indirilebiliyor. Risk grubunda olanların mutlaka gebelik süresince gerekli incelemeleri yaptırmaları, doğumdan sonra ilk kontrollerin yapılması ve bebeğin çocuk kardiyoloji merkezlerinde izlenmesi de alınabilecek tedbirler arasında bulunuyor. İlk bebeğinde doğumsal kalp hastalığı bulunan annelerin ikinci gebeliklerini planlayarak ve hekimiyle işbirliği içinde gerçekleştirmesi önem taşıyor. Bunun dışında; sağlıklı doğan, hiçbir şikayeti olmayan, sadece çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından izlenen bebeklerin de mümkünse iki yaş civarında bir kez çocuk kardiyoloji uzmanlarınca muayene edilmesi öneriliyor.  

Aileler ne tür önlemler alabilir?  


Bu çocukların hekimleri tarafından verilen ilaçları düzenli kullanması ve kontrollerinin aksatılmaması önem taşıyor. Ailenin özellikle bu konuya özen göstermesi gerekiyor. Ayrıca, grip ve RSV aşısı gibi özel tip bazı aşılar da dahil olmak üzere, rutin aşıların hepsinin normal zamanlarında uygulanması gerekiyor. Çocuğun beslenme sorunu varsa mutlaka çocuk hekiminden yardım alarak, daha konsantre ve yüksek kalorili mamalar kullanılması gerekebiliyor. Bu çocuklarda diş ve ağız hijyenine de özen gösterilmesi, enfeksiyon riski nedeniyle kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulması önem taşıyor.  

Üfürüm nedir?  


Kalp sesleri arasında duyulan üflemeye benzer seslerin tamamına “üfürüm” deniliyor. Doğumsal kalp hastalıklarının hemen hepsinde kendine özgü üfürümler duyuluyor. Kalbinde üfürüm duyulan her çocuğun bir çocuk kardiyoloji uzmanı tarafından muayene edilip, birtakım incelemeler yapılması önem taşıyor.  

Üfürüm çeşitleri  


Çocukluk çağında “masum üfürüm” olarak adlandırılan ve hiçbir kalp rahatsızlığı olmadan da duyulan müzikal bazı üfürümlerin varlığının unutulmaması gerekiyor. Bu ayrımın da mutlaka bir çocuk kardiyoloji uzmanı tarafından yapılması öneriliyor çünkü masum üfürümler her zaman hastalık üfürümleri ile karıştırılabiliyor.