cover image

Erkek çocuklarda kekemelik oranı daha yüksek

Çocuklarda kekemelik, konuşma ve dil edinimi süreci olan 3-6 yaş aralığında görülebiliyor. Kekemeliğin erkek çocuklarda kızlara oranla daha yaygın görüldüğünü söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Dil ve Konuşma Terapisti Seçil Aydın Oral, çocuklarda ve yetişkinlerde görülebilen kekemelik hakkında bilgi veriyor.

Erkek çocuklarda kekemelik oranı daha yüksek
Genetik ya da çevresel etkenli olarak ortaya çıkabilen kekemelik, çocuklarda 3-6 yaş aralığında kendini belli ediyor. Çocuk yaşta başlayan bu rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yaşlarda kronik hale geliyor ve iyileşme şansı azalıyor. Kekelemeye başlayan bir çocuğun kronik bir kekeme haline gelerek ileri yaşlarda da kekelemeye devam etme riski yüzde 20 ile 25 oranındadır. Kız çocuklar, konuşmada biyolojik olarak daha yeteneklidir ve farklı gen yapılarına sahip oldukları için kekemelik oranı erkeklerde daha fazladır. Kız çocukları konuşmaya daha erken başlar ve dili daha erken edinirler. Bu nedenle yaş büyüdükçe oran erkeklerin aleyhine artar. Kız çocukları bu süreç içinde kendiliğinden bir iyileşme gösterir.

Kekemelik kendiliğinden düzelir mi?

Araştırmalar kekemelik davranışı gösteren çocukların yüzde 75 ile 80’inin kendiliğinden iyileşeceğini gösteriyor. Uygun bir terapi ile kekemelikle baş edebilmek mümkün. Kekemelik uygun yöntem ve teknikler kullanılarak kontrol altında tutulabilir. Dolayısıyla kekemelik ortaya çıkar çıkmaz mutlaka dil ve konuşma terapistine başvurulması gerekir.

İleri yaşlarda psikolojik travmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir kekemelik var ise daha çok psikoterapi yöntemleriyle psikiyatrist ve psikologla beraber çalışılmalıdır. Buradaki amaç kişinin duygusal güçlüklerini ve çelişkileri değerlendirerek ruh sağlığının iyileştirilmesidir. Dil ve konuşma terapisti bu noktada kekemelik terapisine başlayıp başlamayacağına diğer uzmanlarla görüşerek karar verir.

Anne-baba kekemelik durumunda çocuğa nasıl davranmalı?

Anne-baba tutumu çocuk üzerinde her konuda olduğu gibi kekemelikte de etkilidir. Aileler çocuğun konuşmasındaki takılmalar üzerinde durmamalı, sözel ve duygusal tepki vermemeli ve özellikle çocuğun dikkatinin konuşması üzerine çekilmemesi önemli bir nokta. Ayrıca, çocuğa konuşması konusunda baskı yapılması, kelime ya da cümlelerinin düzeltilmesi ve tamamlanması da olumsuz etkiler yaratabilir. Çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanınmalıdır.
Randevu Al
Uzm. Seçil Aydın Oral
Uzm.

Seçil Aydın Oral

ile Tanışın

Diğer yazılarını okuyun

Dil ve Konuşma Terapisi