cover image

Grip hastalığı

Grip, "influenza" virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü`nün verilerine göre grip, her yıl dünya nüfusunun yüzde 5`ini etkiliyor.

Grip nedir?

Grip, "influenza" virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü`nün verilerine göre grip, her yıl dünya nüfusunun yüzde 5`ini etkiliyor. Ülkemizde genellikle hafife alınıyor ancak neden olabileceği komplikasyonlar sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Grip nasıl bulaşır?

Gribe neden olan influenza virüsü, hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşıcı olabiliyor. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek veya öpüşmek, yine bu virüsün geçmesine neden olan diğer faktörlerden. Ayrıca grip; hasta veya taşıyıcı kişinin tuttuğu kapı kolu, telefon ahizesi veya havlu gibi ortak kullanım eşyalarından da bulaşabiliyor. Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olması, bulaşıcılığı daha da artırıyor. Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokuyor. Bu nedenle grip; ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu ulaşım araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaşıyor. Virüsü kapmış ancak henüz belirgin yakınmaları olmayan, bir başka deyişle taşıyıcı kişiler de hastalığı bulaştırabiliyor. Eğer kişinin bağışıklık direnci güçlüyse, gribi hafif bir ateş yükselmesi, halsizlik ve birkaç gün süren kuru öksürükle ayakta da geçirebiliyor. Bu kişiler iş ve sosyal ortamdan kopmadıkları için de virüs kolaylıkla başkalarına bulaşabiliyor.

Gripten korunma yolları

Mevsime uygun giyinmeye özen gösterilmeli, terli kalmamaya dikkat edilmeli, bol sebze ve meyve tüketilmeli, aşırı yorgunluk, sigara, az ve düzensiz uyku gibi vücut direncini düşüren etkenlerden uzak durulmalıdır.  Her gün en az 2 litre su içilmeli, eller sık sık yıkanmalı, havanın kuruması önlenmeli, ortamın nemli olması sağlanmalıdır.

Grip tedavisi nasıl olur?

“Grip tedavi edilirse bir haftada, edilmezse 7 günde geçer" sözünden de anlaşılacağı üzere, bu hastalık kendi kendine de düzelebiliyor. Dolayısıyla grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda genellikle endişe edilecek tablolara neden olmuyor. Gribal enfeksiyonda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanabiliyor. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar veriliyor, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılabiliyor. Antiviral ilaçlar da ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24-48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu insan için 5-7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımı bile yeterli oluyor.

Grip tedavisinde yapılan hatalar nelerdir?

Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır ancak antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamıyorlar. Üstelik zararlı etkilere de sahip olabiliyorlar. Solunum sistemimiz, bünyesinde yararlı bakterileri de barındırıyor. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler ise zararlı mikropları vücudumuzdan atmakla görevli olan bu  bakterileri yok edebiliyor. Bunun sonucunda virüsler vücudumuza kolaylıkla girebiliyor ve çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. Dolayısıyla, antibiyotiklerin hiçbir zaman hekim önerisi olmadan alınmaması gerekiyor.

Grip aşısı işe yarar mı?

Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında, önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.

Grip aşısını ne zaman yapılır?

Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla grip aşısı için en uygun zaman; sonbahar ayları, özellikle de eylül ve ekim ayı olarak görülüyor.

Kimlere grip aşısı yapılır?

Aşı; 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabiliyor. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor.

Grip aşısı kaç kere yapılır?

Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6-12 ay devam ediyor. Aşının koruyuculuğu ise karşılaşılan virüsle aşının içerdiği antijenik yapının uyumuyla ilişkili. Aşıdaki antijenler virüsle ne kadar uyumluysa, korumanın da o kadar iyi sağlandığı biliniyor.

Grip aşısının yan etkileri nelerdir?

Grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde çeşitli komplikasyonlar gelişebiliyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçiyor ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikayet oluştuğu takdirde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.

Kimler grip aşısı olmalı?

Gripte birincil risk grupları

• 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar).
• Kronik hastalığı olanlar. Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları, romatizma hastaları, diyabetliler  ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar.
• Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar.
• 6 aydan büyük çocuklar.
• Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler.
• Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler.

Gripte ikincil risk grupları

• Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar.
• Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. ).
• Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler.
• Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar vs).