cover image

Grip virüslerine dikkat

Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, griple ilgili bilgiler veriyor.

Grip nedir?


Grip, "influenza" virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü`nün verilerine göre grip, her yıl dünya nüfusunun yüzde 5`ini etkiliyor. Ülkemizde genellikle hafife alınıyor ancak neden olabileceği komplikasyonlar sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor.  

Son yıllardaki grip virüsleri konusunda neler söylenebilir?


Son yıllarda karşılaşılan mevsim griplerinin etkeni 2009 yılından bilinen H1N1 virüsüdür. Özellikle genç ve orta yaştaki insanlarda görülüyor. Okullarda, iş yerlerinde oldukça yaygın. Daha az oranda H3N2 de görülebiliyor. Her iki tip virüs de önceki yıllardan farklı değil, belirtileri, tanısı, tedavisi aynı. Ateş, 3-4 gün kadar yüksek seyredebiliyor. Öksürük uzun süre kalabiliyor. Mümkün olduğunda dinlenme ve bol su tüketmek gerekiyor. Gripte antibiyotik kullanılmaz. Antiviral ilaçlar (oseltamivir gibi) ise ancak hekim önerisi ile alınmalıdır ve ilk 48 saat içinde alınmazsa yeterince etkili değildir. Özellikle kronik hastalığı olanlar, gebeler, yaşlılar ve küçük çocuklar grip belirtileri başlar başlamaz hekime başvurmalıdır.  

Grip nasıl bulaşır?


Gribe neden olan influenza virüsü, hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşıcı olabiliyor. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek veya öpüşmek, yine bu virüsün geçmesine neden olan diğer faktörlerden. Ayrıca grip; hasta veya taşıyıcı kişinin tuttuğu kapı kolu, telefon ahizesi veya havlu gibi ortak kullanım eşyalarından da bulaşabiliyor. Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olması, bulaşıcılığı daha da artırıyor. Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokuyor. Bu nedenle grip; ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu ulaşım araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaşıyor. Virüsü kapmış ancak henüz belirgin yakınmaları olmayan, bir başka deyişle taşıyıcı kişiler de hastalığı bulaştırabiliyor. Eğer kişinin bağışıklık direnci güçlüyse, gribi hafif bir ateş yükselmesi, halsizlik ve birkaç gün süren kuru öksürükle ayakta da geçirebiliyor. Bu kişiler iş ve sosyal ortamdan kopmadıkları için de virüs kolaylıkla başkalarına bulaşabiliyor.  

Gripten nasıl korunmalı?


Mevsime uygun giyinmeye özen gösterilmeli, terli kalmamaya dikkat edilmeli, bol sebze ve meyve tüketilmeli, aşırı yorgunluk, sigara, az ve düzensiz uyku gibi vücut direncini düşüren etkenlerden uzak durulmalıdır.  Her gün en az 2 litre su içilmeli, eller sık sık yıkanmalı, havanın kuruması önlenmeli, ortamın nemli olması sağlanmalıdır.  


Grip tedavisi


“Grip tedavi edilirse bir haftada, edilmezse 7 günde geçer" sözünden de anlaşılacağı üzere, bu hastalık kendi kendine de düzelebiliyor. Dolayısıyla grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda genellikle endişe edilecek tablolara neden olmuyor. Gribal enfeksiyonda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanabiliyor. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar veriliyor, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılabiliyor. Antiviral ilaçlar da ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24-48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu insan için 5-7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımı bile yeterli oluyor.  

Grip tedavisinde sıkça yapılan hatalar neler?


Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır ancak antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamıyorlar. Üstelik zararlı etkilere de sahip olabiliyorlar. Solunum sistemimiz, bünyesinde yararlı bakterileri de barındırıyor. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler ise zararlı mikropları vücudumuzdan atmakla görevli olan bu  bakterileri yok edebiliyor. Bunun sonucunda virüsler vücudumuza kolaylıkla girebiliyor ve çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. Dolayısıyla, antibiyotiklerin hiçbir zaman hekim önerisi olmadan alınmaması gerekiyor.    

Grip öldürücü olabilir mi?


İnfluenza virüsünün yol açtığı bir solunum sistemi hastalığı olan grip; aniden 39-40 dereceye kadar çıkan yüksek ateş, aşırı halsizlik, kuru öksürük, baş ağrısı, şiddetli kas ve eklem ağrılarıyla insanı yatağa düşürebilecek kadar ağır seyredebiliyor. Bu hastalık tablosuna kimi zaman bulantı, nadiren de kusma eşlik edebiliyor. Kuru öksürüğe balgam eklendiği takdirde çok dikkatli olunması gerekiyor. Bu belirti, gribin arkasından zatürree gelişebileceğine işaret edebiliyor. Dolayısıyla, özellikle balgamlı öksürüklerde zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyabiliyor.   Tedavi edilmediği takdirde hangi hastalıklara dönüşebilir? Grip, dikkat edilmediği takdirde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebiliyor. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 30-35`inin nedeni olabiliyor. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki kişilerin salgın mevsiminden önce grip aşısı yaptırmaları özellikle tavsiye ediliyor.  

Grip aşısı nedir?


Grip aşısı ile hastalığın önüne geçilebiliyor mu?
Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında, önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.  

Grip aşısı ne zaman yapılır?


Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla grip aşısı için en uygun zaman; sonbahar ayları, özellikle de eylül ve ekim ayı olarak görülüyor.  

Grip aşısı herkese yapılabilir mi?


Aşı; 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabiliyor. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor. Aşı bir kez yapıldıktan sonra tekrar edilmeli mi? Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6-12 ay devam ediyor. Aşının koruyuculuğu ise karşılaşılan virüsle aşının içerdiği antijenik yapının uyumuyla ilişkili. Aşıdaki antijenler virüsle ne kadar uyumluysa, korumanın da o kadar iyi sağlandığı biliniyor.  

Aşı her yaşta aynı koruyucu özelliğe sahip mi?


Grip aşısı ile koruyuculuk, 65 yaş altındaki sağlıklı erişkinlerde yüzde 70-90 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. İleri yaşlarda bu etki yüzde 30-40 oranında azalmakla birlikte, hastalığın hafif geçirilmesi sağlanıyor. Yapılan kısıtlı sayıdaki çalışmalara göre, grip aşısının çocuklar üzerindeki koruyuculuk oranı ise yüzde 22-91 arasında değişiyor ancak antijenik yapıda büyük değişiklikler meydana gelmişse koruma etkisi tüm yaş gruplarında azalıyor veya aşı tamamen etkisiz hale geliyor.  


Grip aşısının yan etkileri var mı?


Grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde çeşitli komplikasyonlar gelişebiliyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçiyor ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikayet oluştuğu takdirde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.  

Kimler grip aşısı olmalı?


Birincil risk grupları
  • 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar).
  • Kronik hastalığı olanlar. Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları, romatizma hastaları, diyabetliler  ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar.
  • Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar.
  • 6 aydan büyük çocuklar. 
  • Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler. 
  • Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler. İkincil risk grupları 
  • Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar. 
  • Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. ). 
  • Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler.
  • Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar vs).