cover image

İftar ile sahur arasında beslenme

İftar ile sahur arasında dört öğün beslenmek gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi beslenme ve diyet uzmanları, Ramazan aylarında doğru beslenme önerilerini paylaşırken, Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen de özellikle kalp hastalarına yönelik önerilerde bulunuyor.

İftar ile sahur arasında beslenme

Mutlaka sahura kalkın!  


Birçok kişi sahura kalkmadan oruç tutmayı tercih ediyor. Ancak uzun süre aç kalmanın yaratacağı olumsuzlukları engellemek için mutlaka sahura kalkılması gerekiyor. Peki sahurda ne yemeli ne içmeli?
  • Sahurda çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçının 
  • Sofranızda şunları tercih edin: Yumurta, süt, yoğurt, peynir, kuru baklagiller, zeytin, peynir, esmer ekmek, çiğ sebzeler, süt veya yoğurt, meyve veya taze sıkılmış meyve suları, reçel, komposto, kuru baklagil çorbaları, etli veya etsiz sebze yemeği 
  • Sıvı alımına dikkat edin. Bol bol su, komposto, hafif tuzlu ayran, meyve suları, açık çay gibi içecekler tüketin
  • Besinlerin midede uzun süre kalarak, daha çok tok tutabilmesi için posalı yiyecekleri tercih edin.   Yaz dönemlerinde aşırı sıcaklar ve uzun oruç tutma saatleri sonrasında, iftarda çok fazla yemek yenilebiliyor. Bu da özellikle kalp ve mide sorunlarına yol açıyor, kilo alımına neden oluyor. İftar ile sahur arasında dört öğün beslenmek gerekiyor.  

Kalp hastaları mutlaka hekimlerine danışmalı  


Oruç tutmak özellikle kalp ve dolaşım sistemini etkiliyor. Uzun süren açlık ve susuzluk ile beraber sıcaklar nedeniyle de artan sıvı kayıpları kronik hastalar için daha da büyük önem kazanıyor. Vücudun sıvı kaybetmesi kalbin daha çok yorulmasına neden olduğu gibi böbreklerin çalışmasını da bozuyor, zehirli maddelerin kandan temizlenmemesine neden oluyor. Ramazan’da özellikle kalp hastalarının tedavilerinde ayarlamalar yapılması ve ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Eğer hekim izin vermiyorsa, sağlık açısından ona kulak vermek en doğrusu olur. Hastaların iyilik hali ancak tedavileri düzenli devam ettiğinde sağlanabiliyor. Denge bozulduğunda bunu tekrar sağlamak çok uzun ve zahmetli olabiliyor. Hatta bazen hastaneye yatışları gerektirecek düzeylere ulaşabiliyor.  

Kilo almadan geçirmek mümkün  


Araştırmalar, oruç tutan kişilerin, aslında Ramazan öncesi dönemden daha az kalori tüketseler de fiziksel aktivitenin de düşmesi, metabolizmanın yavaşlaması nedeniyle kilo kaybetmediklerini hatta almaya meyilli olduklarını gösteriyor. Üstelik Ramazan’da tatlı ve kolesterol açısından zengin gıdaların tüketimi de artıyor. Oruç tutarken şişmanlamak istemeyen ve sağlığını korumak isteyenlerin beslenmelerine dikkat etmesi gerekiyor.