cover image

Kadın kalbi erkek kalbinden farklı çalışıyor

Erkekler kalp ve damar hastalıklarında genellikle göğüs ağrısı şikayetiyle doktora başvururken; kadınlarda, göğüs ağrısı dışında, nefes darlığı, bulantı, terleme, yorgunluk, hazımsızlık, bayılma, hatta çene ağrısı gibi şikayetler de görülebiliyor. Bu da hastalığın erken tanısının engellenmesi anlamına geliyor çünkü genellikle bu ağrıların altında bir kalp hastalığı olduğu akla gelmiyor. Böyle bir durumda kalp krizinin bile çok geç dönemde tanınabildiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı ve Kalp Sağlığı Koordinatörü Prof. Dr. Sertaç Çiçek, geç teşhisin damarların balonla, stentle açılma şansını da ortadan kaldırdığını belirtiyor.

Kalp ve damar hastalıkları  


Koroner arter hastalığı, hipertansiyon, inme ve konjestif kalp yetersizliği gibi kalp sorunları kadınlarda daha sık görülüyor. ABD’deki istatistiklere göre her yıl yaklaşık 500 bin kadın kalp krizi geçiriyor, 250 bin kadın kalp ve damar hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’deki rakamlar ise, kalp ve damar hastalığı nedeniyle ölümlerin 45-75 yaş arasındaki erkeklerde binde 8, kadınlarda binde 4.3 olduğunu gösteriyor. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin erkeklerde son 20 yılda azalırken, kadınlarda ise tam tersi bir tablonun olduğu görülüyor. Tüm bu rakamlar, toplum genelinde kalp-damar hastalıklarının bir erkek hastalığı olduğu yönündeki algıyı kırabilecek kadar anlamlı. Menopoz öncesi kadınlarda kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığı daha düşük olmakla birlikte eğer sigara içimi söz konusuysa hipertansiyon, diyabet, obezite varsa, ailede de bu hastalık görülmüşse erken izleme gerekebiliyor.  

Kadınlarda kalp hastalıkları

Kadınlarda farkındalık konusundaki genel tablo ABD’de yapılan bir anketten çıkan sonuçlarla ortaya konulabilir. Yapılan ankette kadınlara, ‘Kendiniz için sağlıkta en büyük risk faktörü olarak neyi görüyorsunuz?’ diye sorulduğunda ilk cevap olarak meme kanseri, ikinci cevap olarak rahim ve genital organ kanserleri, üçüncü cevap olarak ise kalp ve damar hastalıkları verilmiş. Oysa her 30 kadından biri meme kanseri nedeniyle hayatını kaybederken, her 2-3 kadından biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da kadın sağlığında kalp hastalıkları riskinin ne denli yüksek olduğunu; ancak anket sonuçlarına göre kadınların bu durumun tam anlamıyla farkında olmadıklarını gösteriyor.  

Kalp hastalığı ve gebelik

Kalp hastası kadınlarda en çok merak edilen ve konuşulan hususlardan birisi de gebelik. Gebelik esnasında artan metabolizma hızını karşılamak için kalbin üzerindeki yük artıyor ve kalpteki hastalığın ciddiyetine ve derecesine göre gebelik izlenebiliyor. Ancak bazı kalp hastalıkları var ki, onların gebe kalması istenmiyor çünkü ciddi boyutlarda yaşamı tehdit edebilecek sorunlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle belirli kapak hastalıklarında gebeliğin izlenilmesine izin verilebiliyor. Akciğer basıncı, doğumsal kalp hastalıklarına bağlı akciğer hipertansiyonu olan, ciddi, aort kapağının ileri derecede daraldığı olgularda tedavi yapılmadan gebeliğe izin verilmesi uygun görülmüyor.  

Kadın ve erkek kalbi arasındaki 5 fark

Erkek ve kadınlar özelinde kalp hastalıkları açısından temel farklar şöyle sıralanıyor:
1. Erkeklerde kalp ve damar hastalıklarında göğüs ağrısı şikayeti olurken, kadınlarda bu şikayetin yanı sıra; nefes darlığı, bulantı, terleme, yorgunluk, hazımsızlık, çene ağrısı ve bayılma gibi belirtiler de görülebiliyor.
2. Kalp ve damar hastalıklarına (koroner arter) dair belirtiler kadınlarda erkeklere oranla 10 yıl gecikmeli olarak, özellikle menopozdan 5-6 yıl sonra görülmeye başlıyor. Erkeklerde ise daha erken, 40’lı yaşlardan itibaren ortaya çıkıyor. Bunun nedeni tam olarak bilinmese de menopoz öncesi kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkilerinin olduğu düşünülüyor.
3. Kadınların anjiyo olma olasılıkları erkeklere göre daha düşüktür çünkü daha az sayıda kadın, test sonucunda koroner anjiyografiye yönlendiriliyor. Örneğin, efor testi kadınlarda yanıltıcı sonuçlar verebiliyor.
4. Anjiyografiye giren ve damarlarına stent takılan kadınlarda, komplikasyonlar erkeklere oranla daha fazla görülüyor.
5. Kadınlarda ameliyat döneminde daha fazla yara enfeksiyonu olabiliyorken; solunum cihazına bağlı kalma süreleri, hastanede yatış süreleri de uzuyor ve daha fazla kan transfüzyon gerekliliği görülebiliyor.