cover image

Kalp krizi ölümlerini yarı oranda azaltmak mümkün

Kalp hastalıkları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. TUİK verilerine göre çeşitli kalp hastalıkları ile beyin damar hastalıklarını içine alan dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 2014 yılında hayatını kaybeden erkeklerin sayısı 74 bin 295. Kalp hastalıklarının görülme sıklığı stresli yaşam, beslenme ve yaşam alışkanlıkları gibi faktörlerle her geçen gün artsa da modern tıpta hastalıkların erken teşhisi için önemli gelişmeler de yaşanıyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nin bünyesinde yer alan SHAPE yöntemi, kalp hastalıkları riskini arttıran etkenleri belirleyerek, gerekli önlemlerin alınmasını sağlıyor. Erişkinlerin yüzde 50’sinde koroner arter hastalığının ilk belirtisinin kalp krizi olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “SHAPE ile kalp krizi geçirme riski olan bireyleri kalp krizi geçirmeden saptayarak gerekli önlemleri almak ve kalp krizi geçirme ihtimallerini olabildiğince azaltmak hedefleniyor” diyor. SHAPE ile kalp krizi riski tespit edilip, sorumlu risk faktörleri uygun şekilde düzeltilebilirse, kalp krizi ölümlerini yarı oranda azaltmak mümkün olabiliyor.

SHAPE tarama yöntemiyle kalp krizi riski nasıl belirleniyor?

Society for Heart Attack Prevention and Eradication (Kalp Krizini Engelleme ve Düzeltme Derneği) anlamına gelen SHAPE, bu dernek tarafından öncülüğü yapılan kalp krizi riski belirleme algoritmasını ve bu algoritmaya dayanarak kalp krizi riski belirleme konusunda sertifikasyon almış merkezleri belirtiyor. SHAPE tarama yöntemiyle öncelikle kalp krizi riski ön taraması yapılıyor. Bu tarama sırasında hastanın yaşı ve cinsiyeti, total kolesterol ve HDL değerleri, sistolik kan basıncı, hipertansiyon tedavisi uygulanıp uygulanmadığı, sigara içip içmediği, diyabeti olup olmadığı ve bilinen bir damar hastalığı bulunup bulunmadığı sorgulanıyor. Tarama sonucunda orta veya yüksek risk saptanan kişilere; çok kesitli bilgisayarlı tomografi ile kantitatif koroner kalsiyum skorlaması uygulanıyor. Sağlıklı bireylerin koroner damarlarında kalsiyum birikimi bulunmuyor, yani kalsiyum skoru “0” oluyor. Koroner damarlarda kalsiyum bulunması ise, kalp krizi ihtimali ve damar sertliğinin habercisi durumunda ve damarlarda bulunan kalsiyum birikiminin miktarı kalp krizi riskinin arttığını gösteriyor. SHAPE programının sonuçları; sağlıklı olduğu düşünülen her 100 kişiden 30 ile 40’ının önlem alması gereken düzeyde kalp rahatsızlığına sahip olduğunu ve 5 ile 10’unun tedavi gereken ciddi koroner kalp hastalığı bulunduğunu gösteriyor.

SHAPE programına katılan kişilerin kalp krizi geçirme riski ne kadar düşüyor?

Dünya genelinde en önemli rahatsızlıkların başında gelen kalp krizinin oluşmadan önlenmesi büyük önem taşıyor. SHAPE yöntemi ise; kalp krizi geçirme riskinin belirlenmesinin ardından yüksek riske sahip kişiler için gerekli tedbirlerin alınması ile kalp krizi riskinin yarıya yakın oranda azaltılmasını sağlıyor. Kalp krizi riskinin en güvenilir şekilde belirlenmesi; hastanın kendisi ile ilgili bilgilerin alınması (yaş, cinsiyet, boy, kilo, şeker hastası olup olmadığı, kullandığı ilaçlar, ailesindeki kalp hastalıkları vb.) ve laboratuvar testleri ile koroner kalsiyum skorlamasının yapılmasıyla gerçekleştiriliyor.  

Kimler kalp krizi riski taşıyor?

Kalp krizi riski erkeklerde 40, kadınlarda ise 50 yaşından sonra artış gösteriyor. Şeker hastası olanlar, sigara içenler, doğum kontrol hapı kullanan kadınlar, kolesterolü yüksek olanlar veya başka bir damar hastalığı bulunanlarda kalp krizi riski daha yüksek oluyor.