cover image

Osteoporozda doğru tedavi hayat kurtarıyor

Osteoporoz’da doğru yaklaşımın hayati önem taşıdığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, özellikle kalça kırıkları açısından doğru tedavinin büyük önem taşıdığını, bu vakaların beşte birinin ölümle sonuçlandığı söylüyor. 

Tüm dünyada yaklaşık 200 milyon kadını etkileyen Osteoporoz ile ilgili yapılan araştırmalar; hafif düşme sonucu kırık problemiyle hastaneye başvuranların yüzde 97’sinde D vitamini yetersizliği görüldüğünü ortaya koyuyor. Kalça kırığı yaşayan her beş kadından birinin bir yıl içinde hayatını kaybetmesine neden olan hastalıkta, vücut kitle indeksi yani boy ve kilonun oranı da kemik kırıklarının oluşmasında etkili oluyor. Sanılanın aksine, yüksek vücut kitle indeksi kemiklerin kırığa olan eğilimini azaltıyor. Yani kilolu kadınlar daha az kırık riski taşıyor. Ancak obezitenin genel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle onaylanmıyor.  

Osteoporoz tedavisi  


Kemiklerdeki kırık riskinin artması anlamına gelen osteoporozun doğru tedavi edilmesi, özellikle eski yaşam kalitesine dönüşü engelleyen ve vakaların beşte birinin ölümle sonuçlandığı kalça kırıkları açısından büyük önem taşıyor. İlerleyen yaşla birlikte, değişik hastalıklara ve ilaç kullanımına bağlı olarak artan kırık riskinin, hastanın hayatını tehdit edecek duruma gelmesi halinde ayrıntılı ve çok yönlü bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekiyor. Osteoporozda sadece kemik yoğunluğuna bakılarak tanı konulup, buna göre tedaviye başlanması yanlış bir uygulama. Bu uygulama ile hastanın kırık riski değil, doğrudan kemik yoğunluğu tedavi ediliyor. Oysa kemik yoğunluğu değerinin iyi olması kırıktan korunmada tek başına yeterli olmuyor. Nitekim kemik yoğunluğu normal olanların yaklaşık yarısında kırıkların görülmesi, bunun en net göstergesi olarak kabul ediliyor.  

Çok zayıf olmak da sorun yaratıyor  


Vücut kitle indeksi, yani boy ve kilonun oranı da kemik kırıklarının oluşmasında etkili. Sanılanın aksine, yüksek vücut kitle indeksi kemiklerin kırığa olan eğilimini azaltıyor. Fiziksel stresin bu olumlu etkisi nedeniyle çocukların basketbol ve voleybol gibi zıplamayı gerektirecek sporlar yapmaları öneriliyor. Kemiğe daha fazla fiziksel stres bindiği için, kilo kemik gelişimine katkı sağlıyor. Ancak obezitenin genel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle onaylanmıyor. Hastanın daha önce osteoporotik kırık geçirmiş olması diğer kırıklar için zemin hazırlıyor. Bu nedenle de ilk kırığı engellemek önem taşıyor.  

Osteoporoz için yaş en önemli risk faktörü  


Kırık riskinin ortaya konulması için kullanılan çizelgeye göre, değerlendirilmesi gereken dört ana faktör bulunuyor:
  • Kemik yoğunluğu ölçümü, 
  • Yaş, 
  • Daha önce geçirilen osteoporotik kırık, 
  • Annenin kırık öyküsü. 

Kırığa olan eğilimin, kemik sertliği ve kemik kalitesi olmak üzere iki başlık altında değerlendirilmesi gerekiyor. Yaş ile birlikte kemiğin yoğunluğu azaldığı gibi kalitesi de bozuluyor. 40 ve 80 yaşındaki iki insanın kemik yoğunluğu değerleri aynı olsa da yaşla birlikte kemik kalitesi bozuluyor ve kırık riski sekiz kat artıyor. Bu nedenle ileri yaş gruplarında kemik yoğunluğuna bakmadan, kemik kalitesinin bozulduğu göz önüne alınarak tedaviye başlanabiliyor. Bir diğer faktör ise cinsiyet. Kadınların menopoza girmesiyle birlikte, kemikleri koruyucu etkisi olan östrojen hormonu azalıyor ve bunun sonucunda kırık riski artıyor.  

İkincil faktörlere dikkat  


Osteoporoz riski üzerinde etkili olan birtakım ikincil faktörler de bulunuyor:  
  • İçki ve sigara kullanımı, 
  • Hareketsiz yaşam, 
  • Tiroid hormonu kullanımı, 
  • Kronik akciğer hastalıkları, 
  • İnflamatuar barsak hastalıkları, 
  • Romatoit artrit,
  • Erkeklerde prostat,
  • Kadınlarda meme kanseri tedavisi görmek 
  • Organ nakli