cover image

Sağlıklı kalpler için düzenli kontrol

Hastalıkların erken tanısı ile daha sağlıklı ve uzun bir yaşam için Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanları, düzenli olarak kalp check-up’ı yapılmasını öneriyor… 

Türk Kardiyoloji Derneği’nin araştırmalarına göre, ülkemizde her yıl 190 bin kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Araştırmalar önlem alınmadığı takdirde bu sayının 2020’de yaklaşık 300 bine ulaşacağını gösteriyor. Oysa düzenli yapılan kalp check-up programı sayesinde uzun yıllar sağlıklı yaşamak mümkün. Kalp check-up’ında hedef öncelikle hastalığa zemin hazırlayan değiştirilebilir risk faktörlerini ortadan kaldırmaktır. Programın bir başka önemli işlevi de, hastalığın erken teşhis edilebilmesine imkan tanımasıdır. Bu sayede ileride ciddi sorunlara yol açabilecek hatta hastanın yaşamına mal olabilecek kalp hastalıkları kolaylıkla tedavi edilebiliyor.

Bu amaçla 20 yaşını geçmiş herkesin beş yılda bir kandaki toplam kolesterol, LDL (kötü huylu) kolesterol, HDL (iyi huylu) kolesterol ve trigliserid düzeylerini ölçtürmesi gerekiyor. Eğer bunlar normalden daha yüksek düzeydeyse ölçüm sıklığı artırılmalıdır. 

Kalp kontrolleri için hangi tetkikler yapılıyor?

Kalp check-up programı genellikle iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama; doktor muayenesi kan tahlilleri ve EKG olmak üzere üç bölümden oluşur. Alınan sonuçlar doğrultusunda kalp hastalığına yönelik bir bulgu tespit edilmemişse ileri tekniklerin uygulanmasına gerek duyulmamaktadır. Sigara tüketimi, yüksek tansiyon, diyabet ve obezite gibi değiştirilebilir risk faktörleri belirlenirse ya da ailede erken yaşta yaşamını yitiren kalp hastaları varsa kişiye özel koruyucu tedavi programı başlatılabilir. Kalp hastalığına yönelik belirtiler tespit edildiği takdirde ileri tekniklerin kullanıldığı ikinci aşamaya geçilir. Bu bölüm de; efor testi, eko, ritim holter, tansiyon holter gibi yöntemlerden oluşuyor. Tetkiklerin ardından hastalık saptanırsa tedavi süreci başlıyor.

Kalp için kan tahlilleri

Bir dizi tahliller uygulanarak, kolesterol ve trigliserid gibi maddelerin kandaki değerleri belirlenir. Çünkü kalp hastalığının oluşmasında, kanımızda bulunan yağların düzeyi önemli bir yer tutmaktadır.

Elektrokardiyografi (EKG):
Göğüs ön duvarı cildine elektrotlar yapıştırmak suretiyle kalbin elektriksel akitvitesinin kaydedildiği çok kısa süren basit bir tanı yöntemidir. Koroner yetersizliği, tehlikeli ritim problemi, kalp büyümesi olup olmadığı konusunda fikir verir.


Kalp için egzersiz stres testi

Bu testte kişi bir yürüme bandı üzerinde kademeli olarak hız ve eğim artırılarak yürütülür. Yaklaşık 9-12 dakika süren test sırasında ve sonrasında dinlenme döneminde sık sık EKG kaydedilir ve kan basıncı, kalp hızındaki değişimler izlenir. Böylece kişide gizli bir koroner kalp hastalığı olup olmadığı ortaya çıkarılabilir.

Ekokardiyografi:
Kalbin ultrason yöntemiyle görüntülenmesi esasına dayanır. Ultrason, insan kulağının duyma sınırının ötesinde  bir sestir. Yaklaşık yarım saat süren ve rahatsızlık vermeyen bir yöntemdir. Kaydedilen görüntülerde kalbin anatomik yapısı, performansı, boyutları, kapakların normal olup olmadığı belirlenebilir.

24 saatlik ritim, kan basıncı takibi (holter): Bu yöntemler ritim sorunu ya da hipertansiyon şüphesi bulunan kişilere uygulanmaktadır. Kişi bir gün boyunca üzerinde ritmini ya da kan basıncı ölçümlerini kaydeden küçük bir çanta taşır. Daha sonra bu kayıtlar doktor tarafından bilgisayarda incelenir ve detaylı olarak rapor edilir. Yapılan muayane ve tetkikler sonucunda kalp sağlığınızla ilgili bir sorun tespit edildiği takdirde zaman kaybetmeden tedaviye başlanır.