| CYBERKNIFE (UZAY NEŞTERİ
) ASM'DE HİZMETE SUNULDU
Dünyada sadece sınırlı merkezde bulunan Cyberknife,
Türkiye'de ilk kez Anadolu Sağlık Merkezi'nde hizmete
sunuldu.
Pek çok kanserin radyoterapisinde kullanılan Cyberknife,
tümörü cerrahi yöntem kadar kesin bir sınırla ortadan
kaldırırken, ışınların normal dokulara zarar vermesini
de önlüyor. Radyo-cerrahinin en gelişmiş yöntemi olarak
nitelendiren Cyberknife teknolojisi sayesinde hastalar
tedaviden hemen sonra günlük işlerine de dönebiliyor.
Üstelik Cyberknife'ın yararları bunlarla sınırlı değil!

Cyberknife 2002 yılından bu yana başta ABD ve Japonya'da
olmak üzere dünyanın en saygın Kanser Enstitüleri'nde
binlerce hastada başarıyla uygulanıyor. Dünyanın en
iyi Tıp merkezlerinden biri olarak bilinen Stanford
Üniversitesi Tıp Fakültesindeki Cyberknife Merkezi'ne
ülkemizden de çok sayıda hasta başvurusu olduğu belirtiliyor.
Dünyada sadece 70 merkezde bulunan Cyberknife, artık
Türkiye'de Anadolu Sağlık Merkezi'nde de hizmete sunuldu.
2001 yılında tüm vücut kullanımı için FDA onayı alan
Cberknife, her türlü kanserin radyoterapisinde kullanılan
en son teknoloji ürünü. Tümör çevresindeki normal dokuların
radyasyonla karşılaşmasını minumuma indiren, radyo-cerrahinin
en gelişmiş yöntemini oluşturuyor. Cyberknife ağrısız
ve herhangi bir operasyon gerektirmeyen bir tedavi yaklaşımı
olarak nitelendiriliyor. Vücut içerisindeki tümör ya
da hastalıklı alanlar duyarlı bir biçimde hedefleniyor
ve yüksek radyasyon dozları verilerek öldürülüyor.
Hangi
bölgelerde kullanılıyor?
Cyberknife beyin tümörlerinde etkili bir yötem olarak
nitelendiriliyor. Ayrıca tedavi imkânı bulunmayan beyin
sapı ve omurilik tümörlerinde, felçsiz iyileşme sağlayan
tedavi yöntemini artık Cyberknife tedavisi oluşturuyor.
Benzer şekilde Cyberknife, ameliyat şansını kaybetmiş
hastaların tedavisine de olanak veriyor. Bilgisayarlı
Tomografide görülen tümörün işaretlenmesinden sonra
yaklaşık bir saat süren bir seansta, robot, tümörü bir
cerrah titizliğiyle ışınlayarak yok ediyor. Başta beyin
olmak üzere; beyin sapı, omurilik, gırtlak, akciğer,
karaciğer, pankreas, böbrek, böbrek üstü bezi, prostat
gibi kanserleri sık görülen organlara yan etkisiz ışın
tedavisi verebilmesi, yaygın bir kullanım alanının olmasını
sağlıyor. Bu üstün teknoloji sayesinde hastalar tedaviden
hemen sonra normal günlük işlerini yapabiliyor, hatta
araba kullanarak hastaneden ayrılabiliyor.
Hata
payı minimuma iniyor!
Cyberknife her türlü kanserin radyoterapisinde kullanılıyor.
Robot kolu üzerine yerleştirilen 6 Mega voltluk Linac
ile çalışıyor. Cihazın her açıda dönebilen ve her pozisyonda
durabilen robotik kolu yardımıyla odaklanmış ışınlar
hastaya gönderiliyor. Böylece vücuttaki herhangi bir
bölge, robotik kol sayesinde rahatlıkla ışınlanabiliyor.
Bu özellik, tedavisi diğer radyoterapi cihazlarıyla
mümkün olmayan hastalara da tedavi şansı veriyor. Bunun
yanı sıra Cyberknife cihazıyla tedavi sırasında yüzde
100 gerçek zamanlı görüntü alınabiliyor ve bu görüntüler
rehberliğinde radyasyon veriliyor. Özellikle beyin dışındaki
organlar zaman zaman hareket edebiliyor. Bu da vücuda
radyasyon verilmesi sırasında istenen doz dağılımını
engelliyor. Cyberknife'da tümör içine / cilt yüzeyine
yerleştirilen belirleyiciler ve Synchrony ismi verilen
bir yazılım programı yardımıyla hareketli organlar tedavi
sırasında cihaz tarafından sürekli izleniyor. Organ
istenen pozisyona geldiğinde de ışın veriliyor. İzo-sentrik
olmayan ve non-koplanar ışınlar ile tek ya da daha fazla
bölünmelerle mükemmel doz homojenitesi ve dağılımları
elde edilerek 1 mm gibi çok küçük sapma sınırlarında
tedavi yapılabiliyor. Bunun sonucunda hastaya verilen
dozda hata payı minimuma iniyor.
Ağrısız
ve yan etkisiz
Robotik yönlendirme sistemi sayesinde normal dokuları
milimetrenin altında bir hassasiyet ile ışından korumak
mümkün olabiliyor. Yani cerrahi yöntem kadar kesin bir
sınırla tümörü ortadan kaldırırken, ışınların normal
dokulara zarar vermesini de engelliyor. Kansız, bıçaksız
anestezisiz ve ağrısız ameliyat yapabilen robot olarak
ameliyatın hiçbir yan etkisini ve riskini taşımıyor.
Bu nedenle de radyocerrahi cihazı olarak biliniyor.
Solunumla yer değiştiren organları izleme sistemi sayesinde
vücudun pek çok bölgesinde bulunan kanserlerin ve bunların
yayılımlarının tedavisinde en az ameliyat kadar etkili
oluyor.
Klinik uygulamalarda CyberKnife
AVM
(Arteriovenous Malformation)
Beyin ve omirilikte oluşan bir damar hastalığıdır. Her
yıl için %3-4 kanama riski vardır. Ayrıca sara nöbeti,
ağrı ve nörolojik defisit oluşturabilir. Embolizasyon
veya cerrahi yöntem ile tedavi edilebilir. Ancak bu
yöntemler riski yüksek invaziv girişimlerdir. Bu yüzden,
etkisi diğer yöntemlere göre daha sonrada görülse de,
radyocerrahi emniyetli bir tedavi yöntemidir.
Diğer radyocerrahi sistemlerde ışınlanacak hedefi belirlemek
ve sabitlemek için kafa kemiğine metal frame takılması
gerekmektedir. Bu takılan aparat yaklaşık 3-6 saat arası
hastanın başında takılı kalmak zorundadır. Oysa CyberKnife
ile yapılan tedavide ağrılı metal frame takılmayacağı
için hastalar ağrı hissetmeyeceklerdir. Ayrıca omirilikte
veya kafa tabanına yakın olan AVM'lerde diğer radyo
cerrahi sistemlerle tedavi edilememektedir. CyberKnife
ile ise vücudun herhangi bir noktasındaki lezyon kolaylıkla
ve tam doğrulukla tedavi edilebilmektedir.
Beyin
Tümörleri
Beyin dokusunun kendisinden gelişen tümörlerin büyük
bölümünde Cyberknife tedavisi tek başına veya ameliyat
sonrasında uygulanmaktadır.
Beynin iyi huylu tümörleinde, tümörü küçültüp yok ederek
yada tümör büyümesini durdurarak etki eden Cyberknife,
hastaların ameliyatsız tedavisini sağlamaktadır.
Beynin kötü huylu tümörlerinde de ameliyat öncesi veya
sonrasında kullanılarak hastalara yardımcı olunmaktadır.
Klasik radyoterapiden ve diğer radyocerrahi yöntemlerden
farklı olarak kafaya metal çerçeve takılmaması ve 30
- 40 seans yerine çoğunluk tek veya 1 - 5 seans arasında
tedavinin bitirilmesi en büyük avantajı oluşturmaktadır.
Beyin
metastazları
Kanser hücreleri kan yolu ile başka organlara giderek
o organlara yerleşir ve büyümesine ve yerleştiği dokuyu
bozmasına devam eder. En çok yerleştiği organlardan
biri de beyindir. %20-40 kanser hastasında beyin metastazı
görülmektedir. Bunların %75 kadarı birden fazla odakta
tutulmaktadır. Hastada sara nöbeti, başağrısı ve nörolojik
defisit oluşturabilir.
Beyin metastazlarının tedavisinde cerrahi tedaviler,
tüm beyin radyoterapisi bazı kemoterapötik ajanlar kullanılmaktadır.
Yapılan çalışmalar radyocerrahinin de cerrahi kadar
etkin bir yöntem olduğunu göstermiştir. Bu yöntemle
hastalar beyin cerrahisi gibi ağır bir yükten kurtulabilmektedirler.
Ancak birçok radyocerrahi sistemlerde AVM'de olduğu
gibi ışınlanacak hedefi belirlemek, tedaviyi planlayabilmek
ve uygulamak için kafa kemiğine fikse edilen metal frame
takılması gerekmektedir. Bu takılan aparat yaklaşık
3-6 saat arası hastanın başında takılı kalmak zorundadır.
Oysa CyberKnife ile yapılan tedavide planlama ve uygulama
için böyle bir ağrılı metal frame takılması gerekmeyeceğinden
hastalar ağrı hissetmeyeceklerdir. Ayrıca diğer radyocerrahi
yöntemlerle ancak tek fraksiyon radyoterapi yapılırken;
CyberKnife ile birkaç fraksiyon (1-5) radyocerrahi yapılabilmektedir.
Ayrıca glial tümörlerde, akustik nörinomlarda, hemanjiobastomlarda
ve trigeminal nevraljilerde benzer sebeplerden dolayı
CyberKnife üstünlüğünü korumaktadır.
Karaciğer
kanserleri
Karaciğerin primer kanseri (hepatoselüler ca ) ve karaciğerdeki
safra yolları kanserinin (intrahepatik kolanjio ca.)
öncelikli tedavisi cerrahidir. Cerrahi uygulanan; özellikle
tümörü küçük olan hastalar uzun yaşayabilmektedirler.
Ancak %30 hastada cerrahi uygulanabilmektedir. Diğer
hasta grubu cerrahi şansını kullanamamakta ve birçok
sistemik tedaviye rağmen yaşamları kısa olmaktadır.
Aynı şekilde karaciğerin metastatik hastalıklarında
da cerrahi yaklaşım çok daha az olmakta ve kemoterapi
ile yeterince etkili olunamamaktadır. Klasik radyoterapi
bu hasta gruplarında karaciğerin hareketli olması ve
sağlam karaciğer dokusunun radyasyondan etkilenerek
zarar görmesinden dolayı uygulanamamaktadır veya çok
sınırlı olgulara çok sınırlı dozlar verilebilmektedir.
Bu dozlar da tümör üzerine istenilen etkiyi gösterememektedir.
Radyocerrahi sistemle sağlam dokular maksimum korunabilse
bile teknik olarak kafatası dışında uygulanamamakta
ve hareketli organlara planlama yapılamamaktadır. Oysa
CyberKnife ile hareketli organların radyocerrahisi küçük
bir müdahele ile mümkün olabilmektedir. Sağlam dokular
maksimum korunurken tümör dokusuna diğer klasik yöntemlerle
verilemeyen yüksek dozlarda çıkılabilmektedir. Böylece
cerrahi yapılamayan primer veya metastatik karaciğer
kanserlerine etkili dozlarda radyocerrahi yapılarak
yaşamlarını uzatma şansı doğmaktadır.
Akciğer
kanserleri
Akciğerin kendi dokusundan oluşan veya başka dokularda
oluşup akciğere atlayan kanserler bu hayati organa verdikleri
zarardan dolayı oldukça ölümcüldürler. Hastalarda öksürük,
nefes darlığı, kanama, ağrı, ani kilo kayıbı genelde
en çok görülen bulgulardır. Primer akciğer kanserinin
tedavisinde cerrahi tedavi çok önemlidir. Erken evrelerde
cerrahi tedavi ile hastalara uzun yaşamlar sağlanabilir.
İleri evrelerde radyoterapi ve kemoterapi uygulanan
tedavi yöntemleridir. Tüm bu tedavilere rağmen çoğu
zaman hastalık kontrol edilemez ve tümör büyümeye devam
edebilir. Bu durumda ikinci kez cerrahi ve/veya klasik
yöntemlerle radyoterapi uygulanamaz. Uygulanabilse de
istenilen dozlara çıkabilme şansı çok düşüktür. Bu yüzden
etkili sonuç alınamamaktadır. Oysa CyberKnife ile sağlam
dokular maksimum korunurken tümör dokusuna diğer klasik
yöntemlerle verilemeyen yüksek dozlarda çıkılabilmektedir.
Böylece cerrahi ve radyoterapi yapılamayan primer akciğer
kanserlerine etkili dozlarda radyocerrahi yapılarak
hastalığın kontrol edilebilmesi ve yaşamlarını uzatma
şansı doğmaktadır.
Son yıllarda yapılan çalışmalar metastazların da tedavi
edilmesi ile (cerrahi ve/veya radyoterapi ile) hastalara
yaşadıkları sürece daha iyi yaşam sağlandığı ve hatta
yaşamlarını uzatıldığına ait bulgular rapor edilmektedir.
CyberKnife bu tip olgulara da cerrahinin yetersiz kaldığı
durumlarda etkili bir tedavi olarak tercih edilebilmektedir.
Bazen de ağır ameliyatlardan hastaları kurtarmaktadır.
Pankreas
kanseri
Her yıl Amerika'da 30,000 kişi pankreas kanseri tanısı
almakta ve yine 30,000 hasta pankreas kanserinden ölmektedirler.
Buradan da anlaşılabileceği gibi pankreas kanserinden
ölüm oranı oldukça yüksektir. Hastalık; sarılık, ağrı,
zayıflama ve hazımsızlık gibi şikayetlere sebep olur.
Cerrahi tedavi temel tedavidir. Ancak cerrahi erken
evrelerde uygulanabilmektedir. Oysa sarılık dışındaki
diğer bulgular hastalığa özel olmadığı için erken evrelerde
yakalama şansı düşüktür. Cerrahi şansını yitiren hastalarda
tek başına kemoterapi veya radyoterapi istenilen sonucu
vermemektedir. Kemoterapi ile radyoterapinin beraber
uygulanması ile daha iyi sonuçlar alınmasına rağmen
istenilen düzey yakalanamamıştır. Radyoterapi ince bağırsak,
karaciğer böbrek ve omurilik yüzünden istenilen yüksek
dozlarda uygulanamamaktadır. CyberKnife klasik radyoterapinin
erişemediği bu dozlara erişerek cerrahi uygulanan hastalara
yakın bir sonuç elde etmek için fırsat olacaktır.
Prostat
Kanserleri
Prostat kanserlerinde ki klasik radyoterapiyle elde
edilebilen kesin tedavi sonuçlarını Cyberknife ile tek
seansta elde etmek üzere yapılan çalışmalar son aşamaya
ulaşmıştır. Prostat kanserlerinde Cyberknife uygulamasına
yakın bir gelecekte tüm dünyayla birlikte ASM'de de
başlanacaktır.
Cyberknife nedir?
- Cyberknife, her türlü kanserin radyoterapisinde
kullanılan en son teknoloji ürünü. Robot kolu üzerine
yerleştirilen 6 Mega voltluk Linac ile çalısan bir
cihaz.
- Tümör çevresindeki normal dokuların radyasyonla
karşılaşmasını minumuma indiren, radyo-cerrahinin
en gelişmiş yöntemi.
- Cihazın her açıda dönebilen ve her pozisyonda durabilen
robotik kolu yardımıyla odaklanmış ışınlar hastaya
gönderiliyor.
- Vücuttaki herhangi bir bölge, robotik kol sayesinde
rahatlıkla ışınlanabiliyor. Bu özellik, tedavisi diğer
radyoterapi cihazlarıyla mümkün olmayan hastalara
da tedavi şansı veriyor.
- Cyberknife ağrısız ve herhangi bir operasyon gerektirmeyen
bir tedavi yaklaşımı olarak nitelendiriliyor. Vücut
içerisindeki tümör ya da hastalıklı alanlar duyarlı
bir biçimde hedefleniyor ve yüksek radyasyon dozları
verilerek öldürülüyor.
|