Dünyanın en zor ortopedi ameliyatlarından birini geçirdim

Bulgaristan’ın Haskova şehrinde yaşıyorum. 49 yaşındayım. Altı sene önce diz bölgemde istirahatle geçmeyen şiddetli ağrılar hissetmeye başladım ve bir doktora başvurdum.  Yapılan incelemeler sonucu bir tür kemik tümörü olan çok yerleşimli “osteochondroma” tanısı kondu. Tanı konulduktan sonra hayatım artık eskisi gibi olmadı. İlk olarak diz kapağımın arka kısmından bir ameliyat oldum. Ancak hastalık bu kez koltuk altı bölgemde çıktı ve tümörün kanserleştiği (kondrosarkoma)  söylendi. Yine ameliyat olmak zorundaydım ama ameliyatlar benim için çare olmuyor ve hastalık yeniden nüksediyordu. Bugüne kadar Bulgaristan’da koltuk altı bölgemden beş kez ameliyat oldum.  Son olarak tümörün göğsümün sol tarafında ve kalbime yakın omuz bölgemi tamamen kapladığını öğrenince tedavimle ilgili başka arayışlara girdim.

Tam bu sırada Anadolu Sağlık Merkezi’yle tanıştım. Eşimin Türkiye’de yaşayan bir arkadaşına Anadolu Sağlık Merkezi’ne ulaştırması için raporlarımı gönderdik ve yapılan incelemelerin sonunda doktorların beni görmek istedikleri bilgisinden sonra hemen İstanbul’a geldim.  Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde muayeneden ve radyolojik incelemelerden sonra tümörün bu kez çok hassas bölgede olduğunu ve dünyada çok az merkezde uygulanan bir ameliyatla alınabilmesinin mümkün olduğunu söyledi.  Bu iyi haberdi. Benim endişe etmemin nedeni ise ameliyatın taşıdığı riskti. Çünkü kolumu kaybetme riskim olduğu kadar hayatımı da kaybedebilirdim. 

Anadolu Sağlık Merkezi’nde konulan tanı, çok yerleşimli kalıtımsal kemik çıkıntısı olarak ifade edilebilecek “Multiple Herediter  Egzositosis” (MHE) idi. Ortopedinin en önemli ve zorlu ameliyatlarından biri olan “Tikhoff-Lindberg” yöntemini uyguladılar ve başarılı oldu. Ameliyatta omzumun üst kısmı, kürek ve köprücük kemikleri bir bütün olarak, çevre damar ve sinir yapıları korunarak çıkarıldı ve bölgeye protez uygulandı. Damar ve sinirlere zarar vermeden tümör çıkarıldı. Yaklaşık sekiz saat süren bu işleme ‘Uzuv Koruyucu Cerrahi’ deniyormuş. Olası en ufak hata kolumu kaybetmeme sebep olabilirdi. 

Başlangıçta bu riskleri duyunca ameliyattan çok korktum. Dünyanın en zor ameliyatlarından birisi olduğu söylendi. Bu nedenle ameliyata karar vermek benim için kolay olmadı. Ama doktorumun verdiği moral sayesinde korkularımın üstesinden geldim. Ameliyattan önce bir gün boyunca beni operasyona hazırladılar. Ameliyattan bir hafta sonra kolumu rahatlıkla hareket ettirebildim. Üç hafta sonra dikişlerim alındı