Erken tanı hayatımı kurtardı.

Bir hafta sonu evde otururken tesadüfen sağ meme altımda elime gelen misket büyüklüğünde bir kitle hissetim. Pazartesi günü işe geldiğimde kötü bir şey olduğuna ihtimal vermiyordum, meme dokumdur diye düşünüyordum. Yine de arkadaşlarımın ısrarı üzerine Prof Dr. Metin Çakmakçı'ya meme muayene randevusu aldım. Muayene sırasında Metin Bey, şüpheli bir kitle olduğunu ve hemen ultrason yapılması gerektiğini söyledi. Hemen radyologumuzu arayıp randevu aldı. Ultrason görüntüsü sonucuna göre biyopsi yapıldı ve sonucu beklemeye başladım. O gün benim için gerçekten çok kötü bir gün olmuştu. Alt üst olduğumu hissettim. İlk aklıma gelen çocuklarımdı… Bundan sonraki hayatımın planını gözümün önünden geçirmeye başladım. Çok üzüldüm ve çok ağladım.

Salı günü biyopsi sonucum çıkmış ve mememde kötü huylu bir tümör saptanmıştı. Yani “kanser”dim. Tanı konduktan sonra, süreç hızla ilerlemeye başlamıştı. Çarşamba günü PET/CT çekildim, tümör sadece memede yerleşmişti ve başka bir yerde yayılım yoktu. "Erken teşhis" edilmişti. Bu sonuca çok sevinmiştim! Doktorumla sonucu görüşmeye gittiğimde, perşembe gününe ameliyat listesine adımı yazdırmıştı bile. Ve o gün geldiğinde, saat 12.00’de çok başarılı bir ameliyat geçirdim. Meme koruyucu cerrahi uygulandı ve koltuk altı lenf bezlerim korundu. Ameliyat sırasında alınan tümörden özel bir test yapıldı. Bu test sonucunda kemoterapi almama ihtiyaç olmadı. Sadece radyoterapi ve hormon tedavisi yapılacaktı. Hayatım bu dört gün içinde inanılmaz değişmişti, birçok duyguyu aynı anda yaşamıştım. Her şey yolunda gitse de, tanıyı aldıktan sonra insan hızla bu durumdan kurtulmak istiyor.

Ameliyat sonrası kısa bir dinlenme sürecinin ardından radyasyon onkolojisinden Prof. Dr. Kayıhan Engin ve ekibiyle radyoterapi sürecim başladı. 6 hafta boyunca hafta içi her gün tedavimi aldım, bu süreçte işime devam ettim. Hafif yorgunluk ve cilt değişiklikleri dışında herhangi bir komplikasyon yaşamadım. Şu an medikal onkoloji bölümünden Prof. Dr. Necdet Üskent’in takibinde kontrollerim devam ediyor. 5 yıl devam edecek hormon tedavisine başlandı.

Bu olumsuz deneyimi yaşayan biri olarak; “erken tanı hayat kurtarır!” diyorum. Çok kere duyduğumuz bu cümle aslında konunun özeti. Meme kanseri artık günümüzde çok yaygın, buna rağmen tanı ve teşhis yöntemleri çok gelişti. Bu konuda uzmanlaşmış kişiler, çok iyi merkezlerde hızla tanı koyuyorlar. Tüm genç ve yaşlı kadınlar; kendi kendine meme muayenesi yapmalı, kendi meme dokusunu tanımalı, meme taramalarına katılmalı. Kontrolden korkmamalı ve memesinde en ufak bir değişiklik hissettiğinde bir merkeze başvurmalıdır.