İnternet’te araştırıp, kendim için en doğru seçimi yaptım

Kanserle ilk tanıştığımda henüz 13 yaşındaydım. Ayak parmaklarımda 2 cm büyüklüğünde bir kitle saptandı. Genellikle çocuklarda görülen bir kemik kanseri türü olan Ewing Sarkoma tespit edildi. Cerrahi ve sonrasında kemoterapi ile kitle ortadan kaldırıldı. Tedavi başarılıydı. Ancak üç yıl sonra, sağ akciğerimde 3 cm büyüklüğünde yeni bir kitleyle karşılaşıldı. Bu sefer yüksek dozlarda bir kemoterapi tedavisi ve aynı zamanda da kök hücre uygulaması yapıldı. Tedaviye yine tam yanıt alındı ve iyileştim. 2008 yılında ise, akciğerde beşinci kaburga yakınlarında 6 cm’lik bir kitle bulundu. Bu noktada hekimlerim tümörü kontrol etmek için radyoterapi önerdiler.

Açıkçası ülkemdeki hekimler, konuya daha geleneksel yaklaşıyorlar. Dolayısıyla bana radyoterapi uygulamak istiyorlardı. Bence bu tercihlerindeki en büyük etkenlerden biri, ülkemizde henüz CyberKnife bulunmadığı için hekimlerimizin bu konuda yeterince bilgi ve deneyime sahip olmamasından kaynaklanıyor. Sonuçta hangi tedavinin benim için daha iyi olacağına kendim karar verdim, bu her şeyden önce benim seçimimdi.

CyberKnife uygulaması her ülkede yok. Amerika’da ve Avrupa’da var. Yine İnternet üzerinden birçok hastaneyle iletişime geçtim. Bazı hastaneler, uzun süre beklemem gerekebileceği konusunda beni uyardılar. İnternet’ten Anadolu Sağlık Merkezi'yle ilgili bilgilere ulaştım. Bana en çabuk cevap veren, raporlarımı değerlendiren Anadolu Sağlık Merkezi oldu. Hemen beni görmek istediklerini ve koşulların uygunluğu kesinleştiğinde hemen tedaviye başlayabileceklerini söylediler. Bir hasta için zaman çok önemli, çünkü boşa geçirecek pek fazla vaktimiz yok. Bu hastaneye yerleştirilmem de tamamen internet üzerinden gerçekleşti. Fakat daha sonra sağlık turizmi hizmetleri veren bir şirket bizim için bütün ulaşım ve konaklama sorunlarını çözdü.

Her şey o kadar pürüzsüzce ve kolay gelişti ki, çok doğru bir tercih yaptığımızı daha buraya gelmeden hissettik. Çalışanların çoğu İngilizce konuşuyor ve dil ile ilgili de hiçbir sorun yaşamadık. Ülkemdeki hastanelerle karşılaştırdığımda en büyük farkın hastayla sıcak ilişkiler olduğunu söyleyebilirim.

Seçimim kesinlikle doğruydu

Doğru bir karar almışım ve tedaviye olumlu yanıt verdim. Avustralya’da bana radyoterapi uygulansaydı, yan etki olasılığı daha fazla olacaktı. Bu yüksek yan etki risklerini almak istemedim. Ayrıca buradaki hekimlerimin tümörün yok edilebileceğine dair umutları var. Önemli olan da bu.

CyberKnife tedavisi boyunca hiçbir yan etki hissetmedim. 1.5 saatlik seanslar boyunca kıpırdamadan yatmak zorundasınız ama bunun dışında başka hiçbir sıkıntı yok. Ne başım ağrıdı, ne de midem bulandı. Sadece normalden biraz daha fazla yorgunum. Bunun da geçici bir durum olduğunu biliyorum, kendimi hep yorgun hissetmeyeceğim.

Artık tedavi için Türkiye'ye gelmeme gerek yok. Oradaki hekimlerim kontrol sonuçlarını yollayacaklar. Fakat Türkiye’ye kesinlikle geri gelmeyi çok istiyorum, tedavi amaçlı değil ama. Çünkü buraya gelmek benim için çok değişik bir deneyim oldu. Bir daha ki sefer; arkadaşlarımla, sevgilimle ve ailemle gelip gezmek istiyorum.