Küçük kalbe büyük cerrahi!

Yiğit Ali Taşkın’ın hikayesi de birçok kişinin yaşadığı gibi güzel bir gebelik haberiyle başladı. Sorunsuz ve keyifli geçen gebelik sürecinin ardından başarılı bir doğumla dünyaya geldi. Doğum sonrası ilk saatlerde her şey yolunda görünse de ilerleyen günlerde yaşanan gelişmeler küçük bebeğin ters olan kalp damarlarının ameliyatı ile sonlanan bir süreci başlattı.

Annesi Melike Hanım ve babası Alper Bey, ilk bebeklerini kucaklarına almalarına karşın tüm bu süreci büyük bir sükunetle karşıladı. Yiğit Ali birdenbire daha fazla uyumaya başladı ve iştahı kesildi. Ardından ayakları da morarmaya başlayınca ailesi zaman kaybetmeden hekimine haber verdi. Yapılan birtakım incelemeler için yoğun bakım servisine alınan Yiğit Ali’nin kalbinde doğuştan gelen bir sorun olduğu anlaşıldı ve ameliyat için Anadolu Sağlık Merkezi’ne yönlendirildi.
 

“Küçük bedende büyük ameliyat nasıl olur?”

Hastaneye gelir gelmez yoğun bakım servisine alınan Yiğit Ali’ye yapılan ek incelemeler sonucu, kalpten çıkan damarların ters olduğu ve cerrahi gerekliliği netleşti. Henüz taburcu olmayan annesi Melike Hanım ve eşi ile oğlu arasında mekik dokuyan Alper Bey, yaşadıkları şoku atlatamadan oğullarının hastalığını ve cerrahi kararının doğruluğunu araştırmaya başladı. Alper Taşkın uykusuz geçen o günleri şöyle anlatıyor: “Oğlumu henüz bir kez kucağıma almıştım ve eşim de henüz hastaneden çıkmamıştı. Ama küçük kalbi için ameliyat olması gerektiği söyleniyordu. Mantığım almıyordu, bu kadar küçük bir bedenle böyle büyük bir ameliyat nasıl gerçekleştirilecekti?”

Birkaç gün önce sezaryenle doğum yapan Melike Hanım, oğlundan ayrı kalmaya daha fazla dayanamayarak, hekiminin de onayıyla hastaneden taburcu oldu ve Yiğit Ali’nin yanına geldi. Yaşadığı süreçle büyük stres yaşayan Melike Hanım’ın bu dönemde sütü kesildiğinden oğlu için anne sütünü aramak zorunda kaldılar. Alper Bey o günleri şöyle anlatıyor: “Oğlumu görmek için yoğun bakıma girdiğimde hemşireler bizden Yiğit Ali’yi beslemek için anne sütü getirmemizi istedi. Ama yaşadığı stresten dolayı Melike’nin sütü kesilmişti. Neyse ki ailelerimizin yardımıyla Yiğit Ali için bulduğumuz süt anneleri sayesinde bu sorun çözüldü. Melike’nin yoğun çabaları ve ısrarı sonrasında sütü geri geldi.”
 

Bebek kalp ameliyatında riskler de var, ama…


Hafta başında Yiğit Ali’ye yapılan ekokardiyografi ve anjiyo sonrasında ameliyatıyla ilgili durum netleşti. Prof. Dr. Sertaç Çiçek, aileyi bilgilendirdikten sonra olası riskleri anlattı. Yiğit Ali, 9 gün yoğun bakımda kaldı. Bu zaman içinde neredeyse hiç uyumayan anne ve baba, en zorlu saatleri ameliyattan önceki gece yaşadı. “Ameliyat nasıl geçecek, her şey yolunda gidecek mi, uyanabilecek mi gibi onlarca soru kafamızda dolaştığı için uykusuz geçen gecenin ardından ameliyat sabahına uyandık” diyen anne Melike Hanım, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ameliyata girmeden önce tüm yakınlarımızla beklemeye başladık. Oğlumu bir kez daha gördüm. Dr. Sertaç Bey, merak ettiğimiz bir şey olup olmadığını sorduğunda, oğlumuzu kendisine ve ekibine emanet ettiğimizi söyledik. Yaklaşık 5.5 saat süren ameliyatın ardından Yiğit Ali sağ salim odasına geldi.”

Minik bebek hayata kaldığı yerden devam edecek


Küçük Yiğit Ali, adı gibi yiğitçe hastalığın üstesinden gelmiş ve başarılı bir ameliyat geçirmişti. Babası “Bana tüm bu süreçte oğlum güç verdi. Onun dayanma gücünü gördükçe, ben daha da güçlü oldum” diyor. Yoğun bakıma alınan Yiğit Ali, ameliyatı takip eden ikinci günden itibaren anne sütüyle beslenmeye başladı. Artık her şey yolunda gidiyordu...

Melike Hanım ve Alper Bey’in gözlerindeki ışık hiç sönmemiş, tüm bu yaşadıkları sonrasında moralleri halen yüksek... Şimdi ikinci bebeklerini dünyaya getirmeyi planlıyorlar. Ama yaşadıklarından aldıkları ders onları ikinci gebeliği daha temkinli geçirmeye yöneltiyor. Çift bu kez mutlaka fetal eko yaptırmayı düşünüyor. Yaşadığı cerrahi sonrası iyileşme dönemi geçiren Yiğit Ali’nin gelişimi yaşıtları gibi devam edecek. Erken tanı ile doğru zamanda yapılan bu ameliyat sayesinde hayatı da engellenmeyecek...
 

Uğurlu patik


Alper Taşkın, oğlu Yiğit Ali ameliyathaneye alındıktan sonra yaşadıkları önce heyecan, ardından sevinç hissetmelerine neden olan bir olayı bizlerle paylaştı: “Yiğit Ali’yi ameliyathaneye alalı dakikalar olmuştu. Biz de ameliyathane önündeki alanda gelecek iyi haberleri bekliyorduk. Bir süre sonra kapı açıldı ve ‘Bebek Taşkın’ın yakınları kim?’ diye sordular. O sırada saate baktım ve aklımdan sadece “henüz çok erken!” diye geçti ve adeta dizlerimin bağı çözüldü. Ağzımdan tek kelime çıkmadan öylece kalakaldım. Kendimi toparladığımda sadece elimi kaldırarak “Buradayım” diyebildim. Sonrasında hemşire hanımdan hepimizi rahatlatan ve gülümseten yanıt geldi: “Patiğini çıkarmıştık, onu getirmek istedim.’ Hepimiz derin bir oh çektik.” Melike Hanım o patiği halen çantasında taşıyor. O patiğin “uğurları” olduğunu düşünen annesi, “Bu bizim için çok güzel bir hatıra oldu” diyor.