Oğlumun göremediğini öğrendiğim an şok oldum

2009’un ilk aylarında yaşadığımız küçük bir kaza hayatımın dönüm noktası oldu. Bulgaristan’ın Küstendil şehrinde aşçılık yapıyorum. Şu an beş yaşında olan oğlumun bir gün tırnaklarını keserken küçük bir tırnak parçası gözüne kaçtı. Bunun üzerine acilen gittiğimiz hastanede hiç beklemediğimiz bir şey öğrendik; oğlumun gözünde 6 cm büyüklüğünde bir tümör olduğu söylendi. Oğlum çok akıllı ve sakin bir çocuktu. Görme sorunu yaşadığına dair hiçbir şey fark etmedik. Bize göre her şey normal görünüyordu. Tümör olduğunu söylediklerinde inanamadık. Ama çabuk hareket etmemiz gerekiyordu. Oğlumu hemen ameliyata aldılar. Tümörü küçültmek için yapılan ameliyat sonrasında tümör yarıya inmişti fakat çocuğun göz sinirlerinde hasara yol açmıştı. Bu hasar sonrasında ise oğlum neredeyse göremez hale gelmişti ama ne yazık ki biz bunu henüz bilmiyorduk. 

Çaresizlik içinde olduğumuz o günlerde karşımıza Anadolu Sağlık Merkezi’nde tedavi görmüş bir iş adamı çıktı ve bize yardım elini uzattı. Oğluma radyoterapi verilmesi gerekiyordu ama Bulgaristan’daki doktorlar sonuç konusunda garanti veremiyordu. Bize gelen bu yardım eline uzanmaktan başka şansımız yoktu. Öyle de yaptık ve Türkiye’ye geldik. Anadolu Sağlık Merkezi bizim için bir umut oldu. Oğluma MR yapıldı ve radyoterapi gerektiği söylendi. Bizim için asıl şok, oğlumun görmediğini öğrendiğimiz an oldu. Kendimi karanlığın ortasında çaresiz ve aciz hissettim.

Her şeye rağmen umudumuzu kaybetmedik. Oğlum radyoterapi tedavisi gördü. Halen kontrol altında. Takipleri ise düzenli olarak devam ediyor. Oğlum şu an gündelik yaşantıyla ilgili her işini kendisi yapabiliyor. Yaşadığı görme kaybı çocuk kalbinden hiçbir şey eksiltmemiş. Güzel gözleriyle etrafa gülücükler saçmaya devam ediyor. Tek isteğimiz var olan görme kaybını yitirmeden, hayatını sürdürmesini sağlamak. Bunun için de Anadolu Sağlık Merkezi’ne ve hekimlerine güveniyorum.