Türkiye’de hasta olduğumu unuttum

Diş hekimiyim… Düzenli olarak check-up yaptırıyordum, bu şekilde fark edildi hastalığım. Papiler tiroit kanseri tanısı kondu. İlk öğrendiğimde bunalıma, depresyona girdim. Ayakta kalmak, mücadele etmek aklımdan hiç geçmedi. Hayat durdu o an benim için. Ancak ailemin desteğiyle bu dönemi atlattım. Çünkü bu hastalık dünyanın sonu değil, mücadele ederseniz ve iyileşmek isterseniz iyileşirsiniz. Annem, babam ve eşimin desteği çok büyüktü.

Gürcistan’da ameliyat oldum. Ancak bir doktor arkadaşım Türkiye’ye gitmemi önerdi. Kendisi yıllardır tedavi için Türkiye’ye gidip geliyordu çünkü. Gürcistan’da cerrahi konusunda çok iyiyiz ancak onkoloji konusunda çok gelişmiş değiliz maalesef. Teknoloji var ama yeterli uzman yok bu konuda. Güvenemedim ülkemde tedavi olmaya. Türkiye hem yakın, hem de onkoloji tedavileri burada çok gelişmiş. Sadece doktorlar değil, diğer sağlık personeli de bir kanser hastasına nasıl davranması gerektiğini iyi biliyor. Bizim sağlık çalışanları bu konuda bu kadar eğitimli değiller. 

Böylece Anadolu Sağlık Merkezi’ne geldim. Kanser boyun bölgesinde yayılmıştı, moralim çok bozuktu. Türkiye’de kendimi hiç hasta hissetmedim, hastalığımı unuttum. Burada bana kimse acıyarak yaklaşmadı. Hep destek verildi, moral verildi. Tek sıkıntım radyoaktif iyot tedavisi gördükten sonra birkaç hafta çocuklarımdan uzak durmam gerektiğiydi. Ülkeme döndüğümde onlara sarılamamak beni çok üzüyordu.

Radyoaktif iyot tedavisini burada gördüm ve iyileştim. Düzenli olarak kontrollere geliyorum. Altı ayda bir geliyordum ancak sağlığım çok yerinde; artık yılda bir kez çağırıyor beni doktorum kontrole. Bu hastalığım beni çok değiştirdi. Hayata, sevdiklerime daha çok bağlıyım ve yapmak istediğim hiçbir şeyi ertelemiyorum artık. Daha pozitif düşünmeye başladım. Manevi değerler, insanlık daha fazla ön plana çıktı hayatımda. Her şeye karşı daha yoğun duygular besliyorum artık…