cover image

Anti-Aging Uygulamaları

okuyabilirsiniz.

PRP ile Yüz Gençleştirme
Fransızların geliştirdiği ve mezorejuvinasyon olarak adlandırdığı; Amerikalıların PRP (Plasma Rich Platelet Injection) olarak işlemlendirdiği yöntem; cilt gençleştirmede yeni bir çağ açmıştır. Kişinin kendi kanından, santrifüj tekniği ile elde edilen serum; büyüme faktörlerinden ve trombositlerden zengin kısmı ayrıştırılmakta ve tüm yüz, boyun ve dekolte cildine mezoterapi cihazı ile uygulanmaktadır.
Bu yöntemde cilde dışarıdan hiçbir yabancı madde, ilaç vs. uygulanmamakta, sadece cilde kişinin kendi kanından elde edilen taze hücreleri ve büyüme faktörleri verilmektedir. Yüzde şişme, kızarma, morarma, mimik hareketlerini engelleme, alerji gibi hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.

Yöntem yılda 3 seans; 1’er ay aralıklarla uygulanmaktadır. 3 seanslık uygulamanın sonunda kişinin cilt yaşı en az 5 yaş gençleşmekte ve bu olumlu etkiyi kişinin cildi kendi kendine yapmaktadır. Büyüme faktörleriyle cilt canlanmakta ve yeniden yoğun olarak kollajen üretmektedir. Cildinizdeki sarkmalar, kırışıklıklar, geniş gözenekler düzelerek PRP tekniği ile canlı, parlak ve gergin bir cilt sağlanabilir. Cildimize kalınlığını, sağlamlığını ve sıkılığını veren cildimizin kollajen tabakasıdır. Her 10 yılda cildimiz kollajeninin yaklaşık olarak %10’unu kaybeder. Örneğin 40 yaşındaysak kollajenimizin %40’ını kaybetmişiz anlamına gelir. Bu da cildimizin kalınlığının %40 oranında azalması demektir. Böylelikle cildimizin destek dokusu azalmakta kırışıklıklar ve sarkmalar oluşmaktadır. Antiaging yöntemlerin (yaşlanmaya karşı yöntemler) hepsi cildin kollajen üretimini artırmaya yöneliktir.

Kişinin kan hücresinden yararlanılan PRP yöntemi, pek çok soruna çözüm olmuştur. Cilde uygulanan kanın büyüme faktöründen zengin ve DNA aktivatörü eklenmiş plazmasıyla (PRP) yapılan mikroenjeksiyonlarla cilt yeniden kollajen üretir, destek dokusu sağlamlaşır. Böylelikle daha sıkı, genç ve diri bir cilde sahip olunmaktadır.

Seans öncesi 10 cc kan alınır ve özel kit tüplerde laboratuvarımızda dinlendirilir. Bu arada uygulama yapılacak alan lokal etkili anestezi kremimizle uyuşturulur. Kit tüplerde dinlenmiş olan kanınız hızlı devirde özel sentrifüj cihazında işleme tabi tutulur. Santrifüj işlemi sonrasında kanınızın trombositten ve büyüme faktörlerinden zengin plazması ayrıştırılır. En son içine hücre DNA’sını aktive eden DNA aktivatörü eklenir. Böylece PRP’niz hazır olur. Göz çevresi, tüm yüz ve boyun cildinize mikroenjeksiyon tekniği ile U225 cihazı ile acısız bir uygulama yapılır. En geç 35 yaş sonrası ciltte sarkmalar başlar. En geç 35 yaş ile birlikte yaşlanma karşıtı tedavi amacıyla herkese en az yılda 2 seans PRP yaptırmaları önerilmektedir.

PRP’nin diğer kullanım alanları 

AKNE İZLERİ

DOĞUM VE KİLO ALIP VERMEYE, BOY UZAMASINA BAĞLI ÇATLAKLAR

YARA, AMELİYAT, YANIK İZLERİ

CİLT LEKELERİ, GÜNEŞ LEKELERİ

Kimyasal Peeling
Kimyasal Peeling, kimyasal özellikte tahrip edici bir madde kullanılarak, derinin katlarının planlı bir şekilde harap edilmesidir. Güneşin oluşturduğu cilt bozuklukları, sivilce izleri ve derinin yaşlanması, cildin görüntüsünü etkileyen önemli faktörlerdir. Günümüzde bu şikayetlerin giderilmesinde en sık kullanılan yöntemlerden biri, "kimyasal peeling" yöntemidir. 


Peeling işlemi nasıl etki gösterir?
Pek çok deri problemi, hücrelerin cildi kalın ve cansız hale getirmesiyle ilişkilidir veya direkt olarak bu sebepten kaynaklanmaktadır.
Peeling işlemi hangi madde ile yapılırsa yapılsın, derinin üst bölümündeki gereksiz hücreler kaldırılarak, alttaki taze ve hasarsız cildin açığa çıkartılması sağlanır; böylelikle alttaki taze cildin yapılanması ve inşası uyarılmış olur. Cildin aktivasyonu ile sağlıklı, gergin ve dolgun bir cilt görünümü kazanılır. 



Tedavi hangi aralıklarla yapılmalı ve kaç uygulama gerekmektedir?
Yaklaşık 2 ya da 4 hafta aralıklarla, 4-6 kez yapılan tedavi yeterlidir ve gerekli durumlarda altı ay veya yılda bir tekrar edilebilir. 



Peeling tedavisi hangi amaçlarla kullanılır? 


• Güneş hasarı sonrası oluşmuş ince ve kalın çizgilerin hafifletilmesi 

• Cilt yumuşaklığının arttırılması 

• Sivilce izlerinin hafif ve orta düzeye indirilmesi 

• Ciltteki lekelerin düzeltilmesi 

• Cildin doğal parlaklığının arttırılması 

• Cildin gözeneklerinin küçültülmesi

• Ciltteki sivilcelerin giderilmesi

Mezolift
Bu yöntemde mezoterapi cihazıyla cilde çok sayıda vitamin, aminoasit, meyve asitleri  ve antiaging‘de kullandığımız geçerliliği kanıtlanmış ürünler verilmektedir. Yılda 4 seans uygulanan bu tedavide seans aralıkları ortalama 3 haftadır. Bu tedavide cildin genel yapısı pürüzsüzleşir, ince kırışıklıklar kaybolur, cilt gerginleşir, sıkı, parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanır. Tüm yüz, boyun ve dekolte bölgesine uygulanabilir. Cildin mimik kaslarını etkilemez, doğal yüz ifadesini bozmaz, cildin genel kalitesini artırır, yüzde şişme yaratmaz.

Somon DNA Aşısı 
Ciltteki yaşlanmaya bağlı lekelere, sarkmalara ve kırışıklıklara karşı en etkili yaşlanma karşıtı yöntem olma özelliği taşıyan Somon DNA Aşısı ile özellikle dekolte, göğüs ve boyun bölgelerinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan sarkmaları toparlayarak daha canlı bir görünüm sağlanır.

Göz Çevresi (Light Eyes) 
Göz altı bölgesindeki cilt, vücudumuzun en ince ve hassas derisidir. Göz altında morluk, torbalanma, gevşeklik gibi sorunlarda etkili yöntem olarak “light eyes” uygulaması sayılmaktadır. 

Light eyes uygulaması göz altı derisine mikro enjeksiyon tekniğiyle gerçekleştirilir. Göz altı morluğunun, torbalanmasının ve cilt gevşekliğinin durumuna göre 2 hafta ara ile 3-4 seans şeklinde uygulama yapılır. 

Light eyes’in yoğun K vitamini sayesinde morluklar azalır, Gingko bilobası sayesinde cildin dolaşımı düzelir göz altı torbalanmaları iner ve yoğun peptid içeriğiyle göz altlarınız sıkılaşır ve böylelikle yorgun, yaşlı ifadeden kurtularak, taze, genç ve dinamik bakışlara sahip olmak mümkündür.

Botoks
Mimik kaslarının oluşturduğu kırışıklıkların tedavisinde kullanılan FDA onaylı ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Botoks uygulamalarıyla bugün Amerika Birleşik Devletleri de olmak üzere pek çok ülkede cerrahi yüz gerdirme operasyonlarının sayısı gün geçtikçe azalmaktadır. Bu tedavide alın, göz çevresi kırışıklıkları, düşük kaşlar ve boyun bantları başarı ile tedavi edilmektedir. Botoks ağrısız bir tedavi olup, kişi işlemden hemen sonra günlük hayatına rahatlıkla devam edebilmektedir. Bir seansta maksimum 60 ünite orijinal ilaç kullanılır, tedavi aralıkları yaklaşık 6 aydır. Tedavinin estetik sonuçları açısından doktor ve hastanın konsültasyonu önemli olup, doğal görünümü koruyarak kırışıklıkları azaltmak ön planda tutulmaktadır.

Botoks hangi kırışıklıkların tedavisinde kullanılır?

Botoks tedavisine en iyi cevap veren kırışıklıklar alın göz etrafı ve kaşların arasındaki kırışıklıklardır. Botoks ayrıca gülme çizgileri, boyun ve ense kırışıklıklarının tedavisinde de kullanılabilir.

Botoks tedavisi ne zamandan beri uygulanmaktadır?

Botoks uzun yıllardır göz uzmanları tarafından şaşılık ve göz tembelliğinin tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Son yıllarda yüz mimiklerine bağlı kırışıkları iyileştirmedeki belirgin etkisinden dolayı Botoks'un kullanımı artmıştır.

Kırışıklıklar nasıl oluşur?

Kırışıklıkların bir bölümü deri altında yer alan kasların kasılması sonucu derinin ekilmesiyle oluşur. Bu kasların gevşemesi kırışıklıkların azalması ya da tamamı ile ortadan kalkmasına neden olur.

Botoks nasıl etkili olur?

Botoks botilinum toksin A içeren bir ilaçtır. Bu toksin Clostridium botulinum denen bir bakteri tarafından üretilir ve botilusmus denen tehlikeli bir hastalığa neden olur. Botilinum toksin nöromüsküler blokaj yapan bir ajandır, yani kasa enjekte edildiğinde kasta felce neden olur, bunu sinirle kas arasıdaki iletişim boşluğuna asetil kolin denen maddenin salınmasını engelleyerek oluşturur. Kaslar sinir tarafından uyarılamayınca da felç oluşur. Sinir yenilendiğinde ise kas yeniden alışmaya başlar. Aynı mekanizma ile sempatik sinir uçlarını bloke ederek aşırı terlemenin tedavisinde de kullanılabilir.

Botoks nasıl uygulanır? 
Botox uygulaması hastanemizde uzman hekimlerimiz kontrolünde yapılmaktadır. Anestezi gerektirmez. Botoks uygulaması acısızdır ve injeksiyon yerinde herhangi bir iz bırakmaz. Uygulama sırasında çok küçük miktardaki Botoks ince iğnelerle derinin hemen altındaki kaslara enjekte edilir. Uygulamadan sonra uygulanan alanda herhangi bir değişiklik olmaz ve günlük normal aktivitelere hemen dönülebilir.
Botoks'un etkisi ne zaman başlar ve ne kadar sürer? 
Botoks’un etkisi 2-7 günde görülür. Bu etki 3-6 ay süre devam eder, daha sonra yeni enjeksiyonlara ihtiyaç duyulur. Yapılan alışmalar ardı ardına yapılan enjeksiyonların, tedaviler arasındaki aralığı uzattığını göstermiştir.

Uygulamadan sonra nelere dikkat etmek gerekir?

Botoks’un maksimum etkisini göstermesi için konuya dikkat edilmelidir. İlk olarak tedavi alanına 2-3 saat dokunulmamalıdır. İkinci olarak hasta 2-3 saat boyunca dik pozisyonda kalmalıdır. Üçüncü olarak hastaların 2-3 saat boyunca bu kaslarını alıştırmaları istenmelidir. Bu işlem Botoks’un uygun kas ve sinirler tarafından alınmasını sağlar. Kaşlar arasındaki kırışıklıklar için kaş atma, alın kırışıklıkları için kaş kaldırma ve göz kırışıklıkları için gözleri kısmak maksimum faydayı sağlar.

Botoks’un yan etkileri nelerdir?

Toksin çok düşük miktarlarda enjekte edildiği için, tedavi güvenli yan etkiler minimaldir. Enjeksiyon sırasında hafif yanma hastaların yarısında meydana gelir. Nadiren enjeksiyon alanında morarma olabilir. Diğer yan etkileri göz kapağı ve kaşlarda düşüklüğe neden olmasıdır. Göz kapağı düşüklüğü % 1 oranında görülür. Ortalama dört haftada geriler.

Botoks kimlere uygulanabilir?

Botoks hemen hemen herkese uygulanabilir. Botoks oldukça güvenli bir ajandır. Botoks uygulaması basit bir prosedür olduğundan muayenehane koşullarında kolaylıkla uygulabilir. Böylece hastaların zaman kaybetmesi engellenir. Uzun süre içinde gelişen kırışıklıklar, Botoks tedavisiyle bir haftada düzelir. Eğer Botoks tedavisi uygun kırışıklıklara uygulanırsa, sonu diğer kozmetik yöntemlerle elde edilemeyecek kadar başarılıdır.

Yüz ve Dudak Dolgusu
DOLGU MADDESİ ENJEKSİYONLARI
Hastanemizde hyalüronik asit içeren dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Hyalüronik asit normal deride bulunan doğal bir maddedir. Kollajen yapımında rol oynar. Günümüzde pek çok antiaging kreminin içinde kullanılmaktadır. Cildimizdeki Hyalüronik asit maddesi yaş ilerledikçe azalmaktadır. Dolgu maddesi enjeksiyonlarıyla cilde kaybettiği bu maddeyi gerekli yerlerde yeniden kazandırarak cildin taze, genç ve sağlıklı bir görünüm alması sağlanabilir. İşlem aralıkları, cildin ihtiyacına ve kullanılan dolgunun tipine göre 1-2 yıl arasında değişebilmektedir.

DOLGU MADDELERİ
Dolgu maddelerinin kullanımı, giderek popüler bir hal almaktadır, çünkü çok basit olan bu işlem ile, hastalar sivilce izlerini ve kırışıklıklarını tedavi ettirebilmekte ve günlük yaşamlarına devam edebilmektedirler. Son yıllarda oldukça fazla dolgu maddesi geliştirilmiştir. Bununla birlikte ideal dolgu maddesini bulmak için çalışmalar halen devam etmektedir.

İdeal bir dolgu maddesi aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır?
• Fizyolojik olarak insan dokuları ile uyumlu olmalıdır. 

• Yan etkileri ve komplikasyonları az olmalıdır.

• Kalıcı olmalı, zaman içinde vücut tarafından ortadan kaldırılabilmelidir. 

• Uygulaması kolay olmalıdır.

Dolgu maddeleri hangi durumlarda yüzde kullanılabilir?
Dolgu maddeleri akne veya başka nedenlerle oluşmuş skarların tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca büyük ve küçük plastik cerrahi işlemlerle de kombine edilebilir. Sıklıkla bu maddeler kırışıklık ve iz tedavisi için kullanılmakla birlikte, dudakları kalınlaştırmakta da kullanılır.

Dolgu maddeleri ile hangi cilt durumları tedavi edilebilir?
• Kaşlar arasındaki çizgiler 
• Dudak etrafındaki kırışıklıklar 
• Dudak kenarlarından çeneye uzanan kırışıklıklar
• Dudaklara hacim kazandırma amaçlı kullanılabilir
• Alındaki kaygı çizgileri 
• Göz kenarlarındaki kaz ayağı çizgileri 
• Nazolabial bölgede (Burun kenarından ağız köşelerine inen bölge) bulunan derin gülme çizgileri 
• Çenedeki çukurlar 
• Sivilce izleri 
• Diğer nedenlerle oluşmuş izler
 
Hangi ürünler dolgu maddesi olarak kullanılabilir?
Cilt dokusuna eklenebilen birçok dolgu maddesi vardır. Üreticilerin hepsi kendi ürünlerinin avantajlarını öne sürmeye çalışmaktadırlar. Ama sizin cildinize hangi ürünün doğru olduğuna, yapacağı muayene sonrasında dermatoloji veya plastik cerrahi uzmanları karar vermelidir