Hemen Arayın

Hamilelik belirtileri nelerdir?

okuyabilirsiniz.

Hamilelik ihtimalini akla getiren ilk belirti 7 günün üzerinde yaşanan adet gecikmesi olarak bilinir. Bu belirti tek başına gözlendiğinde kesin tanı için yeterli olmamakla birlikte, adet döngüsü devam ederken ortaya çıkan hiçbir belirti hamilelik bulgusu olarak değerlendirilemez. Herhangi bir durumda gebelik şüphesinin doğması ve gebelik testi uygulaması için her şeyden önce adet döngüsünün devam etmiyor olması gerekir. 

Hamilelik belirtileri nelerdir?

Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

Yumurtlama döneminde olgunlaşan sağlıklı kadın yumurtasının, erkek üreme hücresi olan sağlıklı spermle döllenmesi sonucunda embriyo meydana gelir ve rahim içine yerleşir, böylece hamilelik süreci başlar. Gebeliğin başlamasıyla birlikte hormon düzeyleri farklılaşır ve buna bağlı olarak kadın vücudunda pek çok değişim yaşanır. Gebelik belirtileri olarak da tanımlanabilen bu değişimler, planlanmamış gebeliklerde gözden kaçırılsa da, hamile kalmayı planlayan kişiler tarafından erken dönemde fark edilebilir. Kişiden kişiye farklı şekillerde oluşabilen bu semptomlar, gebelik süreci boyunca haftadan haftaya farklılık gösterir. Âdet gecikmesi hamilelik döneminin ilk belirtileri arasında yer alsa da, memelerde hassasiyet, kasıklarda ağrı ve dolgunluk, adet olacakmış hissi gibi pek çok farklı belirti de gebeliğin ilk dönemlerinde fark edilebilir. Âdet gecikmesi, memelerin hassaslaşması gibi belirtiler gebelik döneminin başlangıcında görülse de bu durum kişinin kesinlikle gebe olduğunun kanıtı değildir. Gebelik varlığının kesin olarak anlaşılabilmesi için gebelik testi yaptırılması gerekir. Bu testide mümkünse adet rötarından en az 1 hafta sonra yaptırmak daha sağlıklı olacaktır. Hamileliğin ilk belirtisi, kanda Beta HCG hormonun (Human chorionic gonadotropin) yükselmesidir. Bu hormon, döllenmenin gerçekleştiği günden 7 gün sonra yükselmeye başlar ve döllenmeden 14 gün sonra kan testlerinde anlamlı bir artışa neden olur.

Kadın üreme hücresi olan yumurtanın, sperm ile döllenmesiyle başlayan gebelik süreci boyunca kadın vücudunda pek çok fizyolojik değişim yaşanır. Hormonal düzenin değişmesiyle ortaya çıkan hamilelik belirtileri, her anne adayı tarafından fark edilmeyebilir. Ayrıca var olan belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti de kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Gebelik süreci boyunca görülen belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

  • İmplantasyon Kanaması: Döllenmenin ardından meydana gelen embriyo, bir süre sonra rahme tutunur ve yerleşir. İmplantasyon olarak tanımlanan bu işlem sırasında kişide lekelenme şeklinde kanama meydana gelebilir. Ayrıca bu dönemde akıntı da görülebilir. Bu belirti, gebelik planlayan bazı kişiler tarafından fark edilebilir.
  • Memelerin Hassaslaşması: Hormonal düzendeki değişime bağlı olarak kişinin memelerinde ağrı, dolgunluk hissi ve hassasiyet oluşabilir. Karıncalanma şeklinde de hissedilebilen bu duruma ek olarak meme yüzeyindeki damarlar belirginleşir. Memelere olan kan akımı miktarının artmasına bağlı olarak gerçekleşen bu duruma ek olarak hormon salınımına bağlı olarak memeler büyümeye başlar. Ayrıca tıpta areola olarak tanımlanan meme ucunu çevreleyen halka koyulaşır ve meme uçları büyür.
  • Vücut Sıcaklığının Artması: Değişen hormonal düzene bağlı olarak hamile kişilerin vücut ısısı 1 derece kadar artabilir. Bu durum özellikle kişi uyanır uyanmaz, aç karnına yapılan ölçümlerde daha belirgindir.
  • Kasık Ağrısı: Gebeliğin 4 ila 5. haftalarında görülen kasık ağrısı, implantasyona bağlı olarak gerçekleşebilir. Kasık bölgesinde hafif şiddette hissedilen bu ağrı, kişinin yaşam kalitesini etkileyecek seviyede değildir. Ancak kasık ağrısının şiddetli olması ve ağrıya kanamanın eşlik etmesi durumunda vakit kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır.
  • Âdet Kanamasının Gecikmesi: Gebelik dendiğinde akla gelen ilk semptomlardan biri olan âdet gecikmesi, tek başına gebelik oluşumundan kaynaklanmayabilir. Stres, kilo değişimi ya da kullanılan ilaçlar gibi pek çok etken âdet kanamasını gecikmesine neden olabilir. Gebelikten şüphelenilen durumlarda âdet kanamasının 1 hafta ile gecikmesi, gebelik belirtileri arasında sayılabilir.
  • Hâlsizlik ve Yorgunluk: Hormonal değişime bağlı olarak kişi, fiziksel olarak zorlanmamış olsa bile kendini yorgun ve bitkin hissedebilir. Bu gibi durumlarda anne adayı, çoğunlukla günün ortasında enerjisini tükenmiş hisseder. Çoğunlukla 12. haftaya kadar devam eden bu durum, artan progesteron hormonundan kaynaklanır.
  • Bulantı ve Kusma: Döllenmenin hemen ardından başlayabilen bulantı ve kusma şikayetleri, ilk trimester olarak tanımlanan gebeliğin ilk 3 ayı boyunca devam edebilir. Bu süreçte hızla yükselen östrojen ve Beta HCG hormonlarına bağlı olarak görülen bu durum, çok sık aralıklarla ve şiddetli olmadığı sürece normaldir. Ancak bu durum kişinin yaşam kalitesini düşürecek kadar şiddetliyse anne adayının hekime görünmesi önerilir. Bazen hiç sıvı alamamaya bağlı halsizlik, bitkinlik, kilo kaybı izlenir, bu durumlarda nadiren hastaneye yatış ve damardan sıvı tedavisi yapılması gerekebilir.
  • Baş Ağrısı ve Baş Dönmesi: İlk trimesterda sıklıkla görülen belirtilerden biri de baş ağrısıdır. Migren hastalığı olan kişilerde daha sık görülen bu durum, hormonal düzenin değişiminden kaynaklanır. Hormonların neden olduğu fizyolojik değişim, kan damarlarında genişleme, tansiyon düşüklüğü gibi durumlara da neden olur. Bu durum bazı kişilerde baş dönmesi şikayetine neden olabilir.
  • Kokulara Karşı Hassasiyet: Gebelik döneminde sık rastlanan yakınmalardan bir diğeri, kokulara karşı hassasiyettir. Bu durumda kişi önceden çok sevdiği kokulardan tiksinebilir. Yemek kokuları anne adayını rahatsız edebilir. Bu durum kişinin bazı yiyeceklere karşı isteğinin artmasına da neden olabilir.
  • Duygusal Değişim: Hamilelik döneminde sık görülen belirtilerden bir diğeri de anne adayının duygu durumunda yaşanan ani değişimlerdir. Hormonal değişimin bir parçası olan bu durumda anne adayı, bir an gülücükler saçarken hemen ardından ağlayabilir. Bu durum, ortada belirgin bir sebep yokken de gerçekleşebilir. Bu gibi durumlarda baba adayının eşine destek olması anne adayının rahatlamasını sağlar.
  • Sık İdrara Çıkma İsteği: Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde karşılaşılan sık idrara çıkma isteği, büyüyen rahmin çevre organları, özellikle de mesaneyi sıkıştırmasına bağlı olarak gelişir. Döllenmeyi takip eden 2. ve 3. haftalarda da kişi sıklıkla idrara çıkabilir. Erken dönemde oluşan bu ihtiyacın sebebi hormonal değişimlerdir. Ancak anne adayının idrarını yaparken yanma ve / veya ağrı hissetmesi durumunda idrar yolu enfeksiyonu riskine karşı hekime görünmesi önerilir.
  • Kabızlık: Progesteron hormon düzeyinin artmasına bağlı olarak kişinin sindirim sisteminde bir miktar yavaşlama görülebilir. Bağırsak sistemi daha yavaş çalışır, mide boşalması gecikir, sindrime zorluğu olabilir. Kabızlığa yol açabilen bu durumun engellenmesi için anne adayının bol su içmesi ve lifli gıdalar tüketmesi önerilir.

Hamilelik Belirtileri Ne Zaman Başlar?

Beyinde yer alan hipotalamus, yine beyinde yer alan ve bir endokrin bezi olan hipofiz bezini uyarır. Hipofiz bezi tarafından salgılanan LH ve FSH hormonları, kan dolaşımı aracılığıyla yumurtalıklara ulaşır. Hormonlar tarafından tetiklenen yumurtaların bir kısmı olgunlaşma sürecine girer. Olgunlaşan yumurtalardan en sağlıklı olanı çatlar ve içinde bulunduğu bir tür kesecik olan folikülden fallop tüplerine atılır. Yumurtanın içinden çıktığı folikül, bu süreçte östrojen salgılamaya devam eder. Östrojenin etkisiyle olası bir gebeliğe hazırlık amacıyla rahim içi duvarı ya da farklı bir deyişle endometrium kalınlaşmaya başlar. Fallop tüplerine atılan ve rahme doğru ilerleyen kadın üreme hücresi olan yumurta, yaklaşık 24 saat kadar canlı kalır. Ancak sperm hücresi, kadın vücudunda 3-4 gün kadar canlı kalabilir. Yumurtanın canlı kaldığı 24 saat içinde sperm hücresi ile döllenmesi sonucunda embriyo meydana gelir ve gebelik başlamış olur. Fakat gebeliğin takibinin daha sağlıklı şekilde yapılabilmesi için kişinin gördüğü son âdet kanamasının ilk günü gebeliğin başlangıç günü olarak kabul edilir. Hamileliğin yapılan kan testlerinde anlaşılabilmesi için ise en erken dönem, girilen cinsel ilişkinin ardından geçen 14. gündür. Laboratuvar testi ile bakılan Beta HCG düzeyi sayesinde kişinin gebe olup olmadığı kesin olarak saptanabilir. Ancak erken hamilelik belirtileri, embriyonun fallop tüplerinden rahme gelmesi ve rahme tutunmasıyla başlar. İmplantasyon dönemi olarak da bilinen bu dönemde gerçekleşen ilk hamilelik belirtisi minik implantasyon kanamasıdır. Lekelenme şeklinde olan bu kanamayla birlikte gebelik belirtileri çoğalmaya başlar. İmplantasyon döneminde oluşan belirtiler her anne adayı tarafından fark edilmeyebilir.

Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

Erken hamilelik belirtileri ilk hafta içerisinde gözlenen ve muhtemel bir gebeliğin varlığına işaret eden fizyolojik belirtilerdir. İlk belirti adet gecikmesi olmakla birlikte diğer hamilelik belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Memelerde dolgunluk ve hassasiyet, meme ucunda koyulaşma ve meme başında karıncalanma hissi,
  • Karnın alt kısımlarında görülen dolgunluk ve şişkinlik hissi,
  • Özellikle sabah saatlerinde görülen mide bulantıları ile birlikte kusma şikayeti,
  • Halsizlikle birlikte seyreden yorgunluk, baş dönmesi ve uykuya meyil,
  • İdrar miktarında artış olmaksızın sık idrara çıkma ihtiyacı,
  • Vajinal salgı sıklığında artış,

Bu belirtiler ilk ortaya çıkan hamilelik belirtileridir ve büyük oranla bir gebeliğin habercisidir. Ancak tüm bu belirtiler kesin tanı için yeterli görülmeyip bir sağlık problemine bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Kesin tanı için bu belirtiler erken gebelik testi ve ultrason bulguları ile desteklenmelidir. 

Gebelik Testi Nedir?

Gebeliğin oluşması ile birlikte salgılanmaya başlanan HCG isimli hormonun kanda ve idrarda belli bir düzeyin üzerine çıkması, gebeliğin kesin tanısı için belirleyici niteliktedir. HCG ile aynı yapısal özelliklere sahip olan LH isimli hormon, yumurtlama eyleminden sorumlu olup adet döngüsü içerisinde belirli aralıklarla artış gösterir. Bu ayrımın yapılabilmesi için HCG hormonunun düzeyi, bu hormonun beta fraksiyonu olan ß-HCG değerinin ölçümü ile belirlenir. 

Kanda ß-HCG değeri belli bir seviyenin üzerine çıktığında idrar ile atılmaya başlar. İdrar tahlili ile yapılan gebelik testleri, bu ß-HCG değerinin düzeyine göre sonuçlandırılır. Eczanelerden temin edilen ve evde uygulanan hazır gebelik testlerinin %99 oranında güvenilir olduğu ifade edilse de yapılan araştırmalar hata oranının %50'lere varabildiğini gösterir.  

Gebeliğin tahlili için en doğru sonucu verecek olan uygulama, kanda ß-HCG varlığının teyit edilmesidir. Adet gecikmesinin ilk birkaç günlük döneminde dahi hamilelik varlığını kesinleştiren bu kan testi, uzun yıllardır tercih edilen en güvenilir yöntemdir. 

Hamilelik Takvimi Nasıl Belirlenir?

Gebelik durumunun doktor muayenesi ile kesinlik kazanmasından sonra bebeğin ve annenin gelişimini sağlıklı bir şekilde izlemek için oluşturulan çizelgeye hamilelik takvimi denir. Takvimin oluşturulması için ilk olarak son adet tarihi üzerinden hamilelik haftası hesaplama işlemi yapılır. Takvimin oluşturulmasından sonra yapılan ilk muayene bulguları bu çizelgeye kaydedilir ve düzenli aralıklarla yapılacak olan diğer muayene bulguları ile karşılaştırılır. Bebeğin gelişimini ve annenin fizyolojik sağlığını belirlemede fazlasıyla önemli bir yere sahip olan hamilelik takvimi, anne karnında ortaya çıkabilen birçok sağlık probleminin erken teşhis ve tedavisi için de oldukça önemlidir.

 

Paylaş WhatsApp
Randevu Al
Prof. Dr. Murat Dede
Doktorun Biyografisini Gör

1990 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Gülhane Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1991-1993 yıllarında Afyon’da Tbp. Üsteğmen olarak Kıta görevini icra etti. 1993-1997 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Gülhane Tıp Fakültesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu. 1997-1999 yılları arasında GATA’da 1999-2000 yılları arasında ise Anıttepe Jandarma dispanserinde görev yaptı.   2000-2006 yılları arasında GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde Yardımcı Doçent, 2006-2017 yılları arasında Doçent ve 2017 itibariyle de Profesör kadrosunda öğretim üyesi olarak çalıştı. 2006 yılında Radium Hospital Oslo’da  (Norveç) Jinekolojik Onkoloji’de robotik cerrahi eğitimi (ESGO destekli) aldı. 2012 yılında Jinekolojik Onkoloji Yandal Uzmanlığı sertifikasyonunu aldı. 2019 yılından bu yana, Anadolu Sağlık Merkezi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Profesörü ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı olarak görevini sürdürüyor.


Randevu almak artık daha da kolay!

Apple Store ve Google Play Store’dan indireceğiniz Anadolu Sağlık Online Servisler uygulamasıyla işlemlerinizi çok daha hızlı yapabileceksiniz.

Uygulamamızı şimdi indirirseniz anında dilediğiniz doktordan online randevu alabilir, test ve görüntüleme sonuçlarınıza kolayca ulaşabilir ve geçmiş doktor ziyaretlerinizi görüntüleyebilirsiniz.

app store
google play

Öncelikle Anadolu Sağlık Merkezi olarak birinci önceliğimizin hasta/hasta yakınlarımızın ve çalışanlarımızın sağlığı olduğunu belirtmek isteriz. Bu doğrultuda, dünyadan sonra Türkiye’de de Coronavirus (COVID–19) vakası görülmesinin ardından hastalarımızı ve refakatçilerimizi korumak ve güvenliklerini en üst seviyede tutmak amacıyla hastane yönetiminin aldığı önlemler çerçevesinde hasta ziyaretlerine bir süreliğine izin verilmeyeceğini paylaşmak isteriz.

Hastanemizde yatan hastalarımıza yalnızca bir refakatçinin eşlik etmesini önemle rica ederiz.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.