Randevu almak artık daha da kolay!
incele
X
Meme Sağlığı MerkeziMeme Sağlığı MerkeziDetaylı İncele
cover image

Kolunu kapıya sıkıştırdı, kemik kanseri olduğunu öğrendi

okuyabilirsiniz.

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Buğra Ayhan, 18 yaşındayken oldukça nadir görülen “Ewing sarkomu” adlı tümöre yakalandı. Hastalığı nedeniyle 1 yıl okula ara vermek zorunda kalan Buğra Ayhan, evde İngilizce dersleri alarak üniversitenin hazırlık sınıfını geçti ve böylece okulunda sene de kaybetmemiş oldu. Ewing sarkomu tümörünün genellikle gençlerde görüldüğünü belirten Buğra Ayhan, “Kolumu lisedeyken bir arkadaşım kapıya sıkıştırdı. Pek önemsemedim, ancak ağrısı haftalarca geçmeyince doktora gittik. Meğer kemikte bir tümör varmış. İyi ki kolum kapıya sıkışmış, yoksa hastalığın varlığını çok geç öğrenebilirdim. Hastalığımı öğrendikten 1 saat sonra da hiç vakit kaybetmeden ilk kemoterapimi aldım. Normal hayatımdan hiç kopmadım. O çirkin maskeyi ise hiç takmadım. İlk başta bir yıl okula devam edemeyeceğimi bilmiyordum. Ancak tedavi sürecini başarıyla atlatıp, sene de kaybetmeden hayalimdeki okuluma döndüm” şeklinde konuştu.

18 yaşında lise son sınıftayken şubat ayında okulda bir arkadaşı yüzünden kolunu kapıya sıkıştırdığını ve o dönem sınavları olduğu için doktora gitmediğini belirten Buğra Ayhan, “Konya’da yaşıyordum. Lise bitip üniversite sınavına girdikten sonra kolumdaki ağrı geçmeyince doktora gittim. Doktor MR çekti ve bizi Ankara’da Ortopedik Onkoloji ile ilgilenen bir doktora yönlendirdi” dedi. Kemiğinde tümör olduğu için haftalardır ağrısının geçmediğini söyleyen Buğra Ayhan, “Önce kemoterapi tedavisine başlanmasını ve bir ay sonra da ameliyatla kitlenin alınmasına karar verildi. Kemoterapi için beni Medikal Onkolojİ Uzmanı Prof. Dr. Şeref Kömürcü’ye yönlendirdiler. Tanı konduktan 1 saat sonra ilk kemoterapi kürümü aldım. Tedavinin hemen başlamasını ve bu sürecin hemen bitmesini istedim” açıklamasında bulundu.

“Evde İngilizce dersi alarak hazırlık sınıfını geçtim”

Kansere yakalanma sürecinin okula başlamadan 2 hafta önce olduğunu ve bu nedenle ilk yıl üniversiteye gidemediğini belirten Buğra Ayhan, “İlk yıl İngilizce hazırlık sınıfıydı. Ben de okula gidemediğim için vakit kazanmak için Konya’da İngilizce dersleri aldım. Sonrasında ise okulda İngilizce sınavına girdim ve başarılı olarak hazırlık sınıfını geçtim. Böylece sene de kaybetmemiş oldum” şeklinde konuştu. Okula gitmek için sürekli heveslendiğini ve ameliyattan sonra en azından ikinci dönemde gitmek istediğini belirten Ayhan, “Ancak mümkün olmadı. Toplamda 17 kür kemoterapi ve 25 radyoterapi gördüm ve tüm bu tedavilerin tamamlanması bir yılı buldu. Tedaviler tam olarak Eylül 2014’te başladı, Eylül 2015’te bitti. Şu an hastalığı atlatmış durumdayım, tedavilerim bitti. Sadece Şeref Hocama kontrollere gidip geliyorum” dedi.

“Tanı konar konmaz ilk kemoterapi kürünü aldım”

Kapıya ilk sıkıştığı zaman kolunda çok küçük beyaz bir leke görüldüğünü ancak kalsiyum birikmesi olduğunun söylendiğini belirten Buğra Ayhan, “Meğer kemikte tümör varmış. Ewing sarkomu genellikle 17-18 yaşlarında kemikte çıkan bir tümörmüş” dedi. Tanı konduğunda şok olmadığını ve ilk kemoterapi kürünü hemen almak istediğini söyleyen Buğra Ayhan, “Tümör kolumda, ne zararı olabilir ki? diye düşündüm. O zaman tedavinin 1 yıl süreceğini bilmiyordum. Doktorla da tanışır tanışmaz hemen kemoterapiyi almak istedim, doktor da şaşırdı. Okula gidemeyeceğimi bilmiyordum, her tedaviden sonra ‘3-4 kemoterapi daha’ diyorlardı. Bir süre sonra ümidimi kestim, ‘Okuluma gidemeyeceğim herhalde’ dedim ve oyalanmak için bol bol gezmeye başladım” açıklamasında bulundu.

“Kemoterapi normal yaşamımı etkilemedi, sadece araya girdi”

Tedavi sürecinde annesinin yanından bir an olsun ayrılmadığını ve kendisine destek olduğunu söyleyen Buğra Ayhan, “Tedavi sürecinde ilk başta saçlarım dökülmedi, ‘Acaba dökülmeyecek mi?’ diye düşündüm ancak daha sonra saçlarım dökülmeye başladı ve gidip saçlarımı kazıttım. Üzülerek bir yere varamayız. Tedaviye ilk başlandığımda ‘Dışarı çıkma, toplu ortamlara girme’ diyorlardı. Ben de doktorumla pazarlık yaptım ve ‘Öyle bir şey yok, arkadaşlarımla dışarı çıkmazsam bu iş olmaz’ dedim ve tedavi sürecinde hiç evde durmadım. Sadece tedavinin ertesi günü halsiz olduğum için dinlenirdim ancak onun dışında hep gezerdim, arkadaşlarımla buluşurdum. O çirkin maskeyi ise hiç takmadım” dedi. Buğra Ayhan, normal hayatını yaşamaya devam ettiğini ve kemoterapinin sadece o dönem “araya girdiğini”, şimdi de aradan çıktığını belirterek, “Tedavim için 5 gün hastaneye yatmaya gittiğim zaman 4 saatlik bir boşluğum oluyordu, o arada arkadaşlarımın yanına gidiyordum ya da onlar geliyordu. Arkadaşlarım ve çevrem bana çok destek oldu. Kanser hastaları hiçbir zaman normal hayatlarından kopmasınlar” önerisinde bulundu.

“Oğluma kanser olduğunu nasıl söyleyeceğimi bilemedim, saatlerce ağladım”

Kanser tanısının ilk olarak kendisinin öğrendiğini belirten Buğra Ayhan’ın annesi Özgül Ayhan, “İlk öğrendiğimde yıkıldım; hastane bahçesinde tek başıma saatlerce ağladım. Oğluma nasıl söyleyeceğimi düşündüm. Bir gün arabada giderken Buğra bana ‘Anne ben kanser miyim?’ diye sormuştu. Bunu hiç unutamam. ‘Evet, ama bu hastalığın tedavisi var’ dedim. Sonra doktor Buğra’yı karşısına aldı ve her şeyi anlattı. Ewing sarkomu olduğunu öğrenmiştik ancak ne olduğunu tam bilmiyorduk. Babamı kanserden kaybetmiştim. Testler sonucunda kanserin genetik olduğunu da öğrendik. Ancak çok şükürki her şeyi atlattık. Şeref Hoca ile tanıştığımız için de çok mutluyuz ve şanslıyız. Bize çok destek oldu. Bu kanser türü çok çabuk yayılan bir türmüş. Neyseki vaktiyle tedavilere başlandı. Doğru yerde doğru hekime gitmek önemli” açıklamasında bulundu.

“Buğra, yoğun tedavi programını sabırla tamamladı”

Prof. Dr. Şeref Kömürcü (Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı)

Buğra’ya Ewing sarkoma tanısı ile yoğun bir kemoterapi programı, radyoterapi ve cerrahi uygulandı. Çok hızlı çoğalabilen bir kanser türü olması nedeniyle,  bu hastalıkta hızlı olarak tedaviye başlamak ve optimum dozda tedaviyi vermek çok önemli. Erken evrede bile sistemik bir hastalık olabilmesi nedeni  ile özellikle ilk 2 yılda nüks etme riski olan bir kanser. 

Buğra ile hastalığını daha başlangıçta çok iyi konuştuk. Buğra’nın da genç bir hasta olarak, 1 yıl süren ve günlerce hastanede yatırılarak alması gereken tedavilerde çok zorlandığı dönemler oldu. Zaman zaman benimle ilaçları azaltma konusunda veya  tedavi periyodlarını açma konusunda sıkı pazarlıkları bile oldu. Ancak durumunun ciddiyetini  anlaması, hem sakin hem de savaşçı ve pozitif özellikleri ile beni her zaman şaşırttı. Buğra’nın aynı yaştaki oğluma benzemesi  ile de empatide dozunu kaçırdığım zamanlar oldu.  Ayrıca hastalığı nedeniyle yeni kazandığı üniversitesine başlayamamasından da çok etkilenmiştim.

Sonuçta bu yoğun tedavi programını sabırla tamamladı ve ciddi bir komplikasyon gelişmedi. Kontroller çok iyi seyretti ve tedavisinin tamamlanmasının üzerinden hastalıksız yaklaşık 3 yıl geçti. Artık kontrol sıklıklarımızı iyice azalttık. Şimdi başarılı bir mühendis olma yolunda ilerliyor. Kendisine sağlıklı uzun yıllar dilerim...

Randevu almak artık daha da kolay!

Apple Store ve Google Play Store’dan indireceğiniz Anadolu Sağlık Online Servisler uygulamasıyla işlemlerinizi çok daha hızlı yapabileceksiniz.

Uygulamamızı şimdi indirirseniz anında dilediğiniz doktordan online randevu alabilir, test ve görüntüleme sonuçlarınıza kolayca ulaşabilir ve geçmiş doktor ziyaretlerinizi görüntüleyebilirsiniz.

app store
google play