Hemen Arayın

Ruh sağlığını korumak için neler yapılabilir?

okuyabilirsiniz.

Çalışanlar için iş hayatı günlük yaşantının önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu nedenle iş hayatında yaşanabilecek olumsuzluklar genel ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Psikolojik Danışmanı Necmiye Doğruer, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı gününde, ruh sağlığımızı korumak için iş ve özel hayatımızın dengelenmesi gerektiğine işaret ediyor.

Ruh sağlığını korumak için neler yapılabilir?
Birine mutsuzluğunun sebebi sorulduğunda çoğu zaman iş hayatı ile ilgili yakınmalar duyarsınız. Aslında bu durumun tek sorumlusu iş hayatı değil, kişiliği ve kişisel kabulleri sonrasında iş yerindeki sisteme dahil olup olamayışıdır.  

Duygusal ihtiyaçlarınızı iş yerinde gidermeye çalışmayın  


İşin ve iş yerinin yaşamdaki yeri, iş hayatının nasıl algılandığı, yorumlandığı ruh sağlığı açısından oldukça belirleyici bir faktör. İş, yaşamımızı idare ettirebilmek için gerekli maddi kaynağı sağlayan bir araçtır, yaşamın tamamı olarak algılamamak gerekir. Kendi özel ilişkilerimizde alamadıklarımızı, profesyonel ilişkilerde almaya çalışmak mutsuzluğa yol açabilir. İş yerleri, belli görevleri yerine getirmek ve bir ekip çalışmasıyla başarıya ulaşmak için kurulmuştur. Duygusal ihtiyaçlara yönelik bir yapı olmaması aile ve sosyal yaşamdan ayrıldığı en önemli noktadır.  

İlişkilerinizde açık ve net olun  


Yorgunluk, mutsuzluk ya da tam tersi mutluluk ve doyum getiren, aslında iş yerindeki ilişkiler ağı ve dengelerdir. Tüm ilişkilerde olduğu gibi iş ilişkilerinde de temel malzeme insandır. Tüm süreç bu insanların birbirleriyle ve işyeriyle kurdukları ilişkiler üzerinden yürür. Birçoğumuz, kalabalık bir kadronun ve ast-üst ilişkilerinin var olduğu yapılanmalarda çalışıyoruz. Çoğu zaman da sorun yaşanan alanın kaynağı tam da burası oluyor. İşte bu noktada herkes net ve birbirinden ne talep ettiği ile ilgili açık ve bilgi sahibi olduğunda büyük sorunlar yaşanmadan, günlük rutinde yaşanan aksamalar ve çatışmalar aşılabiliyor. İş yerinin gelişmesi ve sürekliliği için tüm çalışanların ortak bir duygu ve çaba içerisinde olması da büyük önem taşır. Çünkü ancak “başarılı iş” mutluluk getirir. Açık olun, bir şeye kızdığınızda, onaylamadığınızda, kabulleriniz dışında olduğunda bunu dile getirin. Kızgınlığın oluştuğu anda söylenmesi ruhsal bünyenizde şişkinlik yaratmasından iyidir. Unutmayın dillendirmediğiniz kızgınlık, hiç de istediğiniz sonucu vermeyecek bir zamanda ortaya dökülebilir.  

Dengelere önem verin  


Sistemde herkesin bir yeri ve önemi var. Bu önemli mesele ıskalandığı zaman dengeler bozulabilir, büyük sorunlar ve verimsizlikler baş gösterebilir. En alttan en üst kademeye kadar herkesin hakkının gözetilmesi ve hak ettiği değeri görmesi, saygı duyulması, hakkaniyetli kazanımlarının olması herkes için rahatlatıcı ve mutluluk getirici bir durumdur.  

Rekabeti kibir ile karıştırılmayın  


Dozunda bir rekabet iş yaşamında geliştirici ve motivasyonunu artırıcı bir rol oynasa da kibir ve “ben daha iyiyim” bakışıyla bir başkasının değerini düşürmeye çalışmak iyi sonuçlar getiren bir yaklaşım değildir. İhtiyaç duyulan dengeleri çok kolay bozabilen bu bakış ve tavır iş yaşamında en büyük huzursuzluğu getirir. Pozisyon farklılıkları ne olursa olsun, herkesin birbirinin yaptığı işe ve yeterlilik düzeyine saygı duyması gerekir.  

İş arkadaşlarınızı sevmek zorunda değilsiniz  


İş arkadaşlarımızı seversek, iş hayatımızın daha iyi gideceği gibi bir düşünce sıklıkla empoze edilse de iş arkadaşlarımızı sevmek ve yakın ilişki kurmak zorunda değiliz. Birbirimizin varlığına ve pozisyonlarına saygı duymamız yeterlidir. Sağlıklı bağlanabilen kişi, şefleri, çalışanları ve meslektaşları ile sadık bir şekilde işbirliği yapar ve onlara yerinde bir saygı ile davranır.  

İşinizin, mesleğinizin önemine inanın  


Mesleğimizle olan ilişkimiz de çalışma tarzımız ve sistemdeki duruşumuzu etkiler. Gerekliliğine, önemine ve işe yarar olduğuna inandığımız bir meslekle ancak başarılı olabilir ve hatta ancak bu koşulla çalıştığımız kuruma bir katkıda bulunabiliriz.  

Başarı da başarısızlık da ortaktır  


Başarı ya da başarısızlıkta en alt kademeden en üstteki yöneticiye kadar her çalışanın payı bulunur. Bunu bilmek her çalışanın kurumsal aidiyetini artırır. Çalışanların kurumsal aidiyet hissediyor olmaları hem kendi başarılarını hem de kurumun başarısını artırır. Kurumsal aidiyeti sağlayan şeylerin başında ekip olmak ve sağlıklı bir ekip çalışması gelir. Günümüzde birçok şirkette “aile olmak” üzerine vurgular yapılır, oysaki bu sağlıklı bir yaklaşım değildir, ancak aile değil ekip olunabilir.
Paylaş WhatsApp
Randevu Al
Psk. Dan. Necmiye Doğruer
Doktorun Biyografisini Gör

Psikolojik Danışman Necmiye Doğruer, 1995 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Klinik stajlarını Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesi Psikiyatri kliniklerinde tamamladı. 20 yıldır psikolojik danışman olarak çalışan Doğruer, uzun yıllar çeşitli özel eğitim kurumlarında ailelerle çalıştı ve danışmanlık merkezlerinde yetişkin ve çiftlere yönelik psikolojik danışmanlık verdi.

Travma, depresyon, kaygı bozuklukları, fobiler, psikosomatik rahatsızlıklar, kayıp-yas süreci, ilişki problemleri,  bağlanma bozuklukları ve yakın ilişkilerde yaşanan güçlükler gibi birçok alanda danışmanlık veren Psikolog Doğruer, çalışmalarında Sistem Dizim Terapisi, Sistemik Pragmatik Experiential Terapi, Kısa Süreli Psikodinamik Terapi ve EMDR yöntemlerinden faydalanmakta.

Sistem Dizim Terapisi (TSDE, Psikoterapist Dr. Mehmet Zararsızoğlu), EMDR (Göz Hareketleri ile Yeniden İşleme ve Duyarsızlaştırma, Davranış Bilimleri Enstitüsü), Psikanalitik Terapide Teknik ve Pratik, Psikanalizden Dinamik Terapilere (İÇGÖRÜ, Klinik Psikolog Yavuz Erten), Aile ve Çift Terapisi  (IFTI, Psikiyatr Murat Dokur), Nöropsikiyatrik Bozukluklar (Prof. Dr. Barış Korkmaz) isimli eğitimlere katıldı. Aldığı tüm eğitimlerin entegrasyonu ile, “kişinin ancak kendisine ve aile sistemine ait tüm gerçeklikleri kabul edip, kendi gerçekliğini inşa ederek yol alabileceğine” dair inancı anahtar noktası oldu. Bugün geldiği noktada fenomenolojik yaklaşımın büyük zenginliğini de yanına alarak psikolojik danışman kimliğini daha da geliştirmeye çalışmakta.

Birçok kurum ve kuruluşta, “Çift İlişkileri”, “Ailelerde İlişkisel Dinamikler”, “Stresle Baş etme”, “Tükenmişlik Sendromu”, “İş yaşamı ve İlişkiler” gibi başlıklarda seminerler verdi. 2011 yılında Anadolu Sağlık Merkezi’nde çalışmaya başlayan Psikolog Doğruer, halen psikolojik danışman/psikoterapist olarak görevini sürdürüyor. 


Randevu almak artık daha da kolay!

Apple Store ve Google Play Store’dan indireceğiniz Anadolu Sağlık Online Servisler uygulamasıyla işlemlerinizi çok daha hızlı yapabileceksiniz.

Uygulamamızı şimdi indirirseniz anında dilediğiniz doktordan online randevu alabilir, test ve görüntüleme sonuçlarınıza kolayca ulaşabilir ve geçmiş doktor ziyaretlerinizi görüntüleyebilirsiniz.

app store
google play

Öncelikle Anadolu Sağlık Merkezi olarak birinci önceliğimizin hasta/hasta yakınlarımızın ve çalışanlarımızın sağlığı olduğunu belirtmek isteriz. Bu doğrultuda, dünyadan sonra Türkiye’de de Coronavirus (COVID–19) vakası görülmesinin ardından hastalarımızı ve refakatçilerimizi korumak ve güvenliklerini en üst seviyede tutmak amacıyla hastane yönetiminin aldığı önlemler çerçevesinde hasta ziyaretlerine bir süreliğine izin verilmeyeceğini paylaşmak isteriz.

Hastanemizde yatan hastalarımıza yalnızca bir refakatçinin eşlik etmesini önemle rica ederiz.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.