24 Ağustos 2023 Perşembe
Hamilelikte Göz Problemleri Nelerdir? Nedenleri ve Belirtileri
İçindekiler
Göz seğirmesi, göz kapağındaki kasların istemsiz ve tekrarlayıcı şekilde kasılmasıyla ortaya çıkan, genellikle geçici bir durumdur. Göz seğirmesinin en yaygın nedenleri stres, uykusuzluk, yorgunluk, aşırı kafein tüketimi ve göz kuruluğudur. Çoğu zaman herhangi bir tedavi gerektirmeden kendiliğinden geçer. Ancak uzun süre devam eden, giderek şiddetlenen veya yüzün diğer bölgelerindeki kasılmalarla birlikte görülen göz seğirmesi, farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Sağ göz seğirmesi veya sol göz seğirmesi şeklinde ortaya çıkabilen bu durum, üst ya da alt göz kapağını etkileyebilir. Göz kapağındaki hafif kasılmalar genellikle ciddi bir hastalığa işaret etmese de seğirmenin süresi, sıklığı ve eşlik eden belirtiler değerlendirilmelidir.
Güvenilir sağlık bilgileri için anadolusaglik.org'u tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Göz seğirmesi, göz kapağını hareket ettiren kasların kişinin kontrolü dışında kısa süreli ve tekrarlayan biçimde kasılmasıdır. Tıbbi olarak hafif göz kapağı seğirmeleri genellikle göz kapağı miyokimisi (eyelid myokymia) olarak adlandırılır.
Bu kasılmalar çoğunlukla tek gözde meydana gelir ve özellikle alt göz kapağında hissedilir. Bununla birlikte üst göz kapağında da görülebilir. Seğirme sırasında kişi göz kapağında titreme, çekilme veya hafif bir atma hissi yaşayabilir.
Göz seğirmesi birkaç saniye sürebileceği gibi gün içerisinde aralıklarla tekrarlayabilir. Bazı kişilerde birkaç gün devam ederken bazı durumlarda haftalar boyunca aralıklı olarak görülebilir.
Basit göz kapağı seğirmesi genellikle görmeyi etkilemez. Ancak göz kapaklarının istemsiz olarak sıkıca kapanmasına neden olan daha şiddetli kasılmalar, blefarospazm gibi farklı hareket bozukluklarıyla ilişkili olabilir.
Göz seğirmesi, göz kapağı kaslarının istemsiz olarak kasılmasına neden olan çeşitli faktörlerle ilişkilidir. En sık karşılaşılan nedenler arasında stres, uyku eksikliği, göz yorgunluğu ve kafein tüketimi bulunur. Bazı göz hastalıkları, ilaçlar ve daha nadir olarak nörolojik rahatsızlıklar da göz kapağında istemsiz hareketlere yol açabilir.
Yoğun stres, göz seğirmesini tetikleyen yaygın faktörlerden biridir. İş hayatındaki yoğunluk, sınav dönemleri, duygusal gerginlik ve kaygı gibi durumlar bazı kişilerde göz kapağı kasılmalarını artırabilir.
Stresin azaltılması ve düzenli dinlenme, bu tür seğirmelerin hafiflemesine yardımcı olabilir.
Yetersiz uyku, göz seğirmesinin en sık görülen nedenleri arasındadır. Uzun süre uykusuz kalmak veya düzensiz uyumak, istemsiz göz kapağı kasılmalarını tetikleyebilir.
Özellikle yoğun çalışma dönemlerinde ve fiziksel yorgunluk sonrasında göz seğirmesi daha belirgin hale gelebilir.
Bilgisayar, telefon ve tablet ekranlarına uzun süre odaklanmak göz yorgunluğuna ve göz kuruluğuna neden olabilir. Ekran kullanımı sırasında göz kırpma sıklığının azalması, göz yüzeyindeki rahatsızlığı artırabilir.
Göz yorgunluğu ve kuruluk, bazı kişilerde göz kapağı seğirmesini tetikleyebilir. Düzenli ekran molaları vermek ve çalışma ortamının aydınlatmasını uygun hale getirmek şikayetlerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Kahve, çay, enerji içecekleri ve bazı gazlı içeceklerde bulunan kafein, sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahiptir.
Aşırı kafein tüketimi bazı kişilerde göz kapağı kasılmalarını artırabilir. Özellikle sık göz seğirmesi yaşayan kişilerde günlük kafein miktarının azaltılması faydalı olabilir.
Göz kuruluğu, göz seğirmesiyle ilişkili olabilen önemli faktörlerden biridir. Gözyaşı miktarının veya kalitesinin yetersiz olması, göz yüzeyinde yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissine neden olabilir.
Kontakt lens kullanımı, uzun süre ekran karşısında kalmak ve bazı çevresel koşullar göz kuruluğunu artırabilir. Göz kuruluğuna bağlı yakınmaların tedavi edilmesi, eşlik eden seğirmelerin azalmasına yardımcı olabilir.
Alerjik göz hastalıkları ve göz yüzeyindeki iltihabi durumlar, gözlerde kaşıntı, sulanma, kızarıklık ve tahrişe neden olabilir.
Bu rahatsızlıklar göz kırpma sıklığını artırabilir ve bazı kişilerde göz kapağındaki istemsiz hareketlerle birlikte görülebilir. Seğirmeye kızarıklık, ağrı veya akıntı eşlik ediyorsa göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır.
Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi düzeltilmemiş görme kusurları, özellikle yakın çalışma sırasında göz yorgunluğunu artırabilir.
Görme kusurları göz seğirmesinin doğrudan ve kesin bir nedeni olarak kabul edilmemekle birlikte, eşlik eden göz yorgunluğu şikayetlerin artmasına katkıda bulunabilir.
Dengesiz beslenme ve bazı vitamin-mineral eksiklikleri, kas ve sinir sistemi fonksiyonlarını etkileyebilir. Ancak göz seğirmesinin doğrudan D vitamini, B12 vitamini veya magnezyum eksikliğinden kaynaklandığını gösteren güçlü bilimsel kanıtlar sınırlıdır.
Bu nedenle yalnızca göz seğirmesi şikayetine dayanarak vitamin veya mineral takviyesi kullanılması önerilmez. Hekim gerekli görürse kişinin diğer belirtilerini ve sağlık durumunu değerlendirerek kan testleri isteyebilir.
Bazı ilaçlar istemsiz kas hareketlerine veya göz kapağı seğirmesine neden olabilir. Yeni bir ilaç kullanmaya başladıktan sonra göz seğirmesi gelişen kişilerin bu durumu hekimleriyle paylaşmaları önemlidir.
Hekim önerisi olmadan kullanılan ilaçların bırakılması veya dozlarının değiştirilmesi uygun değildir.
Sağ göz seğirmesi, sağ göz kapağındaki kasların istemsiz olarak kasılmasıdır. Genellikle stres, yorgunluk, uykusuzluk, aşırı kafein tüketimi ve göz kuruluğu gibi nedenlerle ortaya çıkar.
Sağ gözde görülen seğirmenin nedenleri, sol göz seğirmesinden belirgin şekilde farklı değildir. Seğirmenin hangi gözde meydana geldiği tek başına belirli bir hastalığın göstergesi olarak kabul edilmez.
Sağ göz seğirmesi uzun süre devam ediyorsa, göz kapağının tamamen kapanmasına neden oluyorsa veya yüzün sağ tarafındaki diğer kaslara yayılıyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Sol göz seğirmesi, sol göz kapağında ortaya çıkan istemsiz kas hareketleridir. Sağ göz seğirmesinde olduğu gibi çoğunlukla stres, uyku eksikliği, göz yorgunluğu ve kafein tüketimiyle ilişkilidir.
Sol göz seğirmesinin özel bir anlamı veya sağ göz seğirmesinden farklı bir tıbbi nedeni olduğu yönünde bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Ancak sol gözdeki kasılmaların aynı taraftaki yanak, ağız çevresi veya diğer yüz kaslarına yayılması durumunda hemifasiyal spazm gibi nörolojik nedenlerin araştırılması gerekebilir.
Göz seğirmesi çoğunlukla kendiliğinden geçer. Hafif ve geçici göz kapağı seğirmelerinde öncelikle şikayeti tetikleyebilecek yaşam tarzı faktörlerinin düzenlenmesi önerilir.
Göz seğirmesini azaltmaya yardımcı olabilecek yöntemler şunlardır:
Bu önlemlere rağmen devam eden göz seğirmelerinde altta yatan nedenin belirlenmesi için göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Göz seğirmesinin süresi kişiden kişiye değişebilir. Hafif göz kapağı seğirmeleri birkaç dakika veya saat içerisinde sona erebilirken bazı kişilerde birkaç gün boyunca aralıklı olarak devam edebilir.
Stres, uykusuzluk veya aşırı kafein tüketimi gibi tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılmasıyla şikayetler genellikle azalır.
İki haftadan uzun süren, sık tekrarlayan veya giderek şiddetlenen göz seğirmeleri için göz hastalıkları uzmanına başvurulması önerilir. Seğirmeye farklı belirtiler eşlik ediyorsa bu süre beklenmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Göz seğirmesi çoğunlukla ciddi bir hastalıkla ilişkili değildir. Ancak bazı durumlarda göz hastalıkları veya nörolojik rahatsızlıklarla birlikte görülebilir.
Blefarospazm, göz kapaklarının istemsiz ve tekrarlayıcı şekilde kasılmasına neden olan bir hareket bozukluğudur. Genellikle iki gözü etkiler ve ilerleyen durumlarda göz kapaklarının güçlü biçimde kapanmasına yol açabilir.
Basit göz seğirmesinden farklı olarak günlük yaşamı, okumayı ve araç kullanmayı zorlaştırabilir.
Hemifasiyal spazm, yüzün bir tarafındaki kasların istemsiz olarak kasılmasıdır. Kasılmalar göz çevresinden başlayarak yanak ve ağız çevresine yayılabilir.
Bu durum bazı kişilerde yüz sinirinin bir damar tarafından baskı altında kalmasıyla ilişkili olabilir. Tanı için nörolojik değerlendirme ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Göz kuruluğu, göz kapağı iltihabı (blefarit) ve göz yüzeyindeki tahriş gibi rahatsızlıklar göz kırpma sıklığını artırabilir ve seğirme benzeri yakınmalara neden olabilir.
Nadir durumlarda göz çevresindeki istemsiz kasılmalar bazı nörolojik hareket bozukluklarıyla ilişkili olabilir. Bununla birlikte tek başına hafif göz kapağı seğirmesi, ciddi bir nörolojik hastalık bulunduğu anlamına gelmez.
Göz seğirmesi çoğu zaman zararsızdır. Ancak bazı belirtiler altta yatan farklı bir sağlık sorununun araştırılmasını gerektirebilir.
Aşağıdaki durumlarda göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır:
Ani görme kaybı, yeni gelişen yüz felci, konuşma bozukluğu veya kol-bacak güçsüzlüğü gibi belirtiler ortaya çıkarsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Göz seğirmesinin tedavisi, şikayetin nedenine ve şiddetine göre belirlenir.
Hafif göz kapağı seğirmelerinde genellikle özel bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Uyku düzeninin sağlanması, stresin azaltılması ve kafein tüketiminin sınırlandırılması yeterli olabilir.
Göz kuruluğu, alerji veya göz kapağı iltihabı gibi bir sorun saptanırsa öncelikle bu rahatsızlığın tedavisi planlanır.
Blefarospazm gibi daha şiddetli kasılmalarda botulinum toksini enjeksiyonları uygulanabilir. Bu tedavi, kasların aşırı kasılmasını geçici olarak azaltmayı amaçlar. Bazı hastalarda tedavinin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.
Hemifasiyal spazm gibi nörolojik nedenlerin bulunduğu durumlarda ise tedavi, altta yatan probleme göre düzenlenir. Seçilmiş hastalarda ilaç tedavisi, botulinum toksini enjeksiyonu veya cerrahi yöntemler değerlendirilebilir.
Göz seğirmesinin değerlendirilmesinde öncelikle kişinin şikayetlerinin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi sıklıkla tekrarlandığı sorgulanır.
Göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılan muayenede göz kapakları, göz yüzeyi ve göz hareketleri değerlendirilir. Gerekli durumlarda görme kusurları, göz kuruluğu ve diğer göz hastalıkları araştırılır.
Basit göz kapağı seğirmelerinde çoğunlukla ileri tetkik gerekmez. Ancak seğirmenin uzun sürmesi, yüzün diğer bölgelerine yayılması veya nörolojik belirtilerle birlikte görülmesi durumunda ek değerlendirmeler yapılabilir.
Hekim gerekli görürse kan testleri, nörolojik muayene veya manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanabilir.
6 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Göz Hastalıkları
Birimin Tüm İlgi Alanları
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Arslan Bozdağ
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Burcu Usta Uslu
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Fatih Meydanoğlu
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.