24 Ağustos 2023 Perşembe
Hamilelikte Göz Problemleri Nelerdir? Nedenleri ve Belirtileri
İçindekiler
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı, gözyaşının göz yüzeyinden burun boşluğuna normal şekilde akmasını sağlayan kanalların kısmen veya tamamen tıkanmasıdır. Göz yaşı kanalı tıkanıklığının en belirgin belirtileri sürekli göz sulanması, çapaklanma ve gözün iç köşesinde akıntı birikmesidir. Yenidoğan bebeklerde sık görülen bu durum, yetişkinlerde de enfeksiyon, iltihaplanma, yaşa bağlı değişiklikler veya gözyaşı yollarındaki yapısal sorunlar nedeniyle gelişebilir. Bebeklerde göz yaşı kanalı tıkanıklığı çoğu zaman yaşamın ilk yılında kendiliğinden düzelir. Ancak bazı durumlarda göz yaşı kanalı masajı, sondalama veya cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavi yaklaşımı hastanın yaşına, tıkanıklığın nedenine ve belirtilerin şiddetine göre belirlenir.
Güvenilir sağlık bilgileri için anadolusaglik.org'u tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı, gözyaşının gözden buruna doğru ilerlemesini sağlayan drenaj sisteminde meydana gelen daralma veya tıkanmadır. Tıbbi olarak nazolakrimal kanal tıkanıklığı olarak da adlandırılır.
Normal koşullarda gözyaşı, gözyaşı bezleri tarafından üretilir ve göz yüzeyini nemlendirerek korur. Fazla gözyaşı, göz kapaklarının buruna yakın iç köşelerinde bulunan küçük açıklıklardan geçerek gözyaşı kesesine ulaşır. Buradan nazolakrimal kanal aracılığıyla burun boşluğuna akar.
Bu sistemin herhangi bir bölümünde tıkanıklık oluştuğunda gözyaşı yeterince boşaltılamaz ve göz yüzeyinde birikir. Bunun sonucunda sürekli sulanma, çapaklanma ve bazı durumlarda enfeksiyon gelişebilir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı doğuştan mevcut olabileceği gibi yaşamın ilerleyen dönemlerinde de ortaya çıkabilir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığının belirtileri tıkanıklığın derecesine, kişinin yaşına ve eşlik eden enfeksiyon bulunup bulunmadığına göre değişebilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Göz sulanması her zaman göz yaşı kanalı tıkanıklığından kaynaklanmaz. Göz kuruluğu, alerjik hastalıklar, göz yüzeyindeki tahriş ve bazı göz hastalıkları da benzer belirtilere yol açabilir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı, gözyaşı drenaj sisteminin gelişimsel, yapısal veya sonradan ortaya çıkan sorunlarına bağlı olarak gelişebilir.
Bebeklerde en sık görülen neden, gözyaşı kanalının burun boşluğuna açıldığı bölgede bulunan ince zarın doğum sırasında tam olarak açılmamış olmasıdır.
Bu durum gözyaşının buruna doğru akmasını engelleyerek gözde sulanma ve çapaklanmaya neden olabilir.
Yetişkinlerde yaş ilerledikçe gözyaşı drenaj sisteminde daralma gelişebilir. Bu durum gözyaşının normal akışını zorlaştırarak sürekli göz sulanmasına yol açabilir.
Gözyaşı kesesinde veya çevre dokularda gelişen iltihabi süreçler, gözyaşı yollarında daralmaya ve tıkanıklığa neden olabilir.
Yüz ve burun bölgesine alınan darbeler, kırıklar veya bazı cerrahi işlemler gözyaşı drenaj sistemini etkileyebilir.
Burun boşluğu ve çevresindeki bazı yapısal değişiklikler veya iltihabi hastalıklar, gözyaşı kanalının işlevini olumsuz etkileyebilir.
Nadir durumlarda gözyaşı yollarında veya çevre dokularda gelişen kistler ve kitleler kanala baskı yaparak tıkanıklığa neden olabilir. Özellikle yetişkinlerde yeni başlayan ve tek taraflı seyreden belirtilerde altta yatan nedenin araştırılması önemlidir.
Bebeklerde göz yaşı kanalı tıkanıklığı, doğumdan itibaren mevcut olabilen ve sık karşılaşılan göz sağlığı sorunlarından biridir. Yenidoğanların yaklaşık %5'inde belirti veren gözyaşı drenaj sistemi tıkanıklığı görülebilir.
Bebeklerde gözyaşı üretiminin doğumdan sonraki haftalarda artması nedeniyle belirtiler genellikle doğumdan birkaç hafta sonra fark edilir.
En sık görülen belirtiler sürekli göz sulanması, kirpiklerde çapaklanma ve gözün iç köşesinde salgı birikmesidir. Şikayetler tek gözde veya her iki gözde ortaya çıkabilir.
Evet. Doğuştan göz yaşı kanalı tıkanıklığı bulunan bebeklerin büyük bölümünde kanal, yaşamın ilk yılı içerisinde kendiliğinden açılır.
Bu süreçte göz hastalıkları uzmanının önerdiği göz yaşı kanalı masajı uygulanabilir. Masaj, gözyaşı kesesinde basınç oluşturarak kanalın alt ucundaki zarın açılmasına yardımcı olabilir.
Ancak tıkanıklığın devam etmesi, tekrarlayan enfeksiyonların gelişmesi veya farklı bir göz hastalığından şüphelenilmesi durumunda ek tedavi gerekebilir.
Bebeklerde göz sulanmasının en sık nedenlerinden biri göz yaşı kanalı tıkanıklığı olsa da doğumsal glokom gibi daha ciddi hastalıkların da değerlendirilmesi gerekir.
Doğumsal glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucunda görme sinirinde hasara neden olabilen bir hastalıktır.
Doğumsal glokomda göz sulanmasına şu belirtiler eşlik edebilir:
Bu belirtiler göz yaşı kanalı tıkanıklığından farklı bir sağlık sorununa işaret edebilir. Özellikle ışık hassasiyeti, kornea bulanıklığı veya gözde büyüme fark edildiğinde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Doğumsal glokomun erken teşhis edilmesi, kalıcı görme kaybı riskinin azaltılması açısından önemlidir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı yalnızca bebeklerde görülmez. Yetişkinlerde de gözyaşı drenaj sisteminde sonradan gelişen daralma veya tıkanıklık nedeniyle ortaya çıkabilir.
Yetişkinlerde en belirgin şikayet, özellikle rüzgârlı ve soğuk havalarda artabilen sürekli göz sulanmasıdır. Bunun yanında çapaklanma, gözün iç köşesinde şişlik ve tekrarlayan gözyaşı kesesi enfeksiyonları görülebilir.
Bebeklerdeki doğumsal tıkanıklıklardan farklı olarak yetişkinlerde gelişen tam nazolakrimal kanal tıkanıklıkları genellikle kendiliğinden düzelmez.
Tedavi, tıkanıklığın bulunduğu bölgeye ve nedenine göre planlanır. Bazı hastalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığının tanısı, göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılan ayrıntılı muayene ile konulur.
Muayene sırasında göz sulanmasının ne zaman başladığı, tek veya iki taraflı olup olmadığı, çapaklanma ve enfeksiyon gibi belirtilerin bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Göz kapakları, göz yüzeyi ve gözyaşı drenaj sistemi incelenir. Gerekli durumlarda aşağıdaki yöntemlerden yararlanılabilir:
Her hastada tüm testlerin uygulanması gerekmez. Tanı yöntemleri kişinin yaşına ve muayene bulgularına göre belirlenir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığının tedavisi, hastanın yaşına, tıkanıklığın nedenine ve şikayetlerin şiddetine göre değişir.
Bebeklerde ilk yaklaşım çoğunlukla takip ve uygun gözyaşı kanalı masajıdır. Kendiliğinden düzelmeyen durumlarda sondalama işlemi değerlendirilebilir.
Yetişkinlerde ise tedavi, tıkanıklığın bulunduğu bölgeye göre planlanır. Tam kanal tıkanıklıklarında cerrahi yöntemler gerekebilir.
Göz yaşı kanalı masajı, özellikle doğumsal kanal tıkanıklığı bulunan bebeklerde kullanılan girişimsel olmayan bir yöntemdir.
Crigler masajı olarak da bilinen bu uygulamanın amacı, gözyaşı kesesinde basınç oluşturarak kanalın alt ucundaki zarın açılmasına yardımcı olmaktır.
Masajın doğru noktaya ve uygun teknikle uygulanması önemlidir. Bu nedenle ailelerin masaj yöntemini göz hastalıkları uzmanından öğrenmesi gerekir.
Masaj sırasında aşırı baskı uygulanmamalı, göz küresine doğrudan basınç yapılmamalıdır.
Gözün iç köşesinde ağrılı, kızarık veya belirgin şişlik bulunması halinde hekime danışılmadan masaj yapılmamalıdır.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığını doğrudan açan bir göz damlası bulunmamaktadır.
Ancak yoğun mukopürülan akıntı veya bakteriyel enfeksiyon bulguları olan hastalarda hekim tarafından antibiyotikli göz damlası ya da pomad önerilebilir.
Antibiyotik tedavisi tıkanıklığı ortadan kaldırmaz; eşlik eden bakteriyel enfeksiyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
Gözyaşı kesesi enfeksiyonu gibi daha ciddi durumlarda ağızdan veya damar yoluyla antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Sondalama, özellikle bebeklerde kendiliğinden düzelmeyen göz yaşı kanalı tıkanıklıklarında kullanılan bir tedavi yöntemidir.
İşlem sırasında ince bir sonda yardımıyla gözyaşı kanalındaki tıkanıklığın açılması amaçlanır.
Bebeklerde işlemin zamanlaması çocuğun yaşına, belirtilerin şiddetine ve enfeksiyon gelişip gelişmediğine göre belirlenir. İlk yıl içerisinde kendiliğinden düzelme olasılığı yüksek olduğu için birçok bebek başlangıçta takip edilir.
Bir yaş civarında devam eden tıkanıklıklarda sondalama değerlendirilebilir. Ancak daha ileri yaşlarda da sondalama başarılı olabilir. Bu nedenle tedavi kararı yalnızca belirli bir yaş sınırına göre verilmez.
İşlem, çocuğun yaşına ve klinik koşullara göre uygun anestezi altında gerçekleştirilir.
Sondalama ile düzelmeyen veya daha karmaşık tıkanıklıklarda farklı cerrahi yöntemler uygulanabilir.
Yetişkinlerde tam nazolakrimal kanal tıkanıklığının tedavisinde sık kullanılan ameliyatlardan biri dakriyosistorinostomidir (DSR/DCR).
Bu işlemde gözyaşı kesesi ile burun boşluğu arasında yeni bir drenaj yolu oluşturularak gözyaşının buruna akması sağlanır.
Ameliyat açık cerrahi veya uygun hastalarda burun içinden endoskopik yöntemle gerçekleştirilebilir.
Hangi yöntemin tercih edileceği, tıkanıklığın yeri, hastanın anatomik özellikleri ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirlenir.
Göz yaşı kanalı tıkanıklığı bazı bebeklerde herhangi bir girişim gerektirmeden kendiliğinden düzelebilir. Ancak devam eden tıkanıklıklar tekrarlayan göz sulanmasına, çapaklanmaya ve enfeksiyonlara neden olabilir.
Gözyaşı kesesinde gelişen enfeksiyon, dakriyosistit olarak adlandırılır. Bu durumda gözün buruna yakın iç köşesinde ağrılı şişlik, kızarıklık ve hassasiyet görülebilir. Bazı hastalarda ateş de gelişebilir.
Tedavi edilmeyen ciddi enfeksiyonlar çevre dokulara yayılabilir ve acil müdahale gerektirebilir.
Bu nedenle gözün iç köşesinde belirgin kızarıklık, ağrılı şişlik veya ateş gelişmesi halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Özellikle bebeklerde devam eden göz sulanması ve çapaklanma şikayetlerinin göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:
Gözyaşı kesesi bölgesinde ağrılı kızarıklık ve şişlik, ateş veya bebeğin genel durumunda bozulma bulunması halinde acil değerlendirme yapılmalıdır.
5 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Arslan Bozdağ
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Burcu Usta Uslu
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Fatih Meydanoğlu
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.