Randevu almak artık daha da kolay!
incele
X
cover image

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

okuyabilirsiniz.

Erkekler meme kanseri olmaz.
Bu da yanlış bir inanıştır. Her100 meme kanseri hastasından birisi erkektir. Özellikle kalıtsal meme kanseri ailelerinde olan erkeklerde meme kanseri daha sık görülmektedir. Bu nedenle erkekler de memelerinde bir kitle fark ederlerse zaman kaybetmeden bir hekime başvurmalıdırlar.

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Memedeki bir kitle her zaman kanser olduğunu gösterir.

Her zaman kanser olduğunu göstermez. Çünkü memesindeki kitle nedeniyle hekime başvuran hastaların çoğunun kitlesi iyi huylu çıkar. Elbette, memesinde kitle farkeden bir kadın,“Bu kitleler iyi huylu çıkıyormuş hekime gitmeye gerek yok”diye düşünmemelidir. Ama her kitlenin kanser gibi algılanması da son derece yanlıştır. Kitlenin kanser olup olmadığı ancak hekimin meme muayenesi ve gerekli görüldüğünde yapılacak radyolojik incelemeler sonucunda anlaşılacaktır. Eğer kanser şüphesi varsa tanı ancak yapılacak bir biyopsi ile kesinleştirilebilecektir.

Meme kanseri riski olanlar mutlaka kanser olur.

Bazı kadınlar, yaşıtlarına göre daha yüksek oranda meme kanseri riski taşıyabiliyor. Özellikle kendi soy ağacında meme kanseri olan, daha önce yapılan biyopsilerde meme kanseri öncüsü olan patolojilerin tanımlandığı, aşırı alkol kullanan, menopoz sonrası düzenli egzersiz yapmayan, özellikle karın bölgesinde yağ hacminin arttığı kadınlarda bu risk biraz daha fazladır. Uzun süreli hormon tedavisi görmüş olan, hiç doğum yapmamış ya da ilk doğumunu 35 yaşından sonra yapan kadınlarda bu grup içinde yer alır. Bu nedenle kadınların risklerine uygun bir tarama programı gerekir. Sonuçta, meme kanseri açısından risk unsurları taşıyan kadın mutlaka meme kanserine yakalanacak ya da tam tersi meme kanseri açısından risk unsurları taşımayan kadınlar da meme kanseri görülmeyeceğini söylemek mümkün değildir.
 

Meme kanseri ileri yaştaki kadınları etkiler.

Meme kanseri görülme sıklığı yaşla birlikte artmakla birlikte 20’li 30’lu yaşlardaki genç kadınlarda da meme kanseri görülüyor. Genç yaşlarda görülen meme kanserinin bazı ortak özellikleri vardır. Özellikle kalıtsal meme kanserleri daha erken yaşlarda görülebiliyor ve biyolojik olarak biraz daha saldırgan olabiliyor. Ancak meme kanseri genel olarak 40 hatta 50 yaşın hastalığı olduğundan, risk unsuru taşımayan kadınlarda, taramaların 40 ya da 45 yaşından sonra başlaması anlamlıdır. Bu nedenle meme kanserinin her yaşta görülen bir hastalık olduğunu söylemekle beraber ileri yaşlarda görülme sıklığının artıyor.
 

Ailenizde meme kanseri geçirmiş bir kişi yoksa meme kanseri olmazsınız.

Kalıtsal meme kanseri, meme kanseri grubu içinde bir yeri olmakla birlikte bu grubun ancak yüzde 5-8’ini oluşturur. Eğer bir kişinin ailesinde kalıtsal meme kanserine neden olan gen mutasyonu varsa riski anlamlı ölçüde artıyor. Ancak, sadece ailesinde meme kanseri var diye bir kişide meme kanseri oluşur demek yanlış olur. Tam tersi olarak, bir kişinin ailesinde meme kanseri yaşanmamış olması da meme kanseri görülmeyeceği anlamına gelmez.

 

Doğum kontrol hapı kullanmak meme kanserine neden olur.

Bu da oldukça yanlış bir inanıştır. Meme kanseri sıklıkla hormona bağımlı bir kanserdir. Yüksek doz hormon, özellikle östrojen kullanmak zorunda kalan kadınlarda meme kanseri riskinin artması nedeniyle bu yorum yapılabilmektedir. Ama şu ana kadar yapılan saha çalışmalarında, özellikle günümüzde kullanılan düşük hormon içeren doğum kontrol haplarının meme kanseri riskini artırdığını gösteren herhangi bir kanıt bulunmuyor.
 

Meme kanseri olanlar ameliyatta memesini kaybeder.

Bu da yanlış bir inanıştır. Artık meme kanseri ameliyatlarında sıklıkla memeyi koruyabiliyoruz. Sadece tümörü ve çevresindeki sağlıklı meme dokusunu bir kılıf şeklinde çıkarttığımız zaman bu yeterli bir tedavi olabiliyor. Bu şekilde bir ameliyatı gerçekleştirebilmemiz için tümörün tek odakta olması, boyut olarak belli bir boyutun altında olması ve mammografide memenin diğer taraflarında kanser olduğunu düşündürecek bulguların olmaması gerekmektedir. Elbette memeyi korumanın bir bedeli oluyor. Bu bedel de radyoterapi. Memenin tamamını çıkarttığımızda çoğunlukla göğüs ön duvarına radyoterapi vermiyoruz; ama memeyi koruduğumuz hastalarda kalan meme dokusunda hastalığın geri gelme riskini azaltmak için kalan meme dokusuna radyoterapi yapılıyor. Cerrahi seçeneklerle ilişkili son karar hastayla birlikte alınarak ameliyat planlanıyor.
 

Meme kanseri olan kadınlarda bir memeden mutlaka diğer memeye sıçrar.

Kesinlikle yanlış bir inanıştır. Karşı memeye yayılım son derece az görülen bir durumdur. Hastalık tekrar edecekse genellikle ya lokal olarak aynı memede ya da vücudun farklı, uzak yerlerinde metastaz gelişebilir. Meme kanseri daha çok karaciğer, akciğer ve kemiklere yayılarak geri gelebiliyor. Karşı memeye de yayılabilen meme kanseri olmakla birlikte genellikle bu kural dışı bir durumdur. Ancak meme kanseri öyküsü olan kadınlar, yeniden meme kanseri gelişimi için risk grubundadır. En güçlü risk unsuru, bir insanın daha önce meme kanseri tedavisi olmuş olmasıdır. Bu nedenle ikinci bir meme kanseri odağı aynı memede veya karşı memede olabilir. Bu görülebilir bir durum olmakla beraber, bir memede var olan kanserin karşı memeye de sıçrayacağı anlamına gelmez.

 

Randevu almak artık daha da kolay!

Apple Store ve Google Play Store’dan indireceğiniz Anadolu Sağlık Online Servisler uygulamasıyla işlemlerinizi çok daha hızlı yapabileceksiniz.

Uygulamamızı şimdi indirirseniz anında dilediğiniz doktordan online randevu alabilir, test ve görüntüleme sonuçlarınıza kolayca ulaşabilir ve geçmiş doktor ziyaretlerinizi görüntüleyebilirsiniz.

app store
google play