Gebze
Esat Erdem Türemen
Uzm. Dr.

Esat Erdem Türemen

2013 yılından bu yana Anadolu Sağlık Merkezi’nde endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı olarak görevini sürdürüyor.

Uzmanlık

  • Diyabet
  • Obezite
  • Tiroid hastalıkları
  • Hipofiz ve böbrek üstü bezi hastalıkları

Eğitim

  • Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  • Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Çalıştığı Kurumlar

  • Anadolu Sağlık Merkezi
  • 6 uluslararası yayını
  • 3 ulusal yayını

Basın & Haberler

20 Aralık 2022 Salı
POSTA
Diyabet gizli şeker döneminde önlenebilir

5 Aralık 2022 Pazartesi
MİLLİYET
Çağın salgını diyabet

18 Eylül 2022 Pazar
MİLLİYET
Diyabetik ayak

14 Kasım 2016 Pazartesi
MİLLİYET
Diyabete savaş açın

İlgi Alanları

Büyüme Hormonu Nedir, Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Büyüme hormonu vücudun gelişimi ve büyümesinde önemli rol oynayan bir hormondur. Hipofiz bezi tarafından salgılanan bu hormon çocukluk döneminde kemiklerin uzamasını, kas kitlesinin artmasını ve genel vücut gelişimini destekler. Bu sebeple, büyüme hormonunun eksikliği bu önemli süreçleri etkileyebilir. Bu eksiklik çocuklarda boy kısalığına, yetişkinlerde ise enerji düzeyinde ve kas kütlesinde azalmaya neden olabilir.

Guatr hastalığı ve tedavisi

Tiroid bezi boynun ön tarafında bulunan kelebek tarzında bir organdır. Metabolizmada çok önemli rollere sahip tiroid hormonlarını salgılamakla görevlidir. Tiroid bezinin az ya da fazla çalışması önemli sağlık problemlerine neden olabilir.

Klinefelter Sendromu Nedir?

Klinefelter sendromu (KS) erkeklerde infertilite, yani kısırlık nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan bir tür kromozomal bozukluktur. 47, XXY sendromu gibi farklı isimlerle de anılan Klinefelter sendromu vakalarında çoğu zaman herhangi bir belirti görülmeyebilir. Bu nedenle özellikle doğal yollarla bebek sahibi olma konusunda zorluk yaşayan erkeklerin 47, XXY sendromu açısından da değerlendirilmesi gerekebilir. “Klinefelter sendromu nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?” gibi soruların cevapları ve konu ile ilgili detaylı bilgi yazının ilerleyen kısımlarında yer almaktadır.

TSH: Nedir, Testi, Yüksekliği ve Düşüklüğü

TSH testi, tiroit bezlerinin ne kadar çalıştığını gösteren bir tetkiktir. Tiroit bezlerinin az ya da çok çalıştığını tespit etmek, hastaya verilecek tedavi açısından büyük önem taşır. Bu test, halihazırda bilinen bir tiroit hastalığı olan kişilere kontrol amaçlı yapılabileceği gibi tarama amaçlı yapılarak kişideki tiroit bozukluğunu ortaya çıkarabilir.

Tiroid: Nedir, Belirtileri, Teşhis ve Tedavisi

İnsan vücudunun metabolizmasında, büyümesinde ve gelişmesinde önemli bir rol oynayan tiroid bezi hayati bir hormon bezidir. Kan dolaşımına sürekli olarak sabit miktarda tiroid hormonu bulunur ve birçok vücut fonksiyonunun düzenlenmesine yardımcı olur. Vücut büyüme, gelişme veya hamilelik gibi belirli durumlarda daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu tür durumlarda tiroid bezi daha fazla hormon üretir. Tiroid bezi boynun ön kısmında, ses tellerinin altında bulunur ve kelebek şeklindedir. Tiroid bezi ortalama 20 ila 60 gram ağırlığındadır ve iki lifli kapsül ile çevrilidir. Dış kapsül gırtlak kaslarına ve birçok önemli damar ve sinire bağlıdır. İç ve dış kapsül arasında gevşek bağ dokusu vardır. Bu nedenle yutkunma esnasında tiroid hareket edebilir ve konumunu değiştirebilir. Tiroid dokusunun kendisi, ince bağ dokusu katmanları ile çevrelenmiş çok sayıda küçük bireysel loblardan oluşur. Bu lobüller, küçük damlacıklar şeklinde tiroid hormonlarını depolayan folikül adı verilen çok sayıda küçük vezikül (kese) içerir. Tiroid bezi üç hormon üretir. Bu hormonlar şu şekildedir: • T3 olarak da bilinen triiyodotironin, • T4, • Kalsitonin. Vücutta C hücreleri tarafından üretilen kalsitonin kalsiyum ve kemik metabolizmasında yer alır. T3 ve T4 hormonları ise vücudun bazal metabolizma hızını artırarak vücuttaki tüm hücrelerin daha fazla çalışmasını sağlar.

Tip 2 Diyabet Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet, günümüzde en önemli halk sağlığı problemlerinden biridir. Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre dünya çapında 20-79 yaş aralığındaki her 11 kişiden 1'i diyabet hastasıdır, bu sayının 2045'te 10'da 1'e yükselmesi beklenmektedir. Teşhis edilemeyen vakaların da oldukça çok olduğu diyabet, hastaların organlarını ve yaşamsal fonksiyonlarını etkileyerek yaşam kalitesini düşürür. Bazı çok nadir görülen tipleri mevcut olsa da toplumda şeker hastalığı 2 tip olarak izlenir. Tip 1 diyabet sıklıkla çocuk ve genç yaşta ortaya çıkan Juvenil Tip olarak da adlandırılan diyabet tipidir. Tip 1 diyabette pankreasta beta hücrelerinden insülin üretiminde bir bozukluk mevcuttur. Tip 2 diyabet toplumda en sık görülen diyabet formudur. Tip 2 diyabette insülin üretimi olsa da insülinin hücresel düzeyde kullanılmasında sorun vardır.

Jinekomasti: Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Jinekomasti Yunanca “gyne” (kadın) ve mastia (meme) sözcüklerinden köken alır ve kadın gibi göğüslere sahip olmak anlamına gelmektedir.

İnsülin Direnci: Nedir, Belirtileri, Tanı & Tedavisi

İnsülin Direnci Nedir? İnsülin direnci, normal ya da yükselmiş insülin hormonu seviyelerine rağmen bu hormonun uyarması gereken biyolojik olayların tam olarak gerçekleşmemesini tanımlar. Karaciğer, kas dokusu ve yağ dokusu insülin hormonunun etkili olduğu en temel organlardır. Aynı zamanda insülin direnci gelişimi ile birlikte pankreas, bu direnci kırmak adına daha fazla insülin hormonu ür-etebilir. Bu durum hiperinsülinemi olarak adlandırılan kan dolaşımında insülin hormonu düzeyinin normalden çok daha fazla olarak tespit edilmesine yol açar. İnsülin direnci zaman içerisinde metabolik sendrom ya da tip 2 şeker hastalığı (diabetes mellitus) gibi farklı klinik durumlara doğru ilerleme gösterebilir. Yaklaşık olarak dünya nüfusunun %9’unun insülin direncine bağlı olarak gelişebilen tip 2 şeker hastalığından etkilendiği tahmin edilmektedir. Tip2 şeker hastalığı dışında obezite, kardiyovasküler (kalp ve damar) hastalıklar, alkolizme bağlı olmayan karaciğer yağlanması, metabolik sendrom ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi rahatsızlıklar da insülin direnci ile ilişkili diğer durumlara örnek teşkil eder.

Hipoglisemi: Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Düşük kan şekeri (hipoglisemi), tehlikeli ve önemsenmesi gereken bir sağlık durumudur. Kan şekerinin aşırı düştüğü kişiler genellikle diyabet hastalarıdır. Hastalığın nedeni, bu kişilerin diyabet tedavisi kapsamında kullandıkları ilaçların, direkt olarak insülin hormonu içermesi veya bu hormonun etkinliğinin artırılmasıdır.

Hipertiroidi: Nedir, Belirtileri, Neden Olur ve Nasıl Geçer?

Hipertiroidi, tiroit bezinin çok fazla tiroit hormonu üretmesiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu durumda vücudunuzun metabolizması hızlanabilir, dolayısıyla kontrolünüz dışında bir kilo kaybı ve hızlı veya düzensiz kalp atışı görülebilir. Hipertiroidiye yönelik çeşitli tedaviler bulunur. Tiroit hormonlarının üretimini yavaşlatan anti-tiroid ilaçları ve radyoaktif iyot kullanılabilir. Bazen tedavi kapsamında, tiroit bezinin tamamı veya bir kısmı çıkarılarak ameliyat yapılır.

Haşimato: Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Haşimato hastalığı tiroit bezini etkileyen bir rahatsızlıktır. Haşimato tiroiditi olarak da isimlendirilen bu hastalık tiroit bezinin az çalışmasına neden olur.

Gizli Şeker: Nedir, Belirtileri, Teşhis ve Tedavisi

Gizli şeker dolaşım, sinir ve bağışıklık sistemini yakından etkileyen bir sorundur. Bunun nedeni tedavi edilmediğinde Tip 2 diyabet olarak kendini göstermesidir. Özellikle çocuklar ve yetişkinlerde erken dönemde semptom vermediği için dikkat edilmeyen bir durumdur. Fakat düzenli doktor kontrolleri ile Tip 2 diyabete dönüşmeden teşhis edilebilir ve tedavi edilebilir. Aynı zamanda ailesinde diyabet geçmişi olan kişilerin de gizli şekeri önlemeye yönelik atacağı adımlar sağlık için önem taşır.

Diyabet Nedir? Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Çoğu kişi diyabeti “şeker hastalığı” olarak bilir. Oysa bu, işin sadece bir yanıdır. Basitçe diyabet dediğimiz diabetes mellitus, kan dolaşım sisteminde yüksek düzeyde glikoz (şeker) yapılanmasıyla görülen kronik bir hastalıktır.

Gece Terlemesi

Gece terlemesi yaşayan bireyler uyandıklarında çarşafın veya pijamalarının su içinde kaldığına şahit olabilir. Çeşitli yönemlerle uyku ortamının düzenlenmesi bu problemin giderilmesi adına atılabilecek ilk adımdır. Herhangi bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan gece terlemelerinde ise sağlık kuruluşlarına başvurulması ve altta yatan rahatsızlığın tespiti ve ona uygun tedavi seçenekleri düşünülmesi gerekir. Uyku hiperhidrozu olarak ifade edilen bu durum genellikle kontrol altına alınabilen hastalıklara bağlı olarak meydana gelse de bazen yaşamı tehdit edici rahatsızlıkların bir belirtisi olarak da oluşabileceği için bilgi sahibi olmakta fayda vardır. Gece terlemesi hakkında merak ettiğiniz diğer konular için yazının devamını takip edebilirsiniz.