24 Ağustos 2023 Perşembe
Solunum Laboratuvarı
Amfizem, akciğer dokusunu doğrudan etkileyen ve zaman içinde geri dönüşü olmayan hasara yol açabilen ciddi bir solunum yolu hastalığıdır. Genellikle yavaş ilerleyen bu hastalık, ilk dönemlerde hafif nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterirken, ilerleyen evrelerde günlük yaşamı belirgin şekilde kısıtlayan bir tabloya dönüşebilir. Çoğu zaman kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) başlığı altında değerlendirilir. Amfizem, erken fark edilmediğinde akciğerlerin oksijen alma kapasitesini kalıcı olarak azaltabilir.
Amfizem, akciğerlerde bulunan alveol adı verilen hava keseciklerinin yapısının bozulması ve elastikiyetini kaybetmesiyle ortaya çıkan kronik bir akciğer hastalığıdır. Sağlıklı bir akciğerde alveoller nefes alıp verirken genişleyip daralabilirken, amfizem geliştiğinde bu yapı kalıcı olarak genişler ve iç duvarları tahrip olur. Bu durum, oksijenin kana geçişini zorlaştırır ve karbondioksitin yeterince atılamamasına neden olur. Hasta, özellikle efor sırasında belirginleşen nefes darlığı yaşamaya başlar. Amfizem genellikle ilerleyici bir hastalıktır. Erken dönemde fark edilmediğinde akciğer fonksiyon kaybı giderek artar.
Amfizem, akciğerde tutulumun şekline ve etkilenen alveollerin dağılımına göre farklı türlere ayrılır. Bu sınıflama, hastalığın seyrini ve altta yatan nedenleri anlamada önemlidir.
Başlıca amfizem türleri şu şekilde sıralanabilir:
Akciğerde amfizem, alveollerin sayıca azalması ve kalan hava keseciklerinin işlevini kaybetmesi anlamına gelir. Bu durum, akciğerlerin “hava dolu ama oksijen açısından yetersiz” hale gelmesine yol açar. Hava akciğerde hapsolur, nefes verme zorlaşır ve kişi tam nefes alamadığı hissine kapılır. Akciğerlerdeki bu yapısal bozulma geri döndürülemez niteliktedir. Bu nedenle amfizem, yalnızca semptomları kontrol altına alınabilen ancak tamamen iyileştirilemeyen kronik bir hastalık olarak kabul edilir.
Amfizem gelişiminde en belirgin etken, akciğerlerin uzun yıllar boyunca zararlı solunan maddelere maruz kalmasıdır. Bu maddeler, akciğerin temel yapı taşı olan alveollerin esnekliğini zamanla azaltarak hava alışverişini bozar. Sürekli tahrişe uğrayan akciğer dokusunda onarım mekanizmaları yetersiz kalır. Kalıcı yapısal hasar ortaya çıkar. Bununla birlikte çevresel koşullar ve bazı bireysel yatkınlıklar da bu süreci hızlandırabilir.
Amfizeme yol açabilen başlıca nedenler şöyledir:
Amfizem belirtileri genellikle yavaş ve sinsi şekilde başlar. İlk dönemde hafif eforla ortaya çıkan nefes darlığı zamanla istirahat halindeyken bile hissedilebilir hale gelir. Hastalık ilerledikçe kişinin yaşam kalitesi belirgin şekilde düşer.
En sık görülen amfizem belirtileri şöyle sıralanabilir:
Amfizem tanısı, hastanın şikayetleri ve risk faktörleri değerlendirilerek konur. Fizik muayenenin ardından solunum fonksiyon testleri yapılır. Akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi, alveol hasarını ve akciğer dokusundaki değişiklikleri net şekilde ortaya koyabilir. Gerekli durumlarda kan gazı analizi ile kandaki oksijen ve karbondioksit düzeyleri ölçülür.
Amfizemin kesin bir tedavisi yoktur. Ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve semptomları azaltmak mümkündür. Tedavinin temel amacı solunum kapasitesini korumak ve yaşam kalitesini artırmaktır. Bronkodilatör ilaçlar, inhaler tedaviler, oksijen desteği ve solunum rehabilitasyonu uygulanabilir. İleri vakalarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Amfizemden korunmanın en etkili yolu, risk faktörlerinden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Akciğerlerin doğal savunma mekanizmasını korumak için düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve genel bağışıklık sistemini güçlü tutmak önemlidir. Erken dönemde ortaya çıkan solunum şikâyetlerini önemseyerek sağlık kuruluşlarına başvurmak, hastalığın ilerlemeden fark edilmesine katkı sağlar.
Korunma için alınabilecek önlemler şöyle sıralanabilir:
Amfizem geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Tamamen iyileşmesi mümkün değildir. Ancak erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Uygun yaşam tarzı değişiklikleriyle belirtiler kontrol altına alınabilir.
Amfizem ve KOAH aynı hastalık değildir. Ancak birbiriyle yakından ilişkilidir. Amfizem, KOAH’ın alt türlerinden biri olarak kabul edilir. Birçok hastada kronik bronşit ile birlikte seyredebilir.
Hastalığın evresine ve tedaviye uyuma bağlı olarak amfizem hastaları aktif bir yaşam sürdürebilir. Bu noktada düzenli tedavi önemlidir. Erken dönemde tanı alan kişilerde yaşam kalitesi daha yüksektir.
Amfizem çoğunlukla çevresel faktörlere bağlı gelişir. Ancak bazı nadir durumlarda genetik nedenler rol oynar. Alfa-1 antitripsin eksikliği buna örnek olarak gösterilir. Bu kişilerde hastalık daha erken yaşta ortaya çıkabilir.
İlerleyen amfizem, nefes darlığının artmasına ve günlük aktivitelerin zorlaşmasına neden olur. Akciğerlerin oksijen kapasitesi azalır ve oksijen tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle düzenli takip gerekir.
Son güncellenme tarihi: 26 Ocak 2026
Yayınlanma tarihi: 26 Ocak 2026
Göğüs Hastalıkları
Doç. Dr. Tayfun Çalışkan
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ve Özel Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ve Özel Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.