20 Ağustos 2023 Pazar
Diyabet hastalarına beslenme önerileri
İçindekiler
Plastik üretiminin hızla artması, çevrede biriken plastik atık miktarını da önemli ölçüde yükseltmiştir. Gözle fark edilmesi oldukça zor olan küçük plastik parçacıkları günümüzde denizlerde, toprakta, havada ve günlük yaşamda kullanılan birçok üründe tespit edilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, insanların farkında olmadan bu parçacıklara düzenli olarak maruz kaldığını göstermektedir. Bilim insanlarının üzerinde yoğun şekilde çalıştığı konulardan biri de mikroplastik olarak adlandırılan bu parçacıkların insan sağlığı üzerindeki etkileridir. Solunum, beslenme ve içme suyu gibi günlük yaşamın doğal süreçleri sırasında vücuda girebilen mikroplastikler, çevre sağlığının yanı sıra halk sağlığı açısından da önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir.
Çapı 5 milimetreden daha küçük olan plastik parçacıkları mikroplastik olarak tanımlanır. Bazı mikroplastikler büyük plastik ürünlerin zamanla parçalanması sonucunda ortaya çıkarken bazıları ise doğrudan küçük boyutlarda üretilir. Kozmetik ürünler, sentetik tekstiller ve çeşitli endüstriyel uygulamalar bu kaynaklar arasında yer alabilir.
Doğada uzun süre bozulmadan kalabilen plastikler güneş ışığı, rüzgar, sıcaklık değişimleri ve fiziksel aşınma nedeniyle giderek daha küçük parçalara ayrılır. Ortaya çıkan mikroplastikler çevrenin birçok farklı alanına yayılabilir.
Araştırmalar, mikroplastiklerin yalnızca okyanuslarda değil içme suyunda, tarım alanlarında ve atmosferde de bulunduğunu göstermektedir. Geniş yayılım alanı nedeniyle insanlarla temas etme olasılığı oldukça yüksektir. Farklı şekil ve boyutlarda bulunabilen mikroplastikler lif, tanecik, film veya parçacık formunda olabilir. Kaynaklarına göre özellikleri değişiklik gösterebilir.
Mikroplastiklerin önemli bir bölümü büyük plastik ürünlerin zaman içinde parçalanmasıyla meydana gelir. Güneş ışınları, mekanik sürtünme ve çevresel koşullar plastiklerin yapısını bozarak küçük parçalara ayrılmasına neden olur.
Su şişeleri, poşetler, ambalaj malzemeleri ve balıkçılık ekipmanları çevrede parçalanarak mikroplastik kaynağı oluşturabilir. Denizlere ulaşan plastik atıklar yıllar içinde daha küçük parçalara dönüşebilir.
Bazı mikroplastikler ise doğrudan küçük boyutlarda üretilmektedir. Endüstriyel üretim süreçlerinde kullanılan plastik granüller veya çeşitli ürünlerde yer alan mikroskobik plastik tanecikler buna örnek gösterilebilir. Sentetik kumaşlardan üretilen kıyafetlerin yıkanması sırasında açığa çıkan plastik lifler de önemli kaynaklardan biridir. Arıtma sistemlerinden geçebilen bu lifler su kaynaklarına ulaşabilir.
İnsanlar mikroplastiklere farklı yollarla maruz kalabilir. En yaygın maruziyet yolları arasında besin tüketimi, su tüketimi ve solunum yer alır.
Deniz ürünleri, tuz, içme suyu ve çeşitli işlenmiş gıdalarda mikroplastik parçacıklarına rastlanabilmektedir. Bu nedenle günlük beslenme sırasında fark edilmeden mikroplastik alımı gerçekleşebilir. Kapalı ortamlarda bulunan sentetik lifler ve plastik kaynaklı toz parçacıkları da solunum yoluyla vücuda girebilir. Özellikle iç mekan havasında mikroplastik liflerin bulunabildiği gösterilmiştir.
Mikroplastiklerin sindirim sistemi ve solunum sistemi aracılığıyla vücuda girdiği bilinmektedir. Vücutta nasıl dağıldıkları ve uzun dönem etkilerinin ne olduğu konusunda bilimsel çalışmalar devam etmektedir.
Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri halen araştırılmaktadır. Günümüzde elde edilen veriler bazı potansiyel risklere işaret etse de uzun dönem sonuçların tam olarak anlaşılabilmesi için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç vardır.
Araştırmalarda mikroplastiklerin vücutta iltihabi süreçleri tetikleyebileceği, hücresel düzeyde stres oluşturabileceği ve bazı biyolojik mekanizmaları etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Ancak bu etkilerin insan sağlığı üzerindeki gerçek boyutu henüz netleşmemiştir.
Mikroplastiklerle ilişkili olduğu düşünülen başlıca sağlık endişeleri şunlardır:
Plastiklerin üretiminde kullanılan bazı kimyasalların da sağlık açısından değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu belirtilmektedir. Mikroplastiklerin yalnızca fiziksel parçacık olarak değil taşıyıcı özellikleri nedeniyle de araştırıldığı bilinmektedir.
Bilimsel çalışmaların ilerlemesiyle birlikte mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri daha net şekilde ortaya konulabilecektir.
Mikroplastikler günlük yaşamda kullanılan birçok ürün ve tüketilen çeşitli gıdalarda tespit edilebilmektedir. Yaygın kullanımları nedeniyle çevreye karışan plastik parçacıklar farklı alanlarda birikebilir. Deniz ürünleri mikroplastik açısından en sık araştırılan besin gruplarından biridir. Balıklar ve kabuklu deniz canlıları çevrede bulunan mikroplastikleri bünyelerine alabilir.
Araştırmalarda mikroplastik tespit edilen ürün ve gıdalardan bazıları şunlardır:
Mikroplastiklerin yalnızca gıdalarda değil havada ve ev tozlarında da bulunabileceği bilinmektedir. Bu nedenle maruziyet tek bir kaynakla sınırlı değildir.
Mikroplastiklere tamamen maruz kalmamak günümüzde oldukça zor görünmektedir. Yine de günlük yaşamda alınabilecek bazı önlemler maruziyet miktarını azaltmaya yardımcı olabilir.
Cam, paslanmaz çelik veya seramik gibi alternatif materyallerin tercih edilmesi plastik kullanımını azaltabilir. Özellikle sıcak yiyecek ve içeceklerin plastik kaplarda uzun süre bekletilmemesi önerilmektedir.
Maruziyeti azaltmaya yardımcı olabilecek uygulamalar şunlardır:
Çevresel farkındalığın artırılması da önemli bir adımdır. Plastik atık miktarının azaltılması hem çevre sağlığı hem de mikroplastik oluşumunun sınırlandırılması açısından değer taşımaktadır.
Mikroplastikler Gözle Görülebilir mi?
Mikroplastiklerin büyük bölümü çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Bazı parçacıklar görülebilse de çoğu mikroskobik boyutlardadır.
Mikroplastikler İnsan Kanında Tespit Edilebilir mi?
Son yıllarda yapılan bazı araştırmalarda insan kanında mikroplastik parçacıkları tespit edilmiştir. Bulguların sağlık üzerindeki etkilerinin netleştirilmesi için çalışmalar sürmektedir.
Mikroplastiklerden Tamamen Korunmak Mümkün müdür?
Mikroplastikler çevrede oldukça yaygın bulunduğu için tamamen korunmak güçtür. Günlük yaşam alışkanlıklarında yapılacak bazı değişiklikler maruziyet miktarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
9 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları
Birimin Tüm İlgi Alanları
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları
Uzm. Dr. Esat Erdem Türemen
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.