21 Ağustos 2023 Pazartesi
Karaciğerin en yakın dostları: Greyfurt ve limon
Göbek fıtığı, karın duvarındaki kas ve bağ dokularının zayıflaması sonucu karın içi organların veya yağ dokusunun göbek bölgesinden dışa doğru çıkıntı yapmasıyla oluşan yaygın bir sağlık problemidir. Özellikle karın içi basıncın arttığı durumlarda belirgin hale gelir. Öksürme, hapşırma, efor sarf etme veya ağır kaldırma sırasında daha görünür olabilir. Bazı kişilerde yalnızca estetik bir şişlik gibi algılansa da fıtık zaman zaman ağrıya, sıkışmaya veya dolaşım bozukluğuna yol açabilir. Doğumsal olarak görülebilen bu durum yetişkinlik döneminde yaşam tarzı ve fiziksel zorlanmalarla da gelişebilir. Her fıtık cerrahi müdahale gerektirmese de ilerleme riski göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Tedavinin gecikmesi, komplikasyonların artmasına ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilir.
Göbek fıtığı, karın duvarında bulunan kasların ve bağ dokularının bir bölgede zayıflaması sonucunda karın içindeki organ veya yağ dokularının bu zayıf alandan dışarı doğru çıkıntı yapmasıdır. Bu çıkıntı, fıtığın büyüklüğüne ve içeriğine göre görünür hale gelebilir ve zamanla belirginleşebilir. Göbek fıtığı, bebeklerde göbek bağının düşmesinden sonra tam kapanmayan açıklık nedeniyle oluşabilirken yetişkinlerde farklı nedenlerle gelişebilir. Gündelik hareketlerde belirti vermeyebilir. Ancak bazı durumlarda ağrı, dolgunluk hissi ve hassasiyet yaşanabilir. Fıtık alanında oluşan açıklığın genişlemesi durumunda organ sıkışması riski ortaya çıkabilir.
Doğuştan gelen karın duvarı zayıflığı, yaşlanma, obezite, ani kilo alıp verme ve ağır kaldırma gibi faktörlerin etkisiyle meydana gelebilir. Karın içi basıncının sık veya sürekli artmasına neden olan kronik öksürük, kabızlık, idrar yaparken zorlanma gibi durumlar da fıtık oluşumunu tetikleyebilir. Hamilelik, özellikle birden fazla gebelik yaşayan kadınlarda karın duvarında gevşemeye ve fıtık riskinin artmasına yol açabilir. Abdominal ameliyatlar sonrası oluşan zayıflık bölgeleri de fıtık için giriş kapısı oluşturabilir. Bağ dokusu zayıflığına yatkınlık genetik faktörlerle bağlantılı olabilir. Her ne kadar bazı kişilerde belirgin bir tetikleyici olmadan da ortaya çıkabilse, risk faktörlerinin bir araya gelmesi göbek fıtığının görülme ihtimalini artırır.
Göbek fıtığı belirtileri genellikle göbek çevresinde görülen şişlik veya çıkıntı ile başlar. Şişlik ayakta dururken, öksürürken veya efor sarf ederken daha belirgin olabilir. Küçük fıtıklar belirti vermeyebilir ancak büyüdükçe rahatsızlık hissi artar.
Göbek fıtığı belirtileri:
Göbek fıtığı gelişiminde birçok faktör birlikte rol oynar. Bu riskler hem yaşam tarzıyla hem de vücudun yapısal özellikleriyle bağlantılı olabilir. Fazla kilo, karın içi basıncını sürekli artırarak fıtık oluşumunu kolaylaştırabilir. Hamilelik sürecinde karın duvarı gerilir ve bağ dokular zayıflayabilir. Kronik kabızlık veya öksürük yaşayan kişiler, sık zorlanma nedeniyle daha yüksek risk altındadır. Daha önce karın ameliyatı geçiren kişilerde operasyon bölgesinde zayıflama görülebilir. Yaşın ilerlemesi ve bağ dokusunun esnekliğinin azalması da risk grubunu genişletir. Aile öyküsünün olması da genetik yatkınlığı düşündürür.
Göbek fıtığının tanısı genellikle fizik muayene ile başlar. Doktor, ayakta durma ve öksürme gibi karın basıncını artıran manevralar sırasında fıtığın görünürlüğünü değerlendirir. Bazı durumlarda iç organların durumu ve fıtığın boyutunu belirlemek için görüntüleme gerekebilir.
Tanıda kullanılan testler:
Tedavi, fıtığın büyüklüğüne, hastanın semptomlarına ve yaşam kalitesine etkisine göre planlanır. Küçük fıtıklarda izlem önerilebileceği gibi ilerleme riskine göre cerrahi müdahale değerlendirilebilir. Günümüzde minimal invaziv yöntemler daha sık tercih edilmektedir.
Tedavi yöntemleri:
Göbek fıtığını tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da risk faktörlerini azaltmak oluşum ihtimalini düşürür. Sağlıklı kilo kontrolü, karın bölgesine aşırı yük bindirmeyi engeller. Düzenli egzersiz ve karın kaslarını güçlendirme çalışmaları destekleyici rol oynar. Kronik kabızlığın önüne geçmek, lifli beslenmek ve su tüketimini artırmak zorlanmayı azaltır. Ameliyat sonrası dönemde ağırlık kaldırmaktan kaçınmak da önemlidir. Hamilelik döneminde kontrollü kilo alımı ve uygun egzersiz önerilebilir. Vitamin ve mineral dengesine özen göstermek bağ dokusunun güçlenmesine katkı sağlar.
Göbek fıtığı ağrısı her hastada aynı bölgede hissedilmez. Fıtığın büyüklüğüne, içeriğine ve bası yaptığı dokuya göre ağrı göbek çevresinde yoğunlaşabilir veya alt karın bölgesine yayılabilir. Bazı kişilerde ağrı bel bölgesine, kasıklara veya çevre kas gruplarına yansıyarak hissedilebilir. Uzun süre ayakta kalmak, ağır kaldırmak, öksürmek ve zorlanmak ağrıyı artırabilir.
Tedavi edilmeyen göbek fıtığı zamanla büyüyebilir ve semptomlar artabilir. En ciddi risk, fıtık kesesindeki organın sıkışması sonucu dolaşımın bozulmasıdır. Bu durum nekroz yani doku ölümü riskine yol açabilir. Sıkışmış fıtık, ani karın ağrısı, şişlikte sertleşme ve bulantıyla kendini gösterebilir. Tedavi geciktiğinde acil cerrahi gerekebilir ve iyileşme süreci daha zor olabilir. Ayrıca günlük yaşamda hareket kısıtlılığı, estetik kaygı ve yaşam kalitesinde düşüş yaşanabilir. Cerrahinin zamanında planlanması komplikasyon riskini azaltır ve çoğu hastada başarılı sonuçlar alınır.
Göbek fıtığı kendiliğinden iyileşmez. Aaman içinde genellikle büyüme eğilimindedir. Fıtık bölgesindeki açıklık kapanmaz ve karın basıncı devam ettikçe doku dışarıya doğru çıkıntı yapmaya devam eder.
Hamilelik sürecinde karın duvarının gerilmesi, kasların zayıflaması ve hormonal değişiklikler kadınlarda riskin artmasına neden olabilir. Birden fazla gebelik yaşayanlarda risk daha yüksektir.
Evet. Bazı küçük göbek fıtıkları ağrıya yol açmaz ve yalnızca görsel olarak fark edilen bir şişlik şeklinde ortaya çıkar. Ancak ağrı olmaması fıtığın ilerlemeyeceği anlamına gelmez. Zamanla büyüyüp sıkışma riski ortaya çıkabilir. Belirti vermeyen fıtıklar bile doktor kontrolünde takip edilmelidir.
Her ameliyat sonrası az da olsa tekrar riski bulunur. Tekrar oranı cerrahi yönteme, kullanılan materyale, kişinin doku yapısına ve ameliyat sonrası yaşam tarzına göre değişir. Fazla kilo almak, ağır kaldırmak ve karın içi basıncı artıran alışkanlıklar tekrarlama riskini yükseltebilir.
Doktor kontrolünde bandaj veya kemer uygulaması geçici olarak rahatlama sağlayabilir. Bazı hastalarda belirtileri hafifletebilir.
Fıtık kesesindeki organın sıkışması (boğulmuş fıtık) acil müdahale gerektiren ciddi bir durumdur. Ani ve şiddetli ağrı, şişlikte sertleşme, kızarıklık, bulantı-kusma gibi belirtiler ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Tedavinin gecikmesi doku kaybına neden olabilir.
Cerrahi yönteme bağlı olarak değişmekle birlikte çoğu hastada kısa sürede normal aktivitelere dönüş mümkündür. İlk günlerde hafif ağrı ve yorgunluk hissi normaldir. Doktorun önerileri doğrultusunda ağır kaldırmaktan kaçınmak ve yara bakımına dikkat etmek iyileşme sürecini hızlandırır ve komplikasyonları azaltır.
Son güncellenme tarihi: 07 Ocak 2026
Yayınlanma tarihi: 19 Haziran 2018
Genel Cerrahi
Prof. Dr. Ali Uğur Emre
Genel Cerrahi
Prof. Dr. Sedat Karademir
Genel Cerrahi
Prof. Dr. Vafi Atalay
Genel Cerrahi
Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal
Genel Cerrahi
Doç. Dr. Ayhan Erdemir
Genel Cerrahi
Op. Dr. Kemal Raşa
Genel Cerrahi
Op. Dr. Ömer Faruk Inanç
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ve Özel Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: Özel Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi ve Özel Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.