19 Ağustos 2023 Cumartesi
ALT: Nedir, Düşüklüğü, Yüksekliği ve Tedavisi
PCT (Prokalsitonin), özellikle bakteriyel enfeksiyonların ve sepsisin değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir kan parametresidir. Enfeksiyonun varlığı ve şiddeti hakkında hızlı ve güvenilir bilgi sunması nedeniyle yoğun bakım ve acil servislerde sıkça tercih edilir. PCT değeri, enfeksiyonun bakteriyel mi yoksa başka bir nedene mi bağlı olduğunu ayırt etmede yardımcı olur ve tedavi planlamasında yol gösterici rol oynar.
Prokalsitonin, normalde tiroid bezinde çok düşük miktarlarda üretilen bir öncül hormondur. Sağlıklı bireylerde kanda neredeyse yok denecek kadar az bulunur. Ancak bakteriyel enfeksiyonlar sırasında vücudun bağışıklık yanıtı aktive olur ve PCT düzeyi hızla yükselir. Viral enfeksiyonlarda genellikle belirgin bir artış görülmez, bu da PCT’yi tanısal açıdan değerli kılar.
PCT testi genellikle enfeksiyonun ciddiyetini ve türünü değerlendirmek amacıyla istenir. Özellikle sepsis şüphesi olan hastalarda erken tanı için önemlidir. Ayrıca antibiyotik tedavisinin gerekliliğini ve tedaviye yanıtı izlemek için de kullanılır. Yüksek ateş, bilinç değişikliği, düşük tansiyon gibi bulgular varsa PCT testi sıklıkla değerlendirmeye alınır.
PCT (Prokalsitonin) değeri, tek başına yorumlanmaktan ziyade hastanın klinik durumu, eşlik eden belirtiler ve diğer laboratuvar bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir. Referans aralıkları, enfeksiyonun varlığı ve şiddeti hakkında yol gösterici olsa da kesin tanı koydurmaz. Bu nedenle PCT için belirlenen değer aralıkları, hekimlere enfeksiyonun düzeyi ve olası sepsis riski konusunda fikir vermek amacıyla kullanılır. Genel kabul gören PCT referans aralıkları ise şu şekildedir:
PCT yüksekliği çoğunlukla bakteriyel enfeksiyonlara işaret eder. Değer ne kadar yüksekse enfeksiyonun sistemik yayılımı ve ciddiyeti o kadar fazladır. Özellikle sepsis, ağır zatürre ve ciddi bakteriyel enfeksiyonlarda belirgin yükselme görülür. Travma, büyük cerrahiler ve bazı ağır inflamatuvar durumlar da geçici PCT artışına neden olabilir.
PCT (Prokalsitonin) ve CRP (C-reaktif protein), klinikte enfeksiyon ve inflamasyonun değerlendirilmesinde en sık kullanılan iki biyobelirteçtir. Her ikisi de vücutta bir sorun olduğuna işaret eder. Ancak yükselme nedenleri, zamanlamaları, özgüllükleri ve klinik kullanım alanları açısından önemli farklılıklar gösterir.
CRP, karaciğerde üretilen ve vücutta iltihabi bir süreç başladığında yükselen genel bir inflamasyon belirtecidir.
Bu nedenle CRP, inflamasyonun varlığını saptamada faydalıdır. Fakat enfeksiyonun bakteriyel mi viral mi olduğunu ayırt etmede sınırlıdır. PCT ise özellikle bakteriyel enfeksiyonlara yanıt olarak yükselen, daha özgül bir biyobelirteçtir.
Bu iki test birbirinin tamamlayıcısıdır. Klinik değerlendirme, hastanın bulguları ve diğer laboratuvar testleriyle birlikte kullanıldığında en doğru sonucu verir. Özellikle şüpheli sepsis vakalarında PCT ve CRP’nin birlikte değerlendirilmesi, tanı ve tedavi sürecini daha güvenli hale getirir.
PCT yüksekliği tek başına belirti vermez. Ancak enfeksiyonun yol açtığı klinik bulgularla birlikte seyreder. Özellikle sistemik enfeksiyonlarda hastanın genel durumu hızla bozulabilir. Bu belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.
PCT yüksekliğinde sık görülen belirtiler şöyledir:
PCT düşüklüğü genellikle normal ve sağlıklı bir durumu ifade eder. Düşük PCT değeri çoğu zaman klinik olarak olumsuz bir tabloya işaret etmez. Ancak enfeksiyon şüphesi varken PCT düşükse, bunun bakteriyel olmayan bir nedene bağlı olabileceği düşünülür.
PCT düşüklüğü ile ilişkili durumlar şunlar olabilir:
Hayır. PCT önemli bir göstergedir ancak tek başına tanı koydurmaz. Klinik bulgular, diğer laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır. PCT özellikle bakteriyel enfeksiyonlarda yükselir. Viral enfeksiyonlarda genellikle normal veya hafif yükselmiş düzeylerde kalır.
Evet. PCT düzeyi, antibiyotik başlanması veya kesilmesi konusunda hekimlere yol gösterici olabilir. Özellikle gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmada etkilidir.
Son güncellenme tarihi: 22 Ocak 2026
Yayınlanma tarihi: 06 Temmuz 2023
Biyokimya
Doç. Dr. Serkan Tapan
Biyokimya
Uzm. Dr. İnci Küçükercan
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.