21 Ağustos 2023 Pazartesi
Grip Belirtileri Nelerdir? Grip Nasıl Geçer?
İçindekiler
Halk arasında “kulak kireçlenmesi” olarak bilinen otoskleroz, özellikle orta kulakta üzengi kemiği çevresinde anormal kemik dokusunun oluşmasıyla karakterize bir hastalıktır. Bu durum, kulak kemikçiklerinin titreşimlerini engelleyerek ses dalgalarının iç kulağa iletimini bozar ve ilerleyici işitme kaybına yol açar. Genellikle genç erişkinlik döneminde başlayan hastalık kadınlarda daha sık görülür ve gebelik gibi hormonal değişim dönemlerinde hızlanabilir. İşitme kaybı çoğunlukla yavaş ilerler. Bu nedenle hastalar başta yalnızca kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etmekte güçlük çeker. Ancak zamanla çınlama, uğultu, denge problemleri ve ileri derecede işitme kaybı gelişebilir. Günümüzde otoskleroz tanısı odyolojik testler ve radyolojik incelemelerle konulabilmekte, işitme cihazı ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.
Otoskleroz, kulak kemikçikleri ve özellikle de üzengi kemiği (stapes) çevresindeki kemik dokuda anormal bir kireçlenme ve sertleşme ile karakterize edilen bir iç kulak hastalığıdır. Normalde bu küçük kemikler titreşimleri orta kulaktan iç kulağa ileterek işitmenin sağlıklı gerçekleşmesini sağlar. Ancak otosklerozda bu bölgede yeni ve sert kemik dokusu gelişir, üzengi kemiğinin hareketi kısıtlanır. Bunun sonucunda ses dalgaları iç kulağa yeterince iletilemez ve iletim tipi işitme kaybı ortaya çıkar. Zamanla iç kulak da etkilenirse sensörinöral işitme kaybı eklenebilir. Hastalık genellikle yavaş ilerler, çoğu hasta ilk belirtilerini genç erişkinlikte fark eder. Kadınlarda daha sık görülmesi ve özellikle gebelik dönemlerinde hızlanması dikkat çekicidir.
Otosklerozun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Hastaların yaklaşık yarısında aile öyküsü bulunur, bu da genetik yatkınlığı gösterir. Bunun dışında hormonal değişiklikler (özellikle östrojen artışı), viral enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemi ile ilgili faktörler de suçlanmaktadır.
Başlıca nedenler şöyledir:
Otosklerozu tamamen önlemenin kesin bir yolu yoktur çünkü çoğunlukla genetik geçişli bir hastalıktır. Ancak erken tanı ve düzenli takip ile ilerlemesi yavaşlatılabilir. Özellikle aile öyküsü olan kişilerin işitme testlerini düzenli yaptırması önemlidir. Gebelik döneminde işitme kaybı hızlanabileceği için kadın hastaların yakın takip edilmesi gerekir. Ayrıca kemik metabolizmasını olumsuz etkileyen D vitamini eksikliği ve bazı hormonal düzensizliklerin giderilmesi fayda sağlayabilir. Gürültülü ortamlardan uzak durmak, iç kulaktaki hücrelerin korunması için önerilir.
En belirgin belirtisi yavaş ilerleyen işitme kaybıdır. Başlangıçta hasta özellikle kalabalık ortamlarda konuşmaları anlamakta zorlanır. İşitme kaybı genellikle çift taraflıdır ancak bazen tek kulakta başlayabilir. Hastalar ayrıca kulakta uğultu veya çınlama (tinnitus) tarif ederler. İleri evrelerde baş dönmesi ve denge problemleri de tabloya eklenebilir. İşitme kaybı yıllar içinde giderek artar ve tedavi edilmezse ileri dereceye ulaşabilir.
Otoskleroz belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
İşitme kaybı genellikle başlangıçta hafif düzeyde olur. Hasta bunu fark etmekte zorlanır. İlk belirtiler, özellikle kalın sesleri veya kalabalık ortamlarda konuşmaları ayırt etmede güçlük şeklinde ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe üzengi kemiğinin hareketsizliği artar ve orta dereceden ileri dereceye kadar işitme kaybı gelişebilir. Eğer hastalık sadece orta kulak kemikçikleriyle sınırlıysa iletim tipi işitme kaybı olur. Ancak süreç iç kulağı da etkilerse sensörinöral işitme kaybı eklenir ve toplam işitme kaybı çok daha ağır hale gelir. Bazı vakalarda işitme kaybı %50’nin üzerine çıkarak hastanın günlük iletişimini ciddi şekilde kısıtlayabilir.
Tedavi edilmediğinde işitme kaybı yavaş ama sürekli ilerler. Başlangıçta sadece konuşmaları net ayırt edememe sorunu varken zamanla televizyon ve telefon sesini duyamayacak kadar ağır kayıplar yaşanabilir. Tedavisiz bırakıldığında kulakta kalıcı sağırlığa kadar gidebilecek bir tablo gelişebilir. Ayrıca sürekli çınlama, uğultu ve denge sorunları kişinin yaşam kalitesini düşürür. Sosyal izolasyon, iletişim güçlüğü ve buna bağlı psikolojik sorunlar da tabloya eklenebilir.
Otoskleroz tanısında ayrıntılı öykü ve kulak muayenesi ilk basamaktır. Ancak kesin tanı için odyolojik ve radyolojik incelemeler gerekir.
Kulak kireçlenmesi teşhisi için kullanılan yöntemler şöyledir:
Erken evrede işitme kaybı hafifse işitme cihazı kullanımı fayda sağlar. Düzenli odyolojik takip, hastalığın ilerlemesini kontrol altında tutmaya yardımcıdır. Kemik metabolizmasını etkileyen bazı ilaçlar bazı hastalarda önerilmiştir ancak kesin etkinlikleri kanıtlanmamıştır. Gürültülü ortamlardan uzak durmak, iç kulağı zorlayan yüksek seslere maruz kalmamak ve vitamin-mineral desteği almak da iç kulak sağlığını koruyabilir.
Buradaki “kireçlenme” ifadesi, kulak kiri (buşon) ile karıştırılmamalıdır. Otosklerozda kireçlenme, kulak kemiklerinde meydana gelen patolojik bir kemik oluşumudur ve dış kulak yolunda birikmez. Dolayısıyla mekanik temizlikle ortadan kaldırılamaz. Ancak işitme kaybı, cerrahi yöntemlerle yani kemikçiklerin yeniden hareket kazanmasını sağlayarak düzeltilebilir. Eğer kulakta gerçekten dış kulak yolunu tıkayan buşon varsa bu, hekim tarafından mikroskop altında özel aletlerle temizlenmelidir. Hastaların kendi kendine pamuklu çubuk veya benzeri yöntemlerle temizlik yapmaları önerilmez çünkü bu durum kulak zarına zarar verebilir.
Otoskleroz tedavisinde amaç, işitme kaybını geri kazandırmak ve ilerlemesini durdurmaktır. Tedavi yöntemi, hastalığın evresine ve işitme kaybının derecesine göre belirlenir.
İç kulak kireçlenmesi tedavisi için kullanılan yöntemler şöyledir:
Tedavi edilmeyen otosklerozda işitme kaybı yıllar içinde giderek kötüleşir. Başlangıçta yalnızca kalın sesleri duyamama veya fısıltıyı anlamakta zorluk varken ilerleyen evrede ağır dereceli işitme kaybı gelişebilir. Çift taraflı vakalarda hasta sosyal yaşamdan kopabilir ve ciddi iletişim problemleri yaşar. Ayrıca sürekli çınlama ve uğultu, psikolojik sorunlara yol açabilir. İç kulak da etkilendiğinde sensörinöral işitme kaybı eklenir ve hasta tamamen işitme yetisini kaybedebilir. Bu durum mesleki yaşamı, eğitim hayatını ve sosyal ilişkileri ciddi şekilde etkiler.
Anatomik olarak en sık orta kulaktaki üzengi kemiği (stapes) tabanı ve çevresinde görülür. Hastalık bu bölgede başlayan kemik sertleşmesiyle başlar ve üzenginin oval pencere üzerindeki hareketini kısıtlar. Daha ileri evrelerde kemikçik zincirinin diğer bölümlerine ve hatta iç kulağa kadar yayılabilir.
Başlıca görüldüğü bölgeler şöyledir:
11 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Medikal Teknolojiler
Sialendoskopi; tükürük bezi kanalının endoskopik olarak görüntülenmesi ve buna bağlı olarak da tükürük bezi hastalıklarının tanısının konduğu ve tedavisinin yapıldığı endoskopik girişimsel bir işlemdir. Yöntemle öncelikle kanal içindeki patolojinin tanısı konuyor, ardından aynı seansta veya bir sonraki seansta tedavi için endoskopik işlem uygulanıyor.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Birimin Tüm İlgi Alanları
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Op. Dr. Ahmet Hamdi Önay
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Op. Dr. Bennur Çetindağ Albayrak
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Op. Dr. Emin Murat Şirin
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.