Ezgi Dokuzlu Tezel
2019 tarihinden bu yana Anadolu Sağlık Merkezi’nde psikolog olarak görevini sürdürüyor.
Hekim Seçiniz
Anadolu Medical Center
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi veya Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nde daha önce işlem yaptırdıysanız, T.C. Kimlik Numaranız ve doğum tarihiniz ile giriş yaparak randevu işleminizi tamamlayabilirsiniz.
Gün / Ay / Yıl formatında giriniz Devam EtAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi veya Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nde daha önce işlem yapmadıysanız,bilgilerinizi giriş yaparak randevu işleminizi tamamlayabilirsiniz.
Randevu talebinizi onaylamak için lütfen telefonunuza gelen 5 haneli kodu girin.
Randevunuz başarılı bir şekilde oluşturulmuştur
Yeni Randevu OluşturRandevunuzu oluşturmak için çağrı merkezimizi arayabilirsiniz.
Uzmanlık
- Bireysel Terapi
- Spor Psikolojisi
- Aile Danışmanlığı
- Ebeveyn danışmanlığı
- Eğitim danışmanlığı
- Kaygı bozuklukları
- Çocuk gelişimi
- Depresyon
- Travmalar
- Obsesif kompulsif bozukluk
- Sınav kaygısı
- Yetişkin terapisi
- Davranış bozuklukları
- Otizm
- Konuşma bozuklukları
- Yeme bozuklukları
- Stres
- Dürtü kontrol bozuklukları
- Gelişim bozuklukları
- Dikkat eksikliği
- Öfke kontrol bozuklukları
- Anksiyete
- Bağımlılık
- Panik atak
- Fobiler
- Travma sonrası stres bozukluğu
- Kişilik bozuklukları
- Sosyal uyum problemleri
- Kayıp
- Yas süreci
- Aile ve çocuk
- Anne-baba tutumları
- Çocuklarda kaygı bozuklukları
- Bağlanma
- Duygu durum bozuklukları
Eğitim
- Yeditepe Üniversitesi, Psikoloji Lisans (İngilizce)
- Üsküdar Üniversitesi, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans
- Yeditepe Üniversitesi, Sinirbilim Doktora (İngilizce)
Çalıştığı Kurumlar
- Uzm.Dr. Meltem Uzun Nöroloji Kliniği / Klinik Psikolog
- Hayat Hastanesi Nöropsikiyatri / Klinik Psikolog
- Np İstanbul Beyin Hastanesi / Stajyer Psikolog
- İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Gönüllü Psikolog
- Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi/ Psikolog
- Kadıköy Bahariye Anaokulu / Okul Psikoloğu
- Birey Koleji / Okul Psikoloğu
- İpekyolu Anaokulu / Okul Psikoloğu
- Özel Mavi Penguen Anaokulu / Okul Psikoloğu
- Autoliv Cankor Otomotiv / İşyeri Psikoloğu
- Çeşitli kurumlar ve okullarda danışman psikolog
- Anadolu Sağlık Merkezi / Klinik Psikolog
Barış Okulu Projesi
- TPD (Türk Psikologlar Derneği)
- International Society of Schema Therapy
- UNICEF (United Nations International Children's Emergency Fund)
- TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı)
- MORÇATI Çocuk Hakları ve KS Derneği
- Bilişsel Davranışçı Terapi
- Kognitif Sinirbilim
- Davranışsal Sinirbilim
- Psikodinamik Psikoterapi
- Bağımlılık ve Nörobiyoloji
- Bağımlılıkta Psikoterapi Yöntemleri
- Şema Terapi
- Yapay Zeka ve Psikoloji
- Deneyimsel Oyun Terapisi
- Mindfulness Temelli Stres Azaltma
- Aile Terapisi Eğitimi
- Psikolojik İlkyardım
- Travma Sonrası Psikolojik Müdahale
- Ağır Depresyonun Psikodinamiği Psikodinamik Tedavi Süreçleri
- Nöropsikolojik Testler Eğitimi
- Klinik Hipnoz Teknikleri ve Uygulayıcı Eğitimi
- MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri)
- Psiko-Pedagojik Açıdan Çocuk Resim Analizi
- SCL-90 Psikolojik Belirti Tarama Testi
- Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi
- MOXO Dikkat ve Hiperaktivite Testi
- Spor Psikolojisi ve Sporcu Danışmanlığı
- Nöropazarlama ve Tüketici Davranışları Eğitimi
- Örgütsel Davranış Eğitimi
- GoodEnough Harris İnsan Çiz Testi
- Porteus Labirentleri Testi
- Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE)
- Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi
- Gesell Gelişim Testi
- Metropolitan Okul Olgunluk Testi
- Peabody Resim Kelime Tanıma Testi
- Beier Cümle Tamamlama Testi
- Benton Görsel Bellek Testi
- Catell 2A Zekâ Testi
- Catell 3A Zekâ Testi
- Kent E.G.Y.
- Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi
- İşaret Dili Eğitimi
Basın & Haberler
İlgi Alanları
İnsan sosyal bir varlık olmasına rağmen bazen tek başına vakit geçirmekten derin bir endişe duyabilir. Bu endişe hali gündelik yaşamı kısıtlayan bir boyuta ulaştığında otofobi kavramı gündeme gelir. Kişinin kendisiyle baş başa kaldığında hissettiği yoğun güvensizlik ve panik hali, aslında bir güvenlik arayışının dışa vurumudur. Modern dünyada artan yalnızlık temalarına rağmen bu korkuyla baş etmek, doğru yöntemler ve uzman desteğiyle mümkündür.
Zihin bazen olayları olduğundan çok daha kötü görme eğilimine girebilir. Günlük hayatta karşılaşılan ufak aksiliklerin bile zihinsel bir süzgeçten geçerek felaket senaryolarına dönüşmesi, bireyin psikolojik dengesini sarsan bir süreçtir. Katastrofik terimi, kelime anlamı itibarıyla yıkıcı, felaket niteliğinde olan durumları ifade eder. Tıbbi ve psikolojik literatürde ise bu kavram, kişinin yaşadığı bir durumu veya hissettiği bir belirtiyi dünyanın sonuymuş gibi algılamasını tanımlar. Kişi, belirsiz bir durum karşısında en kötü ihtimalin gerçekleşeceğine dair sarsılmaz bir inanç geliştirir. Bu düşünce biçimi sadece bir kuruntu değil, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bilişsel bir çarpıtmadır.
Günlük yaşamda temizlik alışkanlıkları sağlıklı bir yaşamın parçasıdır. Ancak temizlik davranışı yoğun kaygı bozukluğu ile birleştiğinde kişinin sosyal hayatını, iş yaşamını hatta aile ilişkilerini zorlayabilir. Sürekli mikrop bulaşacağı düşüncesiyle hareket etmek, kapı kollarına dokunmaktan kaçınmak ya da el yıkama davranışını kontrol edememek sıradan bir hassasiyet değildir. Bu tablo psikiyatri literatüründe mizofobi olarak adlandırılır. Yoğun hijyen ihtiyacı mikrop temasıyla ilgili abartılı korku ve kaçınma davranışları bir araya geldiğinde yaşam kalitesi belirgin şekilde düşebilir.
Zihnin sürekli aynı düşünceler etrafında dönmesi, küçük bir ihtimali büyüterek felaket senaryolarına sürüklemesi ya da geçmişte yaşanan bir olayı tekrar tekrar analiz etmesi, modern yaşamın sık karşılaşılan ruhsal yüklerinden biridir. Günlük sorunları çözmeye çalışmak sağlıklı bir bilişsel süreçtir; ancak kontrol edilemeyen, durdurulamayan ve kişiyi zihinsel olarak yoran düşünce akışı farklı bir tabloya işaret eder. Klinik literatürde bu tablo overthinking ya da aşırı düşünme olarak tanımlanır. Yoğun iş temposu, belirsizlikler, performans beklentileri ve sosyal baskılar zihinsel yükü artırabilir. Kişi, basit bir konuşmayı saatlerce analiz edebilir ya da henüz gerçekleşmemiş bir olasılığı kesinmiş gibi değerlendirebilir. Uzun vadede uyku kalitesi düşer, dikkat dağılır, karar verme güçleşir. Bu nedenle aşırı düşünmenin yalnızca bir alışkanlık değil, psikolojik destek gerektirebilecek bir durum olduğu unutulmamalıdır.
Gün içinde bedensel bir belirti fark edip bunun ciddi bir hastalığın işareti olabileceğini düşünmek çoğu insanın zaman zaman yaşadığı bir deneyimdir. Ancak bu düşünce sürekli hale geliyor, yapılan tetkiklere rağmen iç huzur sağlanamıyor, kişi zihnini sağlık kaygısından uzaklaştıramıyorsa tablo farklı bir noktaya işaret edebilir. Tıbbi değerlendirmelerde önemli bir sorun saptanmamasına karşın yoğun endişe devam ediyorsa, akla hastalık hastalığı olarak bilinen durum gelir. Ruh sağlığı alanında hipokondriyazis ya da hastalık anksiyetesi bozukluğu adıyla tanımlanan bu durum yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyebilir.
Günlük yaşamda herkes zaman zaman ani kararlar alabilir ya da sonradan pişmanlık duyacağı davranışlar sergileyebilir. Ancak bazı kişilerde bu davranışlar tekrar eden, kontrol edilmesi güç bir hale gelir ve sosyal, akademik ya da mesleki yaşamı belirgin şekilde etkiler. Kişi yaptığı eylemin sonuçlarını bilse de kendini durdurmakta zorlanır. İçsel bir gerilim artışı yaşanır, davranış gerçekleştirildiğinde geçici bir rahatlama hissi ortaya çıkar. Bu tablo psikiyatri alanında dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlanır ve erken fark edilmesi önem taşır.
Günlük yaşam temposu arttıkça zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve bedensel gerginlik daha sık hissedilir hale gelir. Zihin sürekli uyaranlara maruz kaldığında dinlenme ihtiyacı yalnızca uyku ile karşılanamaz. Tam da bu noktada meditasyon, düşünce akışını yavaşlatmayı hedefleyen bir farkındalık pratiği olarak öne çıkar. Düzenli uygulandığında yalnızca zihinsel rahatlama sağlamaz, bedensel denge üzerinde de belirgin etkiler yaratır. Farklı tekniklerle uygulanabilen meditasyon, kişinin ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen esnek bir süreç sunar.
Modern tıpta tamamlayıcı yöntemlere olan ilgi giderek artıyor. Klasik tedavilerin yanında destekleyici yaklaşımlar arayan kişiler alternatif uygulamaları daha yakından incelemeye başladı. Biorezonans bu alanda en sık merak edilen yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Vücudun frekans temelli işleyişini esas alan biorezonans, kişinin mevcut şikayetlerine bütüncül bir bakış sunmayı amaçlar. Uygulama süreci kişisel değerlendirmeler üzerinden planlanır. Tedaviye başlamadan önce yöntemin kapsamını doğru anlamak beklentileri gerçekçi şekilde belirlemek açısından önem taşır.
Yalan söyleme hastalığı olarak bilinen Mitomani, kişinin gerçekte olmayan olayları abartarak, değiştirerek veya tamamen uydurarak ifade etmesi ve bunu sık tekrarlaması ile ortaya çıkan davranış bozukluğudur. Bu kişiler çoğu zaman söylediği yalanlara kendileri de inanabilir. Bu durum ilişkilere, iş yaşamına ve sosyal çevreye zarar verebilir. Mitomani genellikle kontrol edilemeyen ve tekrar eden bir düşünce-davranış modeli olarak görülür. Yalan söyleme hastanın hayranlık toplama, kabul görme veya duygusal ihtiyaçlarını karşılama amacıyla da ortaya çıkabilir.
Mevsim geçişleri doğanın yanında insan psikolojisini de derinden etkileyebilir. Özellikle günlerin kısaldığı, güneş ışığının azaldığı sonbahar ve kış aylarında birçok kişi kendini normalden daha yorgun, isteksiz ve hüzünlü hisseder. Bu durum, halk arasında “kış depresyonu” olarak da bilinen mevsimsel depresyonun bir işareti olabilir. Mevsimsel depresyon, ruh halini doğrudan etkileyen biyolojik ve çevresel değişimlerin bir sonucudur. Güneş ışığı eksikliğiyle birlikte serotonin ve melatonin dengesinin bozulması, kişinin enerji seviyesini, motivasyonunu ve genel yaşam isteğini azaltır.
Sosyal anksiyete (sosyal fobi), modern çağda giderek daha sık dile getirilen ruhsal sorunlardan biridir. İnsanların diğerleri tarafından olumsuz değerlendirileceği, eleştirileceği veya küçük düşürüleceği korkusuyla ortaya çıkan bu durum, günlük yaşamı derinden etkileyebilir. Kimi bireyler yalnızca topluluk önünde konuşurken yoğun kaygı hissederken, kimileri için en basit sosyal etkileşimler bile zorlayıcı hale gelir. Zamanla gelişen kaçınma davranışları, kişinin iş yaşamını, akademik başarısını ve sosyal ilişkilerini sınırlayarak yalnızlığa ve depresyona kadar uzanan bir tabloya yol açabilir.
İş hayatındaki yoğun tempo, akademik baskılar, aile sorumlulukları ve sosyal çevrenin beklentileri bireylerde uzun süreli stres yaratarak fiziksel ve zihinsel çöküntüye yol açabilir. Özellikle çalışan kesimde sık görülse de sadece iş hayatıyla sınırlı kalmaz; öğrenciler, ev hanımları ya da bakım veren kişilerde de gelişebilir. Kişi, zamanla kendini sürekli yorgun, umutsuz, değersiz ve başarısız hisseder. Başlangıçta sadece geçici bir yorgunluk gibi algılansa da, ilerleyen aşamalarda sosyal yaşamdan kopmaya, fiziksel sağlık sorunlarına ve psikolojik rahatsızlıklara yol açar.
İmposter Sendromu, modern çağın en dikkat çekici psikolojik olgularından biridir. Akademik ve mesleki başarılarına rağmen bireyin kendini yetersiz hissetmesi, elde ettiği konumun aslında bir “yanılsama” olduğuna inanması ve bir gün çevresi tarafından sahtekar olarak ifşa edileceği korkusuyla yaşaması bu sendromun temelini oluşturur. İlk kez 1978 yılında psikolog Pauline Clance ve Suzanne Imes tarafından tanımlanan bu durum, özellikle yüksek başarı elde eden bireylerde görülür. Kişi ne kadar başarılı olursa olsun, içsel olarak kendini yetersiz hissetmekten kurtulamaz. Toplumsal baskılar, mükemmeliyetçilik, aile içi dinamikler ve yoğun rekabet ortamı bu sendromun gelişiminde önemli rol oynar. Kadınlar, azınlıklar ve yeni sorumluluklar üstlenen kişilerde daha sık rastlanması da dikkat çekicidir. İmposter sendromu resmi bir psikiyatrik tanı olmasa da, özgüven kaybı, kaygı, tükenmişlik ve depresyon riskini artırarak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler.
Panik atak, aniden ortaya çıkan ve kişide yoğun korku, kaygı ile birlikte birçok fiziksel belirtiye yol açan bir durumdur. Çoğu zaman ortada gerçek bir tehlike yoktur ancak kişi kalp krizi geçirdiğini, nefes alamadığını ya da kontrolünü kaybettiğini düşünerek büyük bir panik yaşar. Kalp çarpıntısı, göğüs sıkışması, terleme, titreme, baş dönmesi ve ölüm korkusu en sık görülen bulgular arasındadır. Ataklar genellikle birkaç dakika içinde şiddetlenir ve 10 - 30 dakika sürer, ancak kişinin yaşadığı yoğun kaygı, atak sonrası da devam edebilir.
Basitçe tanımlamak gerekirse empati; bir başkasının duygularını, düşüncelerini ve durumunu anlama ve hissetme yeteneğidir. Kişinin kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun ne hissettiğini ya da nasıl düşündüğünü anlamaya çalışması da empati kurmak olarak adlandırılır. Ancak bu, sadece bir başkasının duygularını "bilmekten" öte, o duyguları derinden "hissetmek" anlamına gelir. Empati, iletişim kurma biçimini, kararları ve çevreyle olan ilişkileri köklü bir şekilde etkileyen beceridir. Sadece birinin ne hissettiğini anlamakla kalmaz, aynı zamanda bu hisleri dikkate alarak ona uygun bir şekilde tepki vermeyi de içerir. Empati kurmak, bir nevi duygusal bir aynalama işlemidir. Karşınızdakinin hislerini kendi iç dünyanızda yaşatıp ona bu doğrultuda yaklaşmanızı sağlar.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağında en sık karşılaşılan nörogelişimsel bozukluklardan biridir. Çocuğun dikkatini toplamakta, dürtülerini kontrol etmekte ve enerjisini yönetmekte güçlük yaşamasıyla kendini gösteren bu durum, hem akademik başarıyı hem de sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebilir. DEHB yalnızca “hareketlilik” ya da “yaramazlık” olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü altında biyolojik, genetik ve çevresel pek çok faktör bulunur.
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), obsesyonları, kompulsiyonları veya her ikisini birden içeren kronik bir durumdur. Kişileri farklı şekillerde etkiler. Ancak genellikle belirli bir düşünce ve davranış örüntüsüne neden olur. OKB ile yaşayan insanlar, genellikle takıntılar ya da belirli bir davranışı tekrarlamak için aşırı bir istek uyandıran düşünceler yaşarlar. Daha sonra takıntılı düşünceyi hafifletmeye yardımcı olmak için bu dürtüyü harekete geçirirler.
Gaslighting kişiler arasındaki ilişkilerde meydana gelen psikolojik bir manipülasyon türüdür. Bu yöntemde manipülatör mağdurun gerçeklik algısını, anılarını ve olayları sorgulamasına neden olur. Gaslighting'i tanıma ve mücadele etme yöntemleri arasında yaşanan olaylara dair günlük tutma, güvenilir kişilerle iletişimde olma ve profesyonel yardım alma bulunmaktadır. Bu yöntemler kişinin kendi gerçekliğini korumasına ve manipülasyonun etkisini azaltmasına yardımcı olabilir.
Halk arasında saç koparma alışkanlığı olarak bilinen trikotillomani hastalığı, zihinsel bir sağlık sorunudur. Tedavi gerektiren bu sağlık sorunu genellikle ergenlik ve yetişkinlik yılları arasında görülür. Trikotillomani hastalığına sahip olan kişilerin stres, kaygı, endişe gibi durumlarda saçlarını kopardığı bilinir. Bu yüzden kişinin yaşam standartları üzerinde ciddi bir olumsuz etki yaratır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), kişinin yaşamını tehdit eden, derin korku, çaresizlik veya yoğun kaygı uyandıran bir olaydan sonra gelişen ciddi bir ruhsal sağlık sorunudur. Savaş, doğal afet, kazalar, fiziksel saldırılar veya ciddi kayıplar gibi olaylar, kişide derin izler bırakabilir ve bu deneyimler zihinde tekrar tekrar canlanarak günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. TSSB yalnızca olayı yaşayan bireylerde değil, olaya tanık olanlarda da ortaya çıkabilir. Yoğun kabuslar, travmayı yeniden yaşıyormuş gibi hissetme, sürekli tetikte olma hali, uyku ve konsantrasyon bozuklukları bu rahatsızlığın en bilinen belirtileri arasında yer alır. Erken dönemde tanınmadığında kişinin sosyal ilişkilerini, iş hayatını ve ruhsal dengesini bozarak uzun vadeli bir tabloya dönüşebilir. Bu nedenle TSSB, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemle ele alınması gereken bir durumdur.
Odaklanma sorunu, kişinin dikkatini belirli bir işe, düşünceye ya da uyaranlara yeterli süre boyunca verememesi durumudur. Günlük yaşamda yapılan işlerin yarım kalmasına, performans düşüklüğüne ve zihinsel yorgunluğa yol açabilir. Zaman zaman herkesin yaşayabileceği geçici bir durum olabileceği gibi, bazı kişilerde kronik hâle gelerek yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilir. Odaklanma problemi yalnızca zihinsel bir durum değil; fiziksel, psikolojik ve çevresel birçok faktörün etkisiyle ortaya çıkabilen çok yönlü bir sorundur.
Erkeklerde Lohusa Sendromu Bebeğin dünyaya gelmesi ile birlikte başlayan süreçte birçok duygudurum değişikliğinin de mevcut olması gayet doğaldır. Mutluluktan yoğun üzüntüye kadar duygular ani geçişler ile değişkenlik gösterebilir ancak üzüntü ve endişe halinin ilerlemesi veya duyguların artık kişinin yaşamını sürdürmesini engelleyici bir hal alması halinde bu durum postpartum depresyon veya lohusa sendromu olarak isimlendirilir. Lohusa sendromu ile birlikte şikayetler genellikle doğumu takiben ilk birkaç hafta içerisinde çıkar. Bazı bireylerde ise bu süreç doğum sonrası 6 aylık bir zaman dilimine kadar uzayabilir. Sendromun gelişmesi halinde oluşan temel şikayetler duygusal dalgalanmalar, düşünme güçlüğü, karar almada zorlanma veya bebek ile bağ kurmada sorun yaşama gibi durumlar olabilir. Böyle bir durumun sizde mevcut olduğunu düşünmeniz halinde yalnız olmadığınızı bilmeniz ve sağlık kuruluşlarına başvurarak hekimlerden destek almanız oldukça önemlidir. Lohusa sendromu hakkında merak ettiğiniz diğer konular için yazının devamını takip edebilirsiniz.
Narsistik kişilik bozukluğu, insanların mantıksız derecede yüksek bir kendi önem duygusuna sahip olduğu bir ruh sağlığı durumudur. Çok fazla ilgiye ihtiyaç duyarlar ve bunu ararlar. Tüm insanların kendilerine hayran olmasını isterler. Bu bozukluğa sahip kişiler, başkalarının duygularını anlama veya önemseme yeteneğinden yoksun olabilir. Ancak bu aşırı özgüven maskesinin ardında, öz değerlerinden emin değildirler. En ufak bir eleştiriden kolayca rahatsız olurlar.
Çocuklar, dil ve konuşma becerilerini geliştirmek için doğumdan itibaren çevrelerinden sürekli olarak etkilenir. Ancak bazı çocuklar, normal gelişim sürecinden farklı bir yolculuğa çıkar ve konuşma bozukluklarıyla karşı karşıya kalabilir. Konuşma bozukluğu, çocuğun konuşma seslerini doğru bir şekilde üretememesinden dil becerilerini yetersiz kalmasına kadar geniş bir yelpazede kendini gösterir. Bu durum, çocuğun iletişim yeteneklerini ve sosyal etkileşimlerini etkiler. Konuşma bozukluğunun erken tanınması ve müdahale edilmesi çocuğun konuşma ve dil becerilerini geliştirmesi açısından oldukça önemlidir.
Aşırı Kıskançlık Hastalığı Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddet, özellikle de kadına şiddet çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Günlük yaşamın doğal bir parçası olan kaygı, tehdit veya belirsizlik karşısında vücudun verdiği normal bir tepkidir. Ancak bu kaygı hissi, gerçek bir neden olmadan uzun süre devam ediyorsa, kişinin gündelik yaşamını ve ruh halini olumsuz etkiliyorsa, artık bir ruhsal bozukluk halini almış olabilir. İşte bu durumda kaygı bozukluğu (anksiyete) söz konusu olur. Anksiyete, yoğun endişe, huzursuzluk, panik hissi ve kontrol kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren bir zihinsel sağlık sorunudur. Herkes farklı şekillerde kaygı yaşasa da, kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde bu hisler süreklidir ve çoğu zaman nedensizdir. Kişi, sosyal ortamlardan kaçınabilir, konsantre olmakta güçlük çekebilir ve hatta fiziksel belirtilerle (çarpıntı, mide ağrısı, baş dönmesi vb.) karşılaşabilir. Kaygı bozuklukları farklı alt türlerde görülse de, hepsi kişinin yaşam kalitesini düşüren ortak bir temele sahiptir.
Çoğu insan hayatının bir noktasında kendini üzgün veya moralsiz hissedebilir. Bu tür hislerin dönem dönem (örneğin olumsuz bir durum karşısında) ortaya çıkması normal olarak kabul edilir. Majör depresyon geçici bir moral bozukluğundan, kötü bir günden veya geçici üzüntüden daha fazlasını içeren bir ruh sağlığı bozukluğudur. Klinik depresyon olarak da bilinen bu durum günün büyük bölümünde depresif bir ruh hali ve normal aktivitelere ve ilişkilere ilgi kaybıyla kendini gösterir. En az iki hafta bu tür durumların oluşması majör depresyonu işaret ediyor olabilir. Majör depresyon tedavisinde doktor tarafından ilaç kullanımı veya psikoterapi gibi bazı yöntemler önerilebilir.
Öne Çıkan Kanser Yazıları
- Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir? Böbrek Taşı Neden Olur?
- Tam kapalı bel fıtığı ameliyatı (Endoskopik disk cerrahisi)
- Öksürüğe Ne İyi Gelir? Öksürüğü Ne Keser?
- Meme Kanseri Nedir? Meme Kanseri Neden Olur, Belirtileri ve Tedavisi
- Akciğer Kanseri Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi
- Lösemi (Kan Kanseri) Nedir? Lösemi Belirtileri Nelerdir?
- Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir? Evreleri ve Tedavisi
- Kemik Kanseri Nedir? Kemik Kanseri Belirtileri Nelerdir?
- Karaciğer Kanseri: Belirtileri, Teşhis & Tedavi Yöntemleri
- Pankreas Kanseri Nedir? Pankreas Kanseri Belirtileri Nelerdir?