22 Ağustos 2023 Salı
Negatif düşünceyi önlemenin 9 yolu
Günlük yaşamda herkes zaman zaman ani kararlar alabilir ya da sonradan pişmanlık duyacağı davranışlar sergileyebilir. Ancak bazı kişilerde bu davranışlar tekrar eden, kontrol edilmesi güç bir hale gelir ve sosyal, akademik ya da mesleki yaşamı belirgin şekilde etkiler. Kişi yaptığı eylemin sonuçlarını bilse de kendini durdurmakta zorlanır. İçsel bir gerilim artışı yaşanır, davranış gerçekleştirildiğinde geçici bir rahatlama hissi ortaya çıkar. Bu tablo psikiyatri alanında dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlanır ve erken fark edilmesi önem taşır.
Ruh sağlığı literatüründe dürtü kontrol bozukluğu kişinin zarar verici olabileceğini bildiği bir davranışı yineleme eğilimi göstermesi ve bu davranışı engellemekte belirgin güçlük yaşaması şeklinde tanımlanır. Davranış öncesinde yoğun bir içsel baskı hissi oluşur. Eylem sırasında geçici haz ya da rahatlama yaşanır. Ardından suçluluk ya da pişmanlık görülebilir.
Bu tablo yalnızca irade zayıflığı ile açıklanamaz. Beynin ön bölgesinde yer alan karar verme ve kontrol mekanizmalarının işleyişiyle ilişkilidir. Planlama, sonuçları öngörme ve kendini durdurma gibi işlevlerde aksama gözlenebilir. Bu nedenle klinik değerlendirme gerektirir.
Toplumda çoğu zaman yanlış anlaşılır. Yalnızca çocukluk dönemine özgü bir davranış problemi gibi görülmesi doğru değildir. Ergenlerde ve yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Erken tanı, ilerleyen dönemde gelişebilecek sosyal uyum sorunlarını azaltır.
Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Ancak ortak nokta davranış öncesinde artan gerilim ve sonrasında yaşanan geçici rahatlama hissidir. Kişi çoğu zaman yaptığı eylemin uygun olmadığını bilir. Buna rağmen kendini engellemekte zorlanır.
En sık görülen belirtiler şu şekilde sıralanabilir:
Bazı bireylerde riskli davranışlara yönelim artabilir. Dikkat sorunları eşlik edebilir. Aile ilişkilerinde çatışmalar görülebilir. Belirtiler uzun süre devam ediyorsa uzman değerlendirmesi gereklidir.
Psikiyatri sınıflandırmalarında farklı alt tipler tanımlanmıştır. Her biri farklı davranış örüntüleriyle karakterizedir. Ortak özellik kontrol güçlüğüdür.
En bilinen türler arasında şunlar yer alır:
Her alt tipte görülen davranışın içeriği farklıdır. Ancak temel mekanizma benzerdir. Tanı konulurken ayrıntılı klinik görüşme yapılır. Eşlik eden başka psikiyatrik durumların varlığı araştırılır.
Kişinin davranışlarını düzenleme kapasitesi yalnızca irade gücüyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir biyolojik ve psikososyal zemine dayanır. Dürtü kontrol bozukluğu gelişiminde tek bir belirleyici faktör yoktur. Çoğu vakada birden fazla etkenin bir araya gelerek risk oluşturduğu görülür. Beynin karar verme, planlama ve davranışı erteleme işlevlerinden sorumlu bölgelerinde işleyiş farklılıkları saptanmıştır.
Klinik araştırmalar biyolojik süreçlerin önemli rol oynadığını göstermektedir. Özellikle serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin dengesindeki değişimler, davranış kontrolü üzerinde etkili olabilir. Beynin ön korteks bölgesinde işlevsel farklılıklar dürtüleri bastırma kapasitesini azaltabilir.
Nedenler genel olarak şu başlıklar altında incelenir:
Yukarıdaki faktörler tek başına belirleyici değildir. Bir araya geldiklerinde risk artışı gözlenebilir.
Bazı çevresel koşullar ve gelişimsel deneyimler, tabloyu tetikleyebilir ya da şiddetlendirebilir. Özellikle çocukluk döneminde sınırların belirsiz olması, tutarsız ebeveyn tutumları ve yüksek çatışma ortamı, davranış düzenleme becerilerini olumsuz etkileyebilir.
Risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:
Bazı bireylerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi nörogelişimsel tablolar eşlik edebilir. Bu birliktelik klinik görünümü daha karmaşık hale getirir ve tedavi planının dikkatle yapılandırılmasını gerektirir.
Dürtü kontrol güçlüğü gelişiminde hem biyolojik hassasiyet hem çevresel deneyimler etkili olabilir. Bu nedenle kapsamlı bir değerlendirme yapılması, yalnızca belirtileri değil arka plandaki etkenleri de anlamak açısından önem taşır. Erken fark edilen risk unsurları uygun müdahale ile daha sağlıklı bir davranış düzenleme sürecinin desteklenmesine yardımcı olur.
Bozukluğun tanısı klinik görüşme ve ayrıntılı öykü alma süreciyle konur. Laboratuvar testi ya da tek başına belirleyici bir görüntüleme yöntemi bulunmaz. Davranışın süresi, sıklığı ve yaşam üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Uzman, belirtilerin başka bir ruhsal durumla ilişkili olup olmadığını araştırır. Depresyon, anksiyete ya da dikkat sorunları eşlik edebilir. Aileden alınan bilgiler tanı sürecine katkı sağlar.
Çocuklarda okul gözlemleri önemlidir. Öğretmen geri bildirimleri davranış örüntüsünü anlamada yardımcı olur. Tanı koyarken kapsamlı değerlendirme esastır.
Tedavi planı bireysel olarak oluşturulur. En sık başvurulan yöntem psikoterapidir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, düşünce ve davranış ilişkisini düzenlemeyi hedefler.
Tedavi seçenekleri şu başlıklar altında toplanabilir:
İlaç tedavisi her birey için gerekli değildir. Karar, uzman değerlendirmesiyle verilir. Tedavi sürecinde aile desteği önemlidir. Düzenli takip belirtilerin kontrol altına alınmasına katkı sağlar.
Çocuklarda görülen davranışlar çoğu zaman yanlış yorumlanabilir. Sadece disiplin eksikliği olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Öncelikle davranışın altında yatan nedeni anlamak gerekir.
Ebeveynler için bazı temel öneriler şunlardır:
Ceza odaklı yaklaşım çoğu zaman etkili değildir. Çocuğun duygu düzenleme becerilerini geliştirmesi hedeflenmelidir. Uzman desteği almak süreci kolaylaştırır.
Hayır. Dürtü kontrol bozukluğu nöropsikiyatrik bir durumdur. Kişinin bilinçli olarak kötü niyetle davrandığı anlamına gelmez. Beynin kontrol mekanizmalarındaki işleyiş farklılıkları rol oynar. Uygun tedavi ile belirtiler yönetilebilir.
Bazı hafif tablolar zaman içinde azalabilir. Ancak çoğu durumda profesyonel destek gerekir. Erken müdahale, ileride gelişebilecek sosyal sorunların önüne geçer. Uzun süreli belirtiler için değerlendirme önemlidir.
Evet. Depresyon, anksiyete ya da dikkat sorunları eşlik edebilir. Bu nedenle kapsamlı ruh sağlığı değerlendirmesi yapılır. Birden fazla durumun birlikte ele alınması tedavi başarısını artırır. Erken fark edilen belirtiler, yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlar.
Son güncellenme tarihi: 27 Şubat 2026
Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2026
Psikoloji
Uzm. Psk. Jülide Unutmaz
Psikoloji
Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.