Kuduz Hastalığı: Belirtileri, Nedenleri, Aşısı ve Tedavisi

Kuduz hastalığı, dünyanın her yerinde görülebilen ve tedavi edilmemesi halinde ölüme sebebiyet verebilen ciddi bir hastalıktır. Özellikle insanlar da dahil olmak üzere memeli hayvanları etkileyen kuduz hastalığı sık görülür. Araştırmalarda dünya üzerinde on çocuktan dördünün ölüm nedeninin kuduz virüsü olduğu tespit edilmiştir. Kuduz hastalığına yönelik bilincin artması ve şüpheli durumlarda tıbbi müdahalelere başvurulması kuduza bağlı gelişen ölüm oranını azaltacaktır. Özellikle, 1970’li yıllardan itibaren kuduz hastalığı görülme sıklığı azalsa da, kuduz virüsü günümüzde hala ciddi vakalara neden olabilir. Özellikle, kuduz virüsü hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan Güney Afrika ve Asya gibi bölgelerde kuduz görülme oranı günümüzde de hala yüksektir. Dünya genelinde kuduza bağlı gelişen ölümlerin %95’i Güney Afrika ve Asya’da gerçekleşir. Gelişmiş şehirlerde yaşayan kişiler için de kuduz virüsü tehdit oluşturabilir. Bundan dolayı hastalık ile ilgili detaylı bilgiye sahip olunması önem taşır.

Kuduz Hastalığı Nedir?

Kuduz hastalığı, hayvanlardan insanlara geçebilen zoonotik bir hastalıktır. Viral bir hastalık olan kuduz, memeli hayvanların sinir sistemlerini etkileyerek ölüme neden olabilir. Enfekte olan bir hayvanın ısırığı ile bulaşan kuduz virüsü, birkaç hafta içerisinde belirti gösterebildiği gibi birkaç ay içerisinde de semptomlara neden olabilir. Bu durum kuduz virüsü kapma riski olması halinde kişilerin derhal bir sağlık kuruluşan başvurmasını gerektirir. Erken teşhis ile tedavi edilebilen bir hastalık olup tedavinin gecikmesi halinde ise ölümcüldür.

Kuduz virüsü bir RNA virüsüdür ve vücutta iki farklı şekilde yayılabilir. Vücuda alındıktan sonra periferik sinir sistemine girerek beyne doğru ilerleyebilir. Periferik sinir sistemi, bir diğer adıyla çevresel sinir sistemi organlar ve uzuvlar ile beyin arasındaki iletişimi sağlar. Kuduz virüsünün periferik sinir sistemine girmesi ile belirtiler, daha hızlı şekilde açığa çıkabilir. Diğer bir ilerleme yöntemi ise konakçının güvenli olan kas dokusu üzerinde çoğalması ve ardından yayılması şeklindedir. Kas doku üzerinde yayılan virüs, kaslardan sinir iletimi sağlayan nöromüsküler kavşaklar başka bir deyişle sinir-kas kavşakları ile beyne ulaşır. Sinir sistemine girmeyi başaran virüs beyinde akut inflamasyona yani iltihaba neden olur. İnflamasyonun oluşması ardından kısa süre içerisinde koma ve ardından ölüm gerçekleşir.

Kuduz hastalığı iki tipte görülür. Öfkeli veya ensefalitik kuduz olarak adlandırılan birinci tip, insanlarda görülen kuduz vakalarının %80’ini oluşturur. Bu tür kuduzlarda kişilerde hiperaktivite veya hidrofobi gibi semptomlar açığa çıkar. Paralitik bir diğer adıyla aptal kuduz tipinde ise kişilerde felç oluşumu görülür.

Kuduz Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Kuduz hastalığı ile ilgili merak edilen sorulardan biri “kuduz hastalığı nasıl bulaşır?” sorusudur. Halk arasında özellikle sokak hayvanlarından bulaşma endişesi duyulan kuduz hastalığı, genellikle enfekte olan köpeğin ısırığı veya çiziği ile bulaşır. Dünya üzerindeki kuduz vakalarının %99’u enfekte köpeklerin ısırığı nedeniyle görülür. Genellikle, sokak köpekleri tarafından ısırılma veya çizilme vakalarının sonucunda görülür. Köpeklerin düzenli olarak aşılanması ile kuduz virüsü taşıma risklerinin önüne geçilebilir. Ancak aşılı olmayan köpeklerin kuduz virüsü bulaştırma riski yükselir. Köpeklerin yanı sıra; yarasa, rakun, çakal, kokarca ve tilki gibi hayvanların ısırığı ile de kuduz bulaşabilir. Memeli kemirgenlerde de nadir de olsa kuduz virüsü bulunabilir.

Kuduz Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kuduz hastalığı, virüsün konakçıya bulunduğu evreye göre farklı belirtiler açığa çıkarır. Beş farklı aşamada gelişen hastalığın evrelerinin ilerlemesi ile ciddiyeti artan semptomlar gözlemlenir. Bu aşamalar şunlardır:

  1. Kuluçka dönemi: Kuluçka dönemi, semptom gözlemlenmeyen bir aşamadır. Virüsün vücuda giriş şekli ve viral partikül sayısına bağlı olarak 1 hafta ila 1 yıl arasında gelişebilen bir süreçtir. Isırığın beyin ile arasındaki mesafeye bağlı olarak kuluçka süresinin değiştiği bilinir. Semptomların açığa çıkması ile birlikte kuduz hastalığının ölüm riskinin arttığı gerçeğinin bilinmesi önemlidir.
  2. Prodromal dönem: Prodromal dönemde hastada grip belirtilerine benzer şikâyetler gözlemlenir. Bu evrede 38 derece üstü ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve öksürük, mide bulantısı, kusma, yorgunluk, ısırılan bölgede rahatsızlık hissi ve anksiyete belirtileri görülür.
  3. Akut nörolojik dönem: Virüsün beyin yapısını ve sinirleri etkilemeye başladığı dönemdir. Kişilerde çeşitli nörolojik semptomlar gelişmeye başlar. Bu semptomlar arasında; saldırganlık, kısmi felç, kontrolsüz kas seğirmesi, boyun kaslarında sertleşme, ağızda köpürme, nefes almada zorluk, kasılmalar, fotofobi (ışık korkusu), halüsinasyonlar, uykusuzluk, sürekli kabus görme ve kalıcı ereksiyon yer alır.
  4. Koma evresi: Nörolojik dönemin ardından kişiler komaya girer. Koma aşaması genellikle üç gün kadar sürmekte olup bu evre ardından hastanın ölümü gerçekleşir. Koma evresinde hasta tedaviye yanıt veremez.

Kuduz hastalığının halk arasında bilinen belirtileri arasında ise su korkusu yer alır. Bu yayılmış düşüncenin temelinde hastalıkla gelişen hidrofobi yer alır. Hastanın boğazında gelişen semptomlarla beraber hastalarda yutma güçlüğü gerçekleşir. Yutkunma esnasında hissedilen yoğun spazm kişilerin yutkunma eylemine karşı rahatsızlık hissetmesine neden olur. Su, yutkunma çağrışımı yapması ile kişilerde endişe uyandırır. Bu durum ise kuduz hastalarının suya karşı korku beslediği fikrini açığa çıkarır.

Kuduz Hastalığı Tedavisi

Sahipsiz veya kuduz aşısı olmayan, şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma, çizilme veya hayvanın açık yarayı yalaması halinde bir sağlık kuruluşuna danışılması kuduz hastalığından korunmak için alınması gereken en büyük önlemdir. Kuduz hastalığı tedavisinde doğru ve erken teşhis hayat kurtarıcı niteliktedir.

Kuduz hastalığına yakalanmak için enfekte bir hayvan tarafından ısırılmak, çizilmek veya kişinin açık yarasının hayvan tarafından yalanması gerekir. Hayvanın kuduz olduğundan emin olunmaması halinde hasta doktoru tarafından çeşitli testlere tabi tutulur. Antikor değerlerini görmek üzere çeşitli laboratuvar testleri uygulanır. Ancak kuluçka döneminde kan değerlerinde değişim gözlemlenmeyebilir. Cilt biyopsisi yapılarak da kuduz teşhisi konulabilir. Ancak bu uygulama da kesin sonuç vermeyebilir. Kişilerin kuduz virüsü aldığına dair teşhis konulması sırasında veya kişilerin semptom göstermeye başlaması halinde tedavi için geç kalınmış olabilir. Bundan dolayı şüpheli bir olay ardından profilaktik tedaviye başlanması önerilir.

Kuduz Aşısı Ne Zaman Yapılmalı?

Kuduz hastalığına yakalanma riski bulunan kişilerde “kuduz aşısı ne zaman yapılmalı?” sorusu gündeme gelir. Kuduz aşısı, ısırılmanın hemen ardından uygulanmaya başlayan ve düzenli uygulama gerektiren bir tedavidir. Aşı ile hastanın kuduz virüsüne karşı antikor geliştirmesi hedeflenir. İnaktive edilmiş kuduz virüsünün enjekte edilmesi ile uygulanan tedavi, kişinin kuduz hastalığına yakalanmasına neden olmaz. Üst kola uygulanan aşı ile kişi, antikor üreterek olası bir kuduz hastalığına karşı korunmuş olur. Bir kişi kuduz virüsüne karşı korunmak için aşı yaptırmak istiyorsa 28 gün içerisinde 3 doz olacak şekilde aşı uygulanır. Virüse maruziyet veya maruziyet riski bulunması halinde ise 4 doz kuduz aşısı uygulanır.

Şüpheli bir duruma maruziyet ardından kişilerin kendilerince alacağı önlemler de hayat kurtarıcı olabilir. Isırılma ardından bölgenin 15 dakika içerisinde sabunlu su veya cilt dezenfeksiyonu için kullanılan bir antiseptik olan povidon iyot ile yıkanması önerilir. Yıkama ardından en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kuduz olduğundan emin olunan bir hayvanın ısırması ardından kuduz İmmunglobulini (RIG) yaraya uygulanır. Bu sayede yarada enfeksiyon oluşumunun da önüne geçilebilir.

Kuduz hastalığına bağlı semptom göstermeye başlayan kişilerde tedaviye yanıt verme oranı düşüktür. Bu tür durumlarda doktorlar hastanın semptomlarını hafifletmeye yönelik tedavi uygulayarak hastanın rahat etmesini sağlarlar. Prodromal dönem ile birlikte hastalar solunum cihazına ihtiyaç duyabilir.

Sağlık Merkezi
Anadolu Sağlık Merkezi

Enfeksiyon Hastalıkları

Enfeksiyon Hastalıkları

Bölüm Doktorları

Tıbbi Birimi İncele
Gebze

Enfeksiyon Hastalıkları

Doç. Dr. Elif Hakko Sakaoğlu

Gebze

Enfeksiyon Hastalıkları

Doç. Dr. Elif Hakko Sakaoğlu

Tümünü göster

Önerilen Sağlık Yazıları

Domuz gribi mi oldunuz? Panik yapmayın, hızlı hareket edin.

Domuz gribi mi oldunuz? Panik yapmayın, hızlı hareket edin.

Domuz gribi (H1N1 İnfluenza A) Belirtileri ve Tedavisinde İlk 48 Saatin Önemi

Domuz gribi (H1N1 İnfluenza A) Belirtileri ve Tedavisinde İlk 48 Saatin Önemi

Grip ve COVID-19 arasındaki fark ne?

Grip ve COVID-19 arasındaki fark ne?

Coronavirus (Koronavirus) Belirtileri Nelerdir?

Coronavirus (Koronavirus) Belirtileri Nelerdir?

Hepatit B Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Hepatit B Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

HIV (AIDS): Nedir, Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

HIV (AIDS): Nedir, Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

HPV (İnsan Papilloma Virüsü) Nedir, Belirtileri Nelerdir ve HPV Aşısı Neden Önemlidir?

HPV (İnsan Papilloma Virüsü) Nedir, Belirtileri Nelerdir ve HPV Aşısı Neden Önemlidir?

Kolera : Nedir, Belirtileri, Bulaşıcılığı ve Tedavisi

Kolera : Nedir, Belirtileri, Bulaşıcılığı ve Tedavisi

Maymun Çiçeği Virüsü Hakkında Her Şey

Maymun Çiçeği Virüsü Hakkında Her Şey

Strep A Enfeksiyonu Nedir?

Strep A Enfeksiyonu Nedir?

Tetanoz: Nedir, Belirtileri, Tedavisi ve Tetanoz Aşısı

Tetanoz: Nedir, Belirtileri, Tedavisi ve Tetanoz Aşısı

Deniz ve Havuzda Bulaşabilecek Hastalıklardan Nasıl Korunmalı?

Deniz ve Havuzda Bulaşabilecek Hastalıklardan Nasıl Korunmalı?

Eris Varyantı Nedir, Belirtileri, Bulaşıcılığı ve Tedavisi

Eris Varyantı Nedir, Belirtileri, Bulaşıcılığı ve Tedavisi

Salmonella Nedir?

Salmonella Nedir?

X Hastalığı (X Virüsü) Nedir?

X Hastalığı (X Virüsü) Nedir?

Tümünü göster