Hemen Arayın

Ketojenik Diyet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

okuyabilirsiniz.

Günümüzde besinlerin tarladan sofraya kadar gelen üretim süreçlerinde hormon kullanımı, koruyucu katkı maddeleri eklenmesi, besinlerin işlenmesi gibi doğal olmayan müdahaleler sonucu insanların beslenme düzenleri ve şekilleri bozulmuş, sağlıksız hale gelmiştir. Bunun sonucunda toplumda artmış obezite ve buna bağlı olarak diyabet, kanser, kalp-damar hastalıkları gibi çeşitli sağlık problemlerinde de artış gözlemlenir. Hal böyle olunca akıllara doğru beslenme şeklinin nasıl olması gerektiğine dair yanıtlanmayı bekleyen birçok soru gelir. Diyetlere baktığımızda ise oldukça farklı diyet türleriyle karşılaşırız. Bu diyet türlerinden birisi de son dönemde oldukça popüler olan ketojenik beslenme. Epilepsi, alzheimer gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde uygulanan ketojenik beslenme; son yıllarda kilo vermek için de sıkça sorulmaya ve uygulanmaya başladı. Peki ketojenik beslenme nedir?

Ketojenik Diyet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik diyet, makro besin öğeleri olan karbonhidrat, protein ve yağların standart beslenme şeklinden farklı düzenlenmiş halidir. Ülkemizde yayınlanan beslenme rehberlerinde, sağlıklı bireyler için makro besin öğesi dağılımının karbonhidrat için %50-60, protein için %12-15, yağ için ise %30 şeklinde olması gerektiği önerilir. Ketojenik diyette ise karbonhidrat alımı sınırlandırılırken protein alımı rehber önerisine göre bir miktar arttırılır (%25'i geçmemeli) ve geri kalan enerji açığı yağlar ile tamamlanır. Karbonhidrat alımı sınırlandırıldığı için beynin ana enerji kaynağı olan glikoz vücutta yetersiz kalır ve beyine enerji sağlamak için karaciğerde keton cisimleri denen maddeler üretilmeye başlanır. Böylelikle vücut, ketojenik diyetin amacı olan ketosis evresine girmiş olur.

 Vücudun ketosise girdiğini anlamak için belirli yollar vardır. Bunlar şu şekildedir;

  • Vücutta artmış keton cisimleri idrar yoluyla atıldığı için idrara çıkma artar.
  • İdrar çıkışı arttığı için sıvı kaybı da artar ve buna bağlı ağız kuruluğu gelişir.
  • Keton cismi olan aseton arttığı için nefeste aseton kokusu oluşur.
  • Vücutta enerji artışı hissedilir.

Ayrıca idrardaki keton cismi seviyesini ölçen keton şeritleri ile de vücudun ketosiste olup olmadığına dair fikir sahibi olmak mümkün.

Ketojenik Diyet Çeşitleri

Ketojenik diyette yağların diğer besin öğelerine oranı uygulayacak olan kişiye göre farklı şekillerde ayarlanabilir. Oranlar genellikle 5/1, 4/1, 3/1, 2/1, 1/1 şeklindedir. Pay kısmı yağları, payda kısmı ise karbonhidrat ve proteinlerin toplamını ifade eder. Diyetteki yağ oranı arttıkça uygulanabilirliği ve sürdürebilirliği azalır. Diyetin yağ oranı kişinin sağlık durumu, kan değerleri, sahip olduğu hastalıklara göre diyetisyen ve doktorun uygun gördüğü şekilde ayarlanmalıdır. Ketojenik diyetin yol açabileceği sağlık sorunları sebebiyle bazı kişilerin uygulaması sakıncalı olabilir ve mutlaka bir sağlık profesyoneli gözetiminde uygulanmalıdır.

Ketojenik Diyetin Riskleri Nelerdir?

Beslenme rehberlerinin önerdiği beslenme şeklinden oldukça farklı olan ketojenik diyetin uzun süre uygulanmasının sağlık üzerine olumsuz etkileri olabilir. Bu etkilerin çalışmalarla kanıtlanmış olanları şu şekildedir;

- Ketojenik diyette yağ oranı oldukça yüksek olduğu için kan lipit profili olumsuz etkilenir. Besinlerle alınan yağ miktarı, özellikle doymuş yağ, artışına bağlı olarak kan kolesterol, trigliserit ve apolipoprotein seviyeleri artar. Bu değerlerin artması kalp-damar hastalıkları için yüksek risk oluşturur.

- Ketojenik diyet, genellikle vücudun ihtiyacı olan enerjiden daha düşük enerji içerir. Uzun süre boyunca düşük enerji alınması sonucu vücut buna adapte olur ve metabolizma hızı yavaşlar. Diyet sonlandırılıp kişi normal beslenme düzenine geçtiğinde ise metabolizma yavaş olduğu için tekrar kilo alınması yaşanır.

- Karbonhidratlarda ciddi kısıtlama yapıldığı için kolon sağlığı için elzem olan lif alımı da düşmüş olur. Bunun sonucunda kabızlık gibi basit problemlerden, kolon kanseri gibi ciddi problemlere kadar birçok hastalık görülebilir. Ayrıca lif; bağırsakta kolesterole bağlanarak kolesterolün vücuda emilimini önler, atılmasını sağlar, böylelikle kan kolesterol düzeyi üzerinde olumlu etki gösterir. Lif alımının azalması kolesterol düzeyini olumsuz etkiler.

- Vücuttaki ana enerji kaynağı karbonhidratlardır. Ketojenik diyette vücuttaki karbonhidrat miktarı düştüğü için enerji elde etmek için karaciğerde karbonhidrat dışı kaynaklar kullanılır. Karbonhidrat dışı kaynakların kullanımı karaciğer için oldukça yorucu bir işlemdir. Bu yüzden özellikle karaciğer hastalığı olan kişiler için ketojenik beslenme sakıncalıdır.

- Vücutta, karbonhidrat dışı kaynaklar enerji olarak kullanılabilirken kan-beyin bariyerini yalnızca glikoz geçebilir yani karbonhidrat dışı kaynaklar beyinde enerji olarak kullanılamaz. Buna bağlı olarak bilişsel bozukluklar görülebilir.

Ketojenik Beslenme Nasıl Kilo Vermeye Yardımcı Olur?

Kilo vermenin altın kuralı harcanan enerjinin alınan enerjiden daha düşük olması yani enerji açığı oluşturulmasıdır. Ketojenik diyetler; vücudun ihtiyacı olan enerjiden daha azını içerir, böylelikle enerji açığı oluşur. Ayrıca yağların midede kalma süresi karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazladır. Midede kalma süresinin uzun olması sindirilmesinin daha uzun sürmesi anlamına gelir. Sindirilme süresi uzun olduğu için kan şekerini karbonhidratlara göre daha yavaş yükseltir ve tokluk süresini artırır. Bunların sonucunda ketojenik diyet uygulayanlarda kilo kaybı görülür.

Ketojenik Beslenmenin Sağlığa Faydaları

Ketojenik beslenmenin kesin olarak faydasının olduğu bilinen tek hastalık epilepsidir. Semptomları ilaçla kontrol altına alınamayan hastalarda doktor ve diyetisyen kontrolünde ketojenik diyet uygulanmasının hastalığın seyrini iyileştirdiği görülmüştür. Otizm, alzheimer gibi hastalıklar üzerine etkisi üzerine de uzun zamandır çalışılmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre kan şekerinin daha yavaş artmasını sağladığı için diyabet komplikasyonlarını azalttığı, kilo kaybına olan etkisi ile de obezite tedavisinde kullanılabileceği söylenmektedir. Kan kolesterol düzeylerinde artışa sebep olsa dahi kalp-damar hastalıklarına sebep olmayacağı ve hatta kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu gösterilen çalışmalar vardır. Tüm bu çalışmalara rağmen epilepsi hastalarına olan olumlu etkisi dışındaki sağlık etkileri kesin olarak kanıtlanmamıştır, daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Ketojenik Diyet Menüsü Nasıl Olmalı?

Ketojenik diyetin menüsünde hayvansal besinlerde genellikle sınırlama yapılmaz ancak özellikle karbonhidrat kaynağı olan bitkisel besinlerde sınırlama yapılır. Diyet menüsünde protein kaynakları yanında yağ içeriği yüksek soslarla lezzetlendirilmiş salatalar tüketilir. Beslenmedeki karbonhidratı azaltıp yağı artırmak için tüketilebilecek besinler ve sınırlandırmalar aşağıdaki gibi olmalıdır.

 Ketojenik diyette serbest olan besinler;

- Et ürünleri: Dana, koyun, kuzu, tavuk, hindi, balık etlerinin tamamı, yumurta.

- Yağ oranı yüksek süt ürünleri: Krema, kaymak, kaşar peyniri, tam yağlı sert peynirler (Peynirin sertlik oranı arttıkça içindeki karbonhidrat oranı azalır), tereyağı.

- Yeşil yapraklı sebzeler: Pazı, ıspanak, roka, lahana, tere vs.

- Toprak üstü sebzeler: Karnabahar, brokoli.

- Yağlı tohumlar: Badem, kaju, ceviz, fındık, ay çekirdeği vs.

- Glisemik indeksi düşük olan böğürtlengiller: Yaban mersini, karadut, frambuaz, böğürtlen.

- Yağ oranı oldukça yüksek olduğu için avokado.

- Yağlar: Zeytinyağı, susam yağı, çörek otu yağı, hindistan cevizi yağı (doymuş yağ oranı yüksek olduğu için yüksek miktarda kullanılmamalı).

- Tatlandırıcılar: Stevia gibi karbonhidrat oranı düşük tatlandırıcılar.

 Ketojenik diyette yasak olan besinler;

- Tahıl ürünleri: Buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, pirinç.

- Basit şeker içeren ürünler: Bal, pekmez, akçaağaç şurubu, agave, şeker içeren paketli ürünler.

- Meyveler: Karbonhidrat içeriği yüksek olduğu için serbest olarak belirtilen dışındaki tüm meyveler ve meyve suları.

- Kök sebzeler: Patates, tatlı patates.

- Baklagiller: Nohut, kuru fasulye, mercimek vs.

Ketojenik Diyette Sıkça Sorulan Sorular

1) Ketojenik ne demek?

Ketojenik; keton yapan, keton oluşturan anlamına gelmektedir.

2) Ketojenik diyet nasıl yapılır?

Ketojenik diyet, diyetisyen veya doktorun önerileri doğrultusunda karbonhidratın kısıtlanıp yağ oranının artırılmasıyla yapılır.

3) Ketojenik beslenme nedir, nasıl yapılır?

Ketojenik beslenme, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeren bir beslenme çeşididir. Beslenme planından karbonhidratların çıkarılması ve yağ kaynaklarının artırılması ile yapılır.

4) Ketojenik diyet ne demek?

Ketojenik diyet, vücutta karbonhidratı azaltarak bunun sonucunda keton oluşmasını sağlayan bir diyet çeşididir.

5) Ketojenik diyette ne yenir?

Ketojenik diyette; tüm hayvan etleri, yüksek yağlı süt ürünleri, sert peynirler, yumurta, yeşil yapraklı veya toprak üstü sebzeler, yağlı tohumlar, avokado, böğürtlengiller, tatlandırıcılar ve zeytinyağı, çörek otu yağı gibi yağlar yenebilir.

 

Paylaş WhatsApp
Randevu Al
Uzm. Dyt. Tuba Örnek
Doktorun Biyografisini Gör

Dyt. Tuba Örnek, 1980 yılında Sakarya’da doğdu. Üniversite öğrenimini 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde tamamladı. Daha sonra Kocaeli Üniversitesi’nde iki yıl diyetisyen olarak Nutrisyon Ekibi’nde çalışmalar yürütürken klinik ve poliklinik deneyimleri de oldu. Özel Kocaeli Akademi Hastanesi’nde yaklaşık dört yıl poliklinik ağırlıklı deneyiminden sonra 2011 yılında İstanbul’a yerleşerek Bayındır ve Medistate olmak üzere iki özel hastanede çalıştı. Evli ve bir oğlu olan Dyt. Örnek, 2016’dan bu yana Anadolu Sağlık Merkezi’nde Tamamlayıcı Tıp Merkezi Koordinatörlüğü görevinin yanı sıra Beslenme ve Diyet Bölümü’nde diyetisyen olarak da görevini sürdürüyor. 


Randevu almak artık daha da kolay!

Apple Store ve Google Play Store’dan indireceğiniz Anadolu Sağlık Online Servisler uygulamasıyla işlemlerinizi çok daha hızlı yapabileceksiniz.

Uygulamamızı şimdi indirirseniz anında dilediğiniz doktordan online randevu alabilir, test ve görüntüleme sonuçlarınıza kolayca ulaşabilir ve geçmiş doktor ziyaretlerinizi görüntüleyebilirsiniz.

app store
google play

Öncelikle Anadolu Sağlık Merkezi olarak birinci önceliğimizin hasta/hasta yakınlarımızın ve çalışanlarımızın sağlığı olduğunu belirtmek isteriz. Bu doğrultuda, dünyadan sonra Türkiye’de de Coronavirus (COVID–19) vakası görülmesinin ardından hastalarımızı ve refakatçilerimizi korumak ve güvenliklerini en üst seviyede tutmak amacıyla hastane yönetiminin aldığı önlemler çerçevesinde hasta ziyaretlerine bir süreliğine izin verilmeyeceğini paylaşmak isteriz.

Hastanemizde yatan hastalarımıza yalnızca bir refakatçinin eşlik etmesini önemle rica ederiz.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.