21 Ağustos 2023 Pazartesi
Uyku Laboratuvarı
İçindekiler
Beyindeki anormal elektriksel aktiviteler nedeniyle tekrarlayan nöbetlere neden olan epilepsi kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Beyindeki sinir hücreleri normalde belirli bir düzen içinde elektriksel sinyaller üretirken epilepsi hastalarında bu düzen bozulur. Ani, kontrolsüz sinirsel boşalmalar meydana gelir. Bu durum hastada farklı şiddetlerde nöbetlere yol açabilir. Bilinç kaybı, kas kasılmaları, istemsiz hareketler gibi belirtiler gösterebilir.
Beyindeki sinir hücrelerinin anormal elektriksel aktivitesi sonucu gelişen epilepsi, tekrarlayan nöbetlerle karakterize edilen bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Beyin, milyonlarca sinir hücresinin elektrik sinyalleriyle iletişim kurduğu karmaşık bir yapıdır. Epilepsi hastalarında bu elektriksel sinyaller aniden düzensizleşir. Kontrolsüz sinirsel boşalmalar meydana gelir. Bu durum bilinç kaybı, istemsiz kas kasılmaları, duyu bozuklukları veya ani hareket değişiklikleri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Epilepsi, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir hastalıktır. Her yaş grubunda görülebilir. Bazen genetik yatkınlık, bazen de doğumsal beyin anomalileri, travmatik beyin hasarı, enfeksiyonlar veya felç gibi durumlar epilepsiye yol açabilir. Nöbetlerin süresi ve şiddeti hastadan hastaya değişebilir. bazı hastalar hafif bir bilinç bulanıklığı yaşarken bazıları şiddetli kasılmalar ve bilinç kaybı ile kendini gösteren büyük nöbetler geçirebilir. Epilepsi hastalarının yaşam kalitesini artırmak için düzenli takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır.
Epilepsi nöbetleri, beyindeki elektriksel aktivitenin etkilediği bölgeye ve nöbetin nasıl gerçekleştiğine bağlı olarak farklı türlere ayrılır. Nöbetlerin tipi, hastanın belirtilerini ve tedavi sürecini belirlemede önemli bir faktördür. Epilepsi genel olarak parsiyel (fokal) ve jeneralize nöbetler olarak iki ana kategoriye ayrılır. Fokal nöbetler beynin belirli bir bölgesinden kaynaklanır ve bilinç kaybı olup olmamasına göre sınıflandırılır. Jeneralize nöbetler ise beynin her iki yarım küresini birden etkileyerek daha yaygın semptomlarla kendini gösterir. Epilepsi türleri şu şekilde sınıflandırılabilir:
Beyindeki elektriksel aktivitenin anormal şekilde artması sonucu ortaya çıkar. Bunun nedeni genellikle sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan elektrik sinyallerinin kontrolsüz hale gelmesidir. Genetik yatkınlık, doğum sırasında oksijen eksikliği, kafa travmaları, beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit), inme, tümörler ve metabolik hastalıklar epilepsiye yol açabilen başlıca faktörlerdir. Bazı durumlarda epilepsinin kesin nedeni bilinemez. Bebeklik döneminde gelişen beyin hasarları ve ileri yaşlarda görülen nörolojik hastalıklar (Alzheimer gibi) da epilepsiye sebep olabilir. Epilepsi çevresel ve genetik faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda travma veya enfeksiyon sonrası gecikmeli olarak gelişebilir.
Hastalığın türüne ve nöbetin beynin hangi bölgesinde başladığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bazı hastalarda belirtiler kısa süreli bilinç kaybı ve dalgınlık şeklinde hafif seyreder. Bazı vakalarda şiddetli kas kasılmaları, istemsiz hareketler, bilinç kaybı ve ani düşmeler görülebilir. Epilepsi nöbetleri, hastanın farkında olmadan yaptığı istemsiz hareketler veya duyusal değişikliklerle kendini gösterebilir. Nöbet sırasında hasta bilincini kaybedebilir. Gözleri sabit bir noktaya dikilebilir veya kaslarında kontrolsüz kasılmalar meydana gelebilir. Bazı hastalar nöbet öncesinde baş dönmesi, mide bulantısı veya tuhaf kokular algılama gibi belirtiler hissedebilir. Epilepsi belirtileri aşağıda listelenmiştir:
Doktor hastanın nöbetlerinin sıklığını, süresini, tetikleyici faktörleri ve nöbet sırasında yaşanan belirtileri analiz eder. Elektroensefalografi (EEG), epilepsi teşhisinde en yaygın kullanılan testtir. Beyindeki anormal elektriksel aktiviteleri tespit eder. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) taramaları, beyinde tümör, yapısal bozukluk veya kanama gibi epilepsiye neden olabilecek durumları belirlemek için kullanılır. Kan testleri, enfeksiyon veya metabolik bozuklukların epilepsi ile ilişkili olup olmadığını anlamak için yapılabilir. Bazı durumlarda hastanın nöbet geçirdiği anı kaydetmek amacıyla uzun süreli EEG monitörizasyonu uygulanabilir. Kesin epilepsi teşhisi için hasta öyküsü, fiziksel muayene ve nörolojik görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.
Tedavinin temel amacı nöbetleri kontrol altına almak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. İlk olarak nöbetlerin sıklığı ve şiddeti azaltılmaya çalışılır. Çoğu hasta uygun ilaç tedavisi ile nöbetlerini kontrol altına alabilir. İlaç tedavisinden yeterli yanıt alınamayan vakalarda cerrahi yöntemler değerlendirilebilir. Epilepsi cerrahisi, beynin nöbetlere neden olan bölgesinin çıkarılmasını veya sinir iletimini düzenleyen işlemleri içerir. Alternatif tedavi yöntemleri arasında vagus sinir stimülasyonu (VNS), ketojenik diyet ve derin beyin stimülasyonu (DBS) gibi teknikler yer alır.
Ailesinde epilepsi hastalığı olanlarda genetik yatkınlık nedeniyle epilepsi gelişme riski daha yüksektir. Doğum sırasında beyin oksijen eksikliği yaşayan bebeklerde beyin gelişiminde anormallik görülebilir. Bu durum ilerleyen yıllarda epilepsiye yol açabilir. Kafa travmaları, beyin tümörleri, felç ve sinir sistemini etkileyen enfeksiyonlar (menenjit, ensefalit) da epilepsiye neden olabilecek ciddi faktörler arasındadır. Bazı metabolik hastalıklar, uyku bozuklukları ve yüksek ateş gibi faktörler de nöbet geçirme riskini artırabilir. Erken çocukluk döneminde ateşli nöbet geçiren bazı çocuklarda ilerleyen yaşlarda epilepsi gelişme riski artabilir.
Nöbet geçiren bir kişiye müdahale ederken soğukkanlı ve bilinçli davranmak çok önemlidir. Panik yapmak yerine hastanın güvenliğini sağlamak ve nöbetin doğal sürecini tamamlamasına yardımcı olmak gereklidir. Çoğu nöbet kısa süre içinde kendiliğinden sona erer ve hasta bilincini tekrar kazanır. Ancak hastanın kendine zarar vermesini önlemek, başını veya vücudunu koruyarak çevresindeki tehlikeli objelerden uzaklaştırmak gerekir. Nöbet sırasında hastayı sarsmaya veya tutmaya çalışmak doğru değildir. Çünkü bu durum nöbeti daha da şiddetlendirebilir. Hasta bilinçsizse nöbet sonrasında rahat nefes almasını sağlamak için yan yatırılmalı ve nöbetin süresi takip edilmelidir. Eğer nöbet 5 dakikadan uzun sürerse, art arda tekrarlarsa veya hasta nefes almakta zorlanıyorsa acil tıbbi yardım gerekir.
6 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Nöroloji
Birimin Tüm İlgi Alanları
Nöroloji
Prof. Dr. Nihal Işık
Nöroloji
Prof. Dr. Yaşar Kütükçü
Nöroloji
Doç. Dr. Şehnaz Albayrak
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.