20 Eylül 2023 Çarşamba
Fazla kafein ve stres titreme sebebi
Felç, ani gelişen ve yaşamı tehdit edebilen ciddi bir nörolojik durumdur. Beyne giden kan akışının azalması veya tamamen kesilmesi sonucu ortaya çıkan bu tablo, beynin ilgili bölgesinde hasara yol açarak vücudun bir kısmında hareket, konuşma veya duyusal kayıplara neden olabilir. Halk arasında sıkça inme olarak adlandırılan felç, erken müdahale edilmediğinde kalıcı sakatlıklar ve hayati riskler doğurabilir. Günümüzde tıbbi tedavi ve nöro-rehabilitasyon alanındaki gelişmeler sayesinde felç sonrası iyileşme şansı artmış olsa da, erken tanı ve doğru müdahale hâlâ en kritik faktörler arasında yer almaktadır.
Felç, beyne giden kan akımının ani şekilde azalması veya tamamen kesilmesi sonucunda beyin dokusunun zarar görmesiyle ortaya çıkan ciddi bir nörolojik durumdur. Tıpta sıklıkla inme olarak adlandırılan bu tablo, beynin ilgili bölgesinde görev kaybına yol açar ve vücudun bir tarafında güçsüzlük, konuşma bozukluğu veya bilinç değişiklikleri gibi belirtilerle kendini gösterir. Felç aniden gelişebilir ve acil müdahale gerektirir. Erken tanı ve hızlı tedavi, kalıcı hasarın önlenmesi açısından hayati önem taşır.
Günlük kullanımda felç ve inme kavramları çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Ancak tıbbi açıdan bakıldığında inme, beyin damarlarında meydana gelen olayın adıdır; felç ise bu olayın sonucunda ortaya çıkan hareket veya duyu kaybını ifade eder. Yani inme, neden; felç ise sonuçtur. Her inme felçle sonuçlanmayabilir, ancak felçlerin büyük bir kısmı inme sonrası gelişir. Bu ayrım, hastalığın doğru anlaşılması ve tedavi planının belirlenmesi açısından önemlidir.
Sinirsel felç, merkezi veya periferik sinir sisteminde meydana gelen hasar sonucu kasların hareket ettirilememesi veya duyuların kaybolması durumudur. Bu tablo yalnızca inme ile değil; beyin, omurilik veya sinir hasarına yol açan travmalar, tümörler, enfeksiyonlar ve bazı nörolojik hastalıklar sonucunda da gelişebilir. Sinirsel felçte hasarın yeri ve yaygınlığı, belirtilerin şiddetini doğrudan etkiler. Bazı vakalarda geçici olabilirken, bazı durumlarda kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir.
Felç, etkilenen vücut bölgesine ve hasarın yaygınlığına göre farklı şekillerde sınıflandırılır. Bu sınıflama, hastanın tedavi ve rehabilitasyon sürecini planlamada yol göstericidir.
Felç çeşitleri genel olarak şöyle görülebilir:
İnme, oluşum mekanizmasına göre iki ana gruba ayrılır. Bu ayrım, acil tedavi yaklaşımını belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
İnme türleri şu şekildedir:
İskemik inme en sık görülen türdür. Hemorajik inme ise daha nadir ancak genellikle daha ağır seyirlidir.
Felç, çoğunlukla beyne giden kan akışının bozulması sonucu ortaya çıkar. Bu bozulma ya bir damarın tıkanmasıyla ya da damar duvarının yırtılarak kanama oluşturmasıyla gerçekleşir. Beyin hücreleri oksijen ve besin maddelerine son derece duyarlı olduğu için, kan akışındaki birkaç dakikalık kesinti bile kalıcı hasara yol açabilir. Felç gelişiminde hem genetik yatkınlık hem de yaşam tarzı faktörleri önemli rol oynar. Özellikle kontrolsüz kronik hastalıklar, inme riskini belirgin şekilde artırır.
Felce yol açabilen başlıca nedenler şöyle sıralanabilir:
Bazı enfeksiyonlar sinir sistemini etkileyerek felç tablosuna yol açabilir. En bilinen örnek çocuk felci (poliomyelit)tir. Polio virüsü, omurilikteki motor sinir hücrelerini etkileyerek kaslarda kalıcı güçsüzlük ve felce neden olabilir. Günümüzde aşılama sayesinde çocuk felci büyük ölçüde kontrol altına alınmış olsa da, aşısız bireylerde hâlâ risk oluşturabilir. Bunun dışında menenjit, ensefalit gibi merkezi sinir sistemi enfeksiyonları da felç benzeri nörolojik tablolara yol açabilir.
Felç belirtileri genellikle ani başlangıçlıdır. Beynin etkilenen bölgesine göre değişiklik gösterir. Çoğu zaman vücudun tek tarafında ortaya çıkan belirtiler dikkat çeker. Bu belirtiler dakikalar içinde ilerleyebilir ve hızla kötüleşebilir. Bu nedenle erken fark edilmesi ve acil müdahale edilmesi hayati önem taşır.
Felçte sık görülen belirtiler şöyle olur:
Kısmi felç, vücudun tamamını değil yalnızca belirli bir bölgesini etkileyen felç türüdür. Bu durum bazen hafif belirtilerle başlayabilir ve geç fark edilebilir. Ancak kısmi felç de ciddi bir nörolojik hasarın göstergesi olabilir. Özellikle el, kol, yüz veya bacakta sınırlı güç kaybı ile kendini gösterebilir.
Kısmi felçte görülebilecek belirtiler şöyle sıralanabilir:
Felcin erken belirtilerini tanımak, kalıcı hasarın önlenmesinde kritik rol oynar. Bu amaçla kullanılan FAST testi, felç belirtilerini hızlıca fark etmeye yardımcı olur. Yüzde asimetri, kolda güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden acil yardım çağrılmalıdır. Unutulmamalıdır ki felçte “zaman beyin demektir” ve her geçen dakika beyin hücreleri zarar görür.
Felç şüphesi olan bir kişide zamanla yarış söz konusudur. İlk saatlerde yapılacak doğru müdahaleler, beyin hasarının boyutunu ve kalıcı sakatlık riskini önemli ölçüde azaltabilir. Bu nedenle belirtiler fark edilir edilmez acil yardım çağrılmalıdır; hastanın kendi imkânlarıyla hastaneye götürülmesi zaman kaybına yol açabilir.
Felç anında yapılması gerekenler şöyledir:
Felç tanısı, klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla konur. Acil serviste ilk olarak nörolojik muayene yapılır ve hastanın bilinç durumu, kas gücü, konuşma ve refleksleri değerlendirilir. Ardından inmenin türünü ayırt etmek için görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Tanıda kullanılan başlıca yöntemler aşağıda listelenmiştir:
Felç tedavisi, inmenin türüne ve hastanın genel durumuna göre planlanır. İskemik inme durumunda, uygun hastalarda pıhtıyı eritici ilaçlar (trombolitik tedavi) veya mekanik pıhtı çıkarma işlemleri uygulanabilir. Hemorajik inmede ise kanamanın kontrol altına alınması ve beyin basıncının düşürülmesi hedeflenir.
Felç tedavisinin temel amaçları şu şekildedir:
Felç sonrası kol ve bacakta oluşan güç kaybının iyileşmesi, erken ve düzenli rehabilitasyon ile mümkündür. Beyin, hasarlı bölgelerin görevlerini kısmen başka alanlara devredebilme kapasitesine sahiptir. Buna nöroplastisite denir. Fizik tedavi ve egzersizler bu süreci destekler.
İyileşme sürecinde uygulanan yöntemler şöyle olur:
Felç sonrası iyileşme her hastada farklıdır ve birçok faktöre bağlıdır. En önemli belirleyicilerden biri ilk müdahalenin ne kadar hızlı yapıldığıdır. Ayrıca hastanın yaşı, inmenin şiddeti, etkilenen beyin bölgesi ve rehabilitasyona uyumu da sonucu doğrudan etkiler.
İyileşmeyi etkileyen başlıca faktörler şöyle sıralanabilir:
İnmenin büyük bir kısmı önlenebilir risk faktörleri ile ilişkilidir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleri, inme riskini önemli ölçüde azaltabilir.
Risk azaltmak için dikkat edilmesi gerekenler şu şekildedir:
Felç genellikle ani başlayan belirtilerle ortaya çıkar. Yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu ve ani görme kaybı en sık görülen erken bulgulardır. Belirtiler dakikalar içinde gelişebilir ve hızla ilerleyebilir. Bu nedenle ilk belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden acil müdahale gereklidir.
Felcin tamamen geçip geçmemesi; inmenin türüne, şiddetine ve tedaviye ne kadar erken başlandığına bağlıdır. Hafif ve erken müdahale edilen vakalarda önemli ölçüde iyileşme sağlanabilir. Ancak bazı hastalarda kalıcı hareket veya konuşma bozuklukları görülebilir. Düzenli rehabilitasyon iyileşme şansını artırır.
Felç, beynin belirli bir bölgesinin hasar görmesi sonucu vücudun bir kısmında hareket ve/veya duyu kaybı oluşması anlamına gelir. En sık nedeni inmedir. Felç geçici olabileceği gibi kalıcı da olabilir. Etkilenen bölgeye göre belirtiler değişiklik gösterir.
Geçici iskemik atak (TIA), inme belirtilerinin ortaya çıkmasına rağmen 24 saatten kısa sürede tamamen düzelmesi durumudur. Kalıcı hasar bırakmaz ancak ciddi bir uyarı işaretidir. TIA geçiren kişilerde ilerleyen dönemde gerçek inme riski oldukça yüksektir. Bu nedenle mutlaka değerlendirilmelidir.
İnme, beyinde meydana gelen damar kaynaklı olaydır; felç ise bu olayın sonucunda ortaya çıkan hareket veya duyu kaybıdır. Her inme felçle sonuçlanmayabilir, ancak felçlerin büyük kısmı inme sonrası gelişir. Tıbbi olarak inme neden, felç sonuçtur.
Yüz felci, yüz kaslarını kontrol eden sinirin etkilenmesi sonucu ortaya çıkar. Yüzün bir tarafında sarkma, göz kapatamama ve ağız köşesinde düşme ile kendini gösterir. Ani gelişen yüz felci, inme belirtisi olabileceği için acil değerlendirilmelidir.
Felç şüphesinde öncelikle acil servise başvurulmalıdır. Tanı ve tedavi süreci genellikle Nöroloji bölümü tarafından yürütülür. Rehabilitasyon aşamasında ise Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanları devreye girer.
Son güncellenme tarihi: 20 Şubat 2026
Yayınlanma tarihi: 20 Şubat 2026
Nöroloji
Prof. Dr. Nihal Işık
Nöroloji
Prof. Dr. Yaşar Kütükçü
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.