20 Eylül 2023 Çarşamba
“Genetik kanser” mi, “kalıtsal kanser” mi?
İçindekiler
Kanser, hücrelerin büyümesini ve çoğalmasını kontrol eden mekanizmaların bozulması sonucunda gelişen karmaşık bir hastalık grubudur. Bu süreçte genetik değişiklikler önemli bir rol oynar. Ancak her genetik değişiklik kalıtsal değildir. Kanserlerin büyük bölümü yaşam boyunca hücrelerde meydana gelen değişimlerle ortaya çıkarken, daha küçük bir kısmı aile bireylerinden aktarılan gen mutasyonlarıyla ilişkilidir. Günümüzde gelişen moleküler tanı yöntemleri sayesinde kanser ve genetik ilişkisi daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebilmekte, kalıtsal risk taşıyan bireyler erken dönemde belirlenebilmektedir. Ailede kanser öyküsünün bulunması birçok kişide endişeye neden olabilir. Bununla birlikte aile bireylerinde kanser görülmesi, her zaman kalıtsal bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde kalıtsal gen değişikliği taşıyan herkesin yaşamı boyunca kanser geliştireceği de söylenemez. Risk değerlendirmesi; aile öyküsü, kişisel sağlık geçmişi, klinik bulgular, genetik danışmanlık ile laboratuvar incelemelerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Böylece kişiye uygun takip planı oluşturulabilir, gerekli görülen taramalar zamanında planlanabilir.
Güvenilir sağlık bilgileri için anadolusaglik.org'u tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Kanser ve genetik ilişkisi, hücrelerin normal işleyişini düzenleyen genlerde meydana gelen değişikliklerin kanser gelişimine nasıl katkı sağladığını ifade eder. Genler, hücrelerin büyümesini, bölünmesini, hasar gören DNA'nın onarılmasını ve gerektiğinde hücre ölümünü düzenleyen talimatları taşır. Bu mekanizmalarda meydana gelen değişiklikler hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına zemin hazırlayabilir.
Genetik değişikliklerin tamamı kalıtsal değildir. Kanserlerin büyük bölümü yaşam boyunca çevresel etkenler, yaşlanma süreci veya hücre bölünmeleri sırasında oluşan değişikliklerle ilişkilidir. Daha küçük bir bölümü ise anne veya babadan aktarılan kalıtsal mutasyonlardan kaynaklanabilir.
Risk ile hastalık kavramlarının birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır. Kalıtsal gen değişikliği bulunan bir birey yaşamı boyunca kanser geliştirmeyebilir. Aynı şekilde ailesinde kanser öyküsü bulunmayan kişilerde de farklı mekanizmalar nedeniyle kanser ortaya çıkabilir.
Değerlendirme sürecinde aşağıdaki bilgiler birlikte incelenir:
Elde edilen tüm bilgiler birlikte değerlendirilerek kişiye uygun takip planı oluşturulur. Bu nedenle yalnızca tek bir bulguya bakılarak kalıtsal kanser tanımlaması yapılmaz.
Genler, hücrelerin ne zaman büyüyeceğini, bölüneceğini, görevini tamamladıktan sonra nasıl ortadan kalkacağını belirleyen genetik bilgileri taşır. Sağlıklı hücrelerde çalışan bu mekanizmalar, vücudun normal işleyişinin korunmasına yardımcı olur. Bazı genlerde meydana gelen değişiklikler ise hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden olabilir. Genler kanser gelişimini nasıl etkiler? sorusunun yanıtı da bu biyolojik süreçte saklıdır.
Kanser gelişiminde rol oynayan genetik değişiklikler kalıtsal olabileceği gibi yaşam boyunca sonradan da ortaya çıkabilir. Hücre bölünmesi sırasında meydana gelen doğal değişiklikler, DNA hasarı veya farklı biyolojik süreçler sonucunda oluşan mutasyonlar bazı hücrelerin normal kontrol mekanizmalarından uzaklaşmasına neden olabilir. Bununla birlikte tek bir gen değişikliği çoğu zaman kanser oluşumu için yeterli değildir. Genellikle zaman içerisinde birden fazla genetik değişikliğin bir araya gelmesi gerekir.
Kanser gelişiminde görev alan genler genel olarak şu gruplarda değerlendirilir:
Bu genlerde meydana gelen değişikliklerin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aynı gen mutasyonunu taşıyan iki bireyde bile farklı sağlık sonuçları görülebilir. Bu nedenle yalnızca genetik analiz sonucuna bakılarak hastalığın nasıl ilerleyeceğini öngörmek mümkün değildir.
Günümüzde moleküler genetik alanındaki gelişmeler sayesinde kanser oluşumunda etkili olabilecek birçok gen tanımlanmıştır. Buna rağmen genetik değişikliklerin nasıl sonuçlanacağı; yaş, biyolojik özellikler, aile öyküsü ile farklı klinik faktörler birlikte değerlendirilerek yorumlanmalıdır.
Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri tüm kanserlerin kalıtsal olduğu düşüncesidir. Oysa her kanser genetik midir? sorusunun yanıtı hayırdır. Kanserlerin tamamı genetik değişiklikler sonucunda gelişse de bu değişikliklerin önemli bir bölümü yaşam boyunca hücrelerde sonradan ortaya çıkar. Kalıtsal olarak aileden aktarılan mutasyonlar ise daha sınırlı sayıdaki kanser vakasında rol oynar.
Kalıtsal kanserlerde belirli gen mutasyonları anne veya babadan çocuklara aktarılabilir. Bu bireylerde bazı kanser türlerinin görülme olasılığı toplum ortalamasına göre daha yüksek olabilir. Ancak kalıtsal mutasyon bulunması mutlaka hastalık gelişeceği anlamına gelmez.
Kanserler genel olarak şu şekilde değerlendirilebilir:
Ailede kanser öyküsünün bulunmaması kalıtsal risk olmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde ailede birden fazla kanser görülmesi de tek başına kalıtsal sendrom varlığını göstermez. Ayrıntılı değerlendirme yapılmadan kesin yorum yapılması doğru değildir.
Kalıtsal kanser sendromları, belirli gen mutasyonlarının nesiller boyunca aktarılması sonucunda ortaya çıkabilen hastalık gruplarını ifade eder. Her kanser türü kalıtsal değildir. Bununla birlikte bazı kanserlerde genetik yatkınlığın daha belirgin olduğu bilinmektedir. Bu nedenle aile öyküsü bulunan kişilerde ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Kalıtsal kanser sendromları farklı organları etkileyebilir. Hangi kanser türünün gelişebileceği, taşınan gen değişikliğine göre değişebilir. Risk düzeyi ise her bireyde aynı değildir.
Genetik yatkınlıkla ilişkilendirilebilen kanserlerden bazıları şunlardır:
Tüm bu kanser türlerinden birinin görülmesi mutlaka kalıtsal sendrom bulunduğunu göstermez. Değerlendirme sırasında tanı yaşı, aile bireylerinde benzer hastalıkların bulunması, birden fazla primer kanser öyküsü ile genetik analiz sonuçları birlikte incelenir.
Kalıtsal kanser sendromlarının erken dönemde belirlenmesi, kişiye uygun takip programlarının oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Gerektiğinde aile bireyleri için de genetik danışmanlık planlanabilir. Bu süreç tamamen uzman değerlendirmesi doğrultusunda yürütülmelidir.
Genetik mutasyonlar, günümüzde gelişmiş moleküler tanı yöntemleri sayesinde laboratuvar ortamında analiz edilebilmektedir. Bu değerlendirmede en sık kullanılan yöntemlerden biri kan örneği üzerinden gerçekleştirilen genetik testlerdir. Bazı özel durumlarda tükürük veya farklı biyolojik örnekler de kullanılabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği, kişinin sağlık öyküsü ile genetik değerlendirme sonucunda belirlenir.
Genetik test kararı verilmeden önce ayrıntılı bir değerlendirme yapılır. Aile bireylerinde görülen hastalıklar, kanser tanısı alan kişilerin yaşları, kanser türleri ile kişinin mevcut sağlık durumu birlikte incelenir. Ardından uygun görülen analiz yöntemi seçilir. Böylece gereksiz testlerin önüne geçilir, daha hedefe yönelik bir inceleme planlanabilir.
Genetik değerlendirme süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:
Günümüzde tek bir geni inceleyen testlerin yanında aynı anda birçok geni değerlendirebilen çoklu gen panel analizleri de kullanılmaktadır. Böylece kalıtsal kanser sendromlarıyla ilişkili farklı genler birlikte incelenebilir. Ancak her birey için aynı test uygun olmayabilir. Analiz kapsamı tamamen kişisel değerlendirme doğrultusunda belirlenir.
Genetik test sonucunda mutasyon saptanması tek başına kanser tanısı anlamına gelmez. Benzer şekilde herhangi bir mutasyon tespit edilmemesi de yaşam boyunca kanser gelişmeyeceğini göstermez. Sonuçlar mutlaka kişinin klinik bulguları ile birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle genetik testlerin uzman kontrolünde planlanması ve yorumlanması büyük önem taşır.
Aile öyküsü, kanser ve genetik ilişkisi değerlendirilirken dikkate alınan en önemli bilgilerden biridir. Aynı ailede birden fazla kişide benzer kanser türlerinin görülmesi, genç yaşta tanı konulması veya nesiller boyunca tekrar eden belirli kanserler kalıtsal yatkınlık olasılığını düşündürebilir. Buna rağmen aile öyküsü tek başına kesin bir değerlendirme yapılmasını sağlamaz.
Bazı ailelerde kanser vakalarının sık görülmesi tamamen tesadüfi olabilir. Bazı ailelerde ise ortak yaşam koşulları veya benzer çevresel faktörler etkili olabilir. Bunun yanında kalıtsal gen mutasyonları da belirli ailelerde kanser riskini artırabilir. Bu nedenle aile öyküsü, diğer klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.
Risk değerlendirmesi sırasında aşağıdaki bilgiler ayrıntılı olarak sorgulanır:
Aile öyküsünün bulunması mutlaka kalıtsal kanser sendromu olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde ailede kanser öyküsü olmaması da genetik risk bulunmadığını göstermez. Bazı genetik değişiklikler ailede ilk kez ortaya çıkabilir veya önceki nesillerde fark edilmemiş olabilir.
Genetik danışmanlık, kalıtsal hastalık riski bulunan ya da genetik test yaptırmayı düşünen bireylere sunulan değerlendirme sürecidir. Amaç yalnızca test istemek değildir. Testlerin neden gerekli olabileceği, sonuçların ne anlama geleceği, olası takip seçenekleri ile aile bireylerinin değerlendirilmesi gibi konular ayrıntılı şekilde ele alınır.
Her bireyin genetik danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyması beklenmez. Ancak bazı kişilerde ayrıntılı değerlendirme yapılması yararlı olabilir. Özellikle aile öyküsünün dikkat çekici olduğu durumlarda uzman görüşü alınması risk yönetiminin önemli bir parçasıdır.
Genetik danışmanlık önerilebilecek kişiler arasında şunlar yer alabilir:
Danışmanlık sürecinde test yaptırmanın sağlayabileceği bilgiler ayrıntılı şekilde açıklanır. Aynı zamanda testlerin sınırları da paylaşılır. Böylece kişi bilinçli şekilde karar verebilir.
1 dk
Bu metni yararlı buldunuz mu?
Onkoloji Merkezi
Medikal Teknolojiler
İleri teknoloji cihaz ve yazılım kullanılarak prostatta kanser şüphesi olan odakları saptayan ve bu odaklardan milimetrik hassasiyetle biyopsi yapılmasını sağlayan bir yöntemdir.
Onkoloji Merkezi
Birimin Tüm İlgi Alanları
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Altan Kır
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Ayşen Yücel
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Banu Atalar
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Bülent Karagöz
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Hüseyin Baloğlu
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. İlker Tinay
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Kenan Keklikçi
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Kezban Berberoğlu
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Necdet Üskent
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Önder Öngürü
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Savaş Kansoy
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Şeref Kömürcü
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Yeşim Yıldırım
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Zafer Küçükodacı
Onkoloji Merkezi
Prof. Dr. Zafer Gülbaş
Onkoloji Merkezi
Doç. Dr. Ahmet Murat Dökdök
Onkoloji Merkezi
Doç. Dr. Eda Tanrıkulu Şimşek
Onkoloji Merkezi
Doç. Dr. Özgür Sarıca
Onkoloji Merkezi
Op. Dr. Emin Murat Şirin
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Adnan Aras
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Ceren Barlas
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Fatma Zeynep Güngören
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Kutlay Karaman
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Oktay Karadeniz
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. SeyedBaresh Razavıkhosroshahı
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Sinan Karaaslan
Onkoloji Merkezi
Uzm. Dr. Süleyman Tutar
Öne Çıkan Kanser Yazıları
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kimlik, iletişim, sağlık ve pazarlama bilgilerimin, ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından yürütülecek pazarlama faaliyetlerinin planlanması ve tıbbi ihtiyaçlarıma ve alışkanlıklarıma göre özelleştirilmesi ile bana özel kampanyalar oluşturulması amacıyla işlenmesini kabul ediyorum.
Ticari Elektronik İleti: ASM Anadolu Sağlık Merkezi A.Ş. tarafından kimlik ve iletişim bilgilerimin, tercih ettiğim iletişim kanalı üzerinden bana reklam, promosyon, kampanya ve benzeri ticari elektronik iletilerin gönderilmesi amacıyla işlenmesi ve bununla sınırlı olarak hizmet alınan tedarikçilerle paylaşılmasını kabul ediyorum.